Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 1975/184, K. 1975/199, T. 21.10.1975
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 1975/184
- Karar numarası
- 1975/199
- Karar tarihi
- 21.10.1975
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
26.7.1972 günlü, 1617 sayılı “Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanunu”nun 6. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 7. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 1975/184 Karar Sayısı : 1975/199 Karar Günü : 21.10.1975
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME:Gebze Sulh Hukuk Hâkimliği.
İTİRAZIN KONUSU:26.7.1972 günlü, 1617 sayılı “Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanunu”nun 6. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 7. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemidir.
Müşterek mülkiyet konusu bir tarlanın taraflar arasında, anlaşmak suretiyle bölüşülmesi olanağı bulunamadığından, sahiplerinden bir kısmının diğerlerine karşı açtıkları ortaklığın giderilmesi (İzalei şuyû) davasını görmekte olan Mahkeme, 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanununun 6/1-4. ve 7/1. maddelerini Anayasaya aykırı bularak, iptalleri için, Anayasanın değişik
151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurmaya karar vermiştir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkemece, 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanununun 6/1-4. ve 7/1. maddelerinin, Anayasanın 36. ve
52. maddelerine öz yönünden aykırı oldukları ileri sürülmüştür.
1- İtiraz konusu Yasa kuralları:
26.7.1972 günlü, 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanunun 6. maddesinin itiraz konusu birinci ve dördüncü fıkraları şöyledir:
“Madde 6- Kanunî mirascılık sebebiyle yapılan intikaller hariç olmak üzere, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, tarım arazisine ilişkin olarak, büyüklüğü otuz dönümü aşan müstakil parçaların devir ve temliki ve tarım reformunun uygulanması bakımından geçersiz sayılır. Ancak, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra arazi satın alacak olan kişiler veya kanunî mirasçıları, arazinin bulunduğu bölgede toprak ve tarım reformunun uygulanmasına başlandığında söz konusu araziyi Toprak ve Tarım Reformu Kanununda tespit edilecek esaslara göre işliyor veya işletiyorsa ve sahip oldukları arazilerin tümü o bölgede arazi dağıtacaklar için tespit edilecek norm miktarını geçmiyorsa, satınalmış oldukları arazi Toprak ve Tarım Reformu uygulanmasında kamulaştırmaya tabi değildir.
Bu madde hükmü, şüyuun giderilmesi satışları ile 7.2.1972 tarihinden önce noterler veya tapu dairelerince düzenlenmiş olan bir resmî senede dayanan borçlar ile aynı tarihe kadar açılmış davaların sonuçlarına bağlı alacakların takibi dışındaki bütün cebrî satışlarda da uygulanır.
“Madde 7/1- 7.2.1972 tarihinden itibaren tarım arazisi üzerindeki ifraz ve aynen taksim işlemleri, toprak ve tarım reformunun uygulanması bakımından geçersiz sayılırlar.”
Mahkemenin Anayasaya aykırılık gerekçesinde dayanak tutulan Anayasanın 36. ve 52. maddeleri şöyledir:
Madde 36- Herke, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
“X. Tarım ve çiftçinin korunması;
Madde 52- Devlet, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak artırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken tedbirleri alır.”
Anayasa Mahkemesi, İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, aşağıdaki sorun üzerinde durmuştur:
Anayasanın değişik 151. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27.
maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, sadece o davada uygulayacağı hükümler hakkında Anayasaya aykırılık itirazında bulunabilir.
Olay bölümünde de açıklandığı gibi Mahkemenin bakmakta olduğu dava, müşterek mülkiyet konusu bir tarlanın sahiplerinden bir bölümünün diğerlerine karşı açtıkları ortaklığın giderilmesi davasıdır. 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanununun itiraz konusu hükümleri, tarım arazisinin devir ve temlikini, ifraz ve aynen taksimini toprak ve tarım reformunun gerektirdiği ölçüde sınırlandırmak ve böylece bu kanunun kapsamına giren nitelikteki arazinin toprak veya bölünerek el değiştirmesinin uygulamayı olumsuz yönde etkilemesini önlemek ereğiyle getirilmişlerdir. Bu bakımdan 6.
maddenin birinci fıkrası ile büyüklüğü 30 dönümü aşan bağımsız parçaların devir ve temliki, toprak ve tarım reformunun uygulanması yönünden geçersiz sayılmış;
ikinci fıkrası ile de bu tür mülkiyet devirlerine ilişkin işlemler yapılırken tapu sicil muhafızlığı veya memurluğunca bu hususun tapu siciline işleneceği belirtilmiştir. 7. maddede ise tarım arazisi üzerindeki ifraz ve aynen taksim işlerinde de aynı işlemin yapılacağı açıklanmıştır.
Bu açıklamalara göre itiraz konusu hükümlerin eldeki ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak hükümlerden olmamaları nedeniyle itirazın Mahkemenin yetkisizliği yönünden reddine karar verilmelidir.
Öte yandan 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca Mahkemenin gerekçeli kararıyla ilgili belgelerin onanlı örnekleri yerine dosyanın aslını aynen göndermiş olması nedeniyle dosyanın geri çevrilmesi gerekmekte ise de yukarıda açıklanan duruma göre buna yer görülmemiştir.
İtirazın, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, 21,10,1975 gününde oybirliğiyle karar verildi.