İçeriğe atla
Mire Hukuk

Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 1974/10, K. 1974/12, T. 25.04.1974

Sonuç: Ret

Künye

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Karar türü
Norm denetimi
Esas numarası
1974/10
Karar numarası
1974/12
Karar tarihi
25.04.1974
Resmî Gazete
21.06.1974 tarihli ve 14922 sayılı

Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı:1974/10 Karar Sayısı:1974/12 Karar günü:25/4/1974 Resmi Gazete tarih/sayı:21.6.1974/1974/14922 İtiraz yoluna başvuran : Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesi.

İtirazın konusu : 17/2/1926 günlü, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 443. maddesinin ikinci fıkrasını Anayasa'nın 10., 11., 12., ve 36. maddelerine aykırı gören mahkeme Anayasanın değişik 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

I-

OLAY :

Mirasçılığın saptanması için açılarak Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/127 sayısını alan davanın 4/4/1974 günlü ilk duruşmasında nüfus memurluğundan gelen yazıyı inceleyen ve tanıkları dinleyen mahkeme mirasçılar arasında baba yönünden nesebi sahih olmayan bir çocuk bulunduğu ve Türk Kanunu Medenisinin "Sahih olmayan nesepte miras" kenar başlığını taşıyan 443. maddesinin ikinci fıkrasının davada uygulanması gerektiği sonucuna varmış ve bu kuralı Anayasanın 10., 11., 12., 36. maddelerine aykırı görerek Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasına ve davanın geri bırakılmasına karar vermiştir.

II-

İTİRAZ KONUSU YASA KURALI :

17/2/1926 günlü, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırılığı ileri sürülen 443. maddesi-Üçüncü Tertip, Düstur, Cilt 7, sayfa 311 deki metne göre- şöyledir :

"Madde

443- Nesebi sahih olmayan hısımlar, ana tarafından nesebi sahih hısımlar gibi mirasçılık hakkını haizdir. Bunların baba cihetinden mirasçı olabilmeleri;

babalarının kendilerini tanımış veya babalıklarına hüküm sudur etmiş bulunmasına mütevakkıftır.

Baba tarafından nesebi sahih olmayan bir çocuk yahut füruu babasının nesebi sahih fürularıyla içtima ederse; nesebi sahih bir çocuğa veya ferilerine isabet eden hissenin yarısını alırlar."

III-

İNCELEME :

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 25/4/1974 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında rapor, Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesinin 4/4/1974 günlü, 1974/127 sayılı yazısına bağlı olarak gelen aynı gün ve sayılı gerekçeli karar ile dava dilekçesi, Kuyucak Nüfus Memurluğunun 4/3/1974 günlü yazısı ve duruşma tutanağı örnekleri, işin kapsamına giren kanun kuralları ve konuyu ilgilendiren öteki metinler okunduktan sonra önce mahkemenin itiraz yoluna başvurmaya yetkili bulunup bulunmadığı üzerinde durulmuştur.

Anayasanın değişik 151. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri kurallarına göre bir mahkemenin herhangi bir kanun kuralını, Anayasaya uygunluk denetiminden geçirilmesi için Anayasa Mahkemesine getirebilme yetkisini kazanması, elinde görmekte olduğu bir davanın bulunmasından başka ayrıca Anayasa Mahkemesine getirdiği kanun kuralını o davada uygulama durumunda olmasına bağlıdır.

Kuyucak

Sulh Hukuk Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir davanın bulunduğunda kuşku yoktur. Bu davanın niteliği yukarıda "Olay" bölümünde açıklanmıştır.

Mahkemenin itiraz konusu yasa kuralını bu davada uygulama durumunda bulunup bulunmadığı aşağıda tartışılacaktır.

İtiraz yoluna başvuran mahkemenin saptadığı duruma göre miras bırakanın ölümü ile geriye eşi, eşinden 1926 - 1943 yılları arasında doğma beş çocuğu ve ayrıca 1935 yılında bir başka kadından doğmuş bir çocuğu kalmıştır. Mahkeme, başka kadından doğma çocuğun nüfus kütüğüne geçirilişi biçimini ve dayanaklarını araştırmaksızın Türk Kanunu Medenisinin 443. maddesinin ikinci fıkrasının davada uygulanması gerektiği ve bu kuralın da Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varmıştır.

Başka kadından doğma çocuğun nüfus kütüğüne miras bırakanın oğlu olarak geçirilmesi biçiminin ve dayanaklarının itiraz konusu 443. maddenin ikinci fıkrasının mahkemenin davada uygulayacağı kural olup olmadığını ortaya koyma bakımından önemi ve etkisi açıktır. 443. maddenin birinci fıkrasına göre nesebi sahih olmayan çocuğun baba yönünden mirasçı olabilmesi başka bir deyimle aynı maddenin ikinci fıkrasının davada uygulanabilmesi için babanın çocuğu tanımış veya babalığına hükmedilmiş olması zorunludur. Kanunî Medeninin 292. maddesi evli erkek ve kadınların zinasından doğan çocuğun tanınmasını yasaklamakta;

310. maddenin ikinci fıkrası ise cinsî münasebet zamanında evli olan davalının babalığına hükmedilemiyeceği kuralını getirmektedir. Miras bırakanın çocuğu tanımasına veya babalığına hükmedilmesine yasal olanak bulunmayınca 443. maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması da düşünülemez. Burada ancak babanın yasağa rağmen çocuğu tanımış ve ilgililerce Kanunu Maddenin 294. maddesi uyarınca yasal süresi içinde tanımaya itiraz edilmemiş olması olasılığı akla gelebilir ve ancak böyle bir durum gerçekleşirse 443. maddenin ikinci fıkrasının davada uygulanması söz konusu olabilir.

Öte yandan konu, 8/5/1945 gününde yürürlüğe giren 30/4/1945 günlü, 4727 sayılı (Tescil edilmeyen birleşmelerle bunlardan doğan çocukların tesciline ve gizli kalmış nüfus vakalarının cezasız olarak kaydına dair Kanun) kapsamına da girebilir görünmektedir. Bu yasa uyarınca evli bir erkekle evli olmayan bir kadının birleşip karı koca halinde yaşamalarından doğmuş çocukların Kanunun 5 .ve 9. maddelerindeki koşullara uyulup nesebi sahih olarak tescil edilmeleri olanağı vardır. Aynı konuda çıkan kanunların sonuncusu 8/4/1965 gününde yürürlüğe girip 7. maddesine göre bu günden başlayarak beş yıl sonra yürürlükten kalkacak olan ve kapsadığı dönemi 4/10/1926 gününe dek götüren 29/3/1965 günlü, 554 sayılı Yasadır. Bu çeşit kanunların açtığı yoldan yararlanılarak usulünce bir işlem veya hüküm tesis edilmişse çocuk nesebi sahih olarak nüfus kütüğüne geçeceği için mahkeme genelde itiraz konusu kuralı uygulama durumunda olamayacaktır.

Yukarıdan beri ayrıntılarıyla açıklandığı üzere mahkemenin bakmakta olduğu davada itiraz konusu kuralı uygulama durumunda bulunduğu açıkça anlaşılamamaktadır. İtiraz Anayasanın değişik 151. maddesine uygun değildir; reddedilmesi gerekir.

IV-

SONUÇ:

Mahkemenin bakmakta olduğu davada itiraz konusu kuralı uygulama durumunda bulunduğu açıkça anlaşılamadığından Anayasanın değişik 151. maddesine uymayan itirazın reddine 25/4/1974 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Muhittin

Taylan

Başkanvekili

Avni

Givda

Üye

Kemal

Berkem

Üye

Şahap

Arıç

Üye

İhsan

Ecemiş

Üye

Ahmet

Akar

Üye

Halit

Zarbun

Üye

Abdullah

Üner

Üye

Kâni

Vrana

Üye

Ahmet

Koçak

Üye

Muhittin

Gürün

Üye

Lütfi

Ömerbaş

Üye

Şevket

Müftügil

Üye

Nihat

O. Akçakayalıoğlu

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.