Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2002/101, K. 2004/44, T. 31.03.2004
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2002/101
- Karar numarası
- 2004/44
- Karar tarihi
- 31.03.2004
- Resmî Gazete
- 19.06.2004 tarihli ve 25497 sayılı
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3756 sayılı Yasa ile eklenen 521/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...onbeş günden üç aya kadar hapis ... cezası verilir." ibaresinin, Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 38
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
765 sayılı Türk Ceza Kanunu
- m. 521/A bugün yürürlükte değil
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı: 2002/101 Karar Sayısı : 2004/44 Karar Günü : 31.3.2004 Resmi Gazete tarih/sayı: 19.06.2004/25497
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Amasya Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 1.3.1926 günlü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3756 sayılı Yasa ile eklenen 521/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...onbeş günden üç aya kadar hapis ... cezası verilir." ibaresinin, Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasında Türk Ceza Kanunu'nun 521/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...onbeş günden üç aya kadar hapis ... cezası verilir." ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu ibareyi de içeren 521/a maddesi şöyledir:
"Madde 521/a- Ödeme yeteneği olmadığını bildiği halde;
1. Ücreti karşılığı hizmet veren pansiyon, otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalan,
2. Ücret karşılığı hizmette bulunan lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içen,
3. Taksi ve benzeri ulaşım araçlarında kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtan, Ve ödemede bulunmayan kimse onbeş günden üç aya kadar hapis ve borçlu olunan miktarın on katı kadar ağır para cezası verilir.
Bu maddedeki suçların koğuşturulması şikayete bağlıdır."
Başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü gereğince, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Nurettin TURAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA'nın katılmalarıyla 6.6.2002 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, sanığa Türk Ceza Kanunu'nun 521/a maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi halinde, Anayasa'nın 38.
maddesinde yer alan "hiç kimsenin yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamayacağı"na ilişkin hükmüne aykırı davranılmış olunacağı ileri sürülerek, 521/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...onbeş günden üç aya kadar hapis ... cezası verilir." ibaresinin iptali istenilmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 521/a maddesinin birinci fıkrasında ödeme yeteneği olmadığını bildiği halde, ücret karşılığı hizmet veren pansiyon, otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalan, ücret karşılığı hizmette bulunan lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içen, taksi ve benzeri ulaşım araçlarında kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtan ve ödemede bulunmayan kimseye 15 günden 3 aya kadar hapis ve borçlu bulunan miktarın 10 katı kadar ağır para cezası verilebileceği öngörülmüştür.
3.10.2001 gün ve 4709 sayılı Yasa'nın 15. maddesiyle Anayasa'nın
38. maddesine eklenen sekizinci fıkrada, hiç kimsenin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı belirtilmiş, maddenin gerekçesinde de, "AİHS 4 nolu protokol gereği sözleşmeden doğan bir yükümlülük nedeniyle hiç kimsenin özgürlüğünden alıkonulamayacağı hükmü eklenmiştir. Sözleşmeden doğan yükümlülük içinde borçlar da vardır ..." denilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesindeki "yerine getirememe" ibaresi kişinin istese bile borcunu ödeyemeyecek durumda olmasını anlatmaktadır. Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklanan bir borcu ödeyebilecek durumda olup da ödemeyi reddeden kişiler bu madde hükmünden yararlanamaz. Nitekim, 4 nolu protokolün Anayasa değişikliğine esas alınan birinci maddesi iradi olmayan ödeyememe durumuna ilişkindir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında değerlendirilebilmesi için ilişkinin yalnızca sözleşmeden doğması ve borcun yerine getirilememesi hali için hürriyeti bağlayıcı cezanın öngörülmüş olması gerekmektedir.
Yasakoyucunun Türk Ceza Kanunu'nun 521/a maddesinde düzenleyerek yaptırıma bağladığı karşılıksız yararlanma suçu, kasten işlenebilen bir suçtur.
Suçun oluşabilmesi için failde suç işleme kastının bulunması, diğer bir deyişle failin kendisinin veya başkasının yararına olmak üzere maddede belirtilen eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması gerekir.
Bu nedenle, itiraz konusu maddede suç olarak düzenlenen eylem sözleşmeden doğan borcu ödeyememe durumu ile ilgili olmayıp, ödeme gücünün bulunmadığını bildiği halde failin, suçun mağduru aleyhine hileli ve kötü niyete dayanan eylemler gerçekleştirmesi, kısaca, "ödememesi" haline ilişkin bulunmaktadır. Nitekim bu unsur madde metninin başında "ödeme yeteneği olmadığını bildiği halde" ibaresiyle ayrıca ve açıkça vurgulanmış bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Türk Ceza Kanunu'nun itiraza konu 521/a maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu bakımından, yasakoyucunun suç kabul ederek yaptırıma bağladığı eylemler, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı değildir.
1.3.1926 günlü, 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"nun 3756 sayılı Yasa ile eklenen 521/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... onbeş günden üç aya kadar hapis ... cezası verilir." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 31.3.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/29 K. 2004/43 (31.03.2004)765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510...
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/41 K. 2004/90 (30.06.2004)765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2275 sayılı...
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/30 K. 2007/24 (15.03.2007)1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu'nun 12...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.