İçeriğe atla
Mire Hukuk

Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2006/68, K. 2006/52, T. 04.05.2006

Sonuç: Ret

Künye

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Karar türü
Norm denetimi
Esas numarası
2006/68
Karar numarası
2006/52
Karar tarihi
04.05.2006

Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.

Konu

19.10.2005 günlü, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13. maddesinin Anayasa'nın 10., 48. ve 167. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

ANAYASA

MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 2006/68 Karar Sayısı : 2006/52 Karar Günü : 4.5.2006 R.G. Tarih-Sayı :13.10.2006'da tebliğ edildi.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 19.10.2005 günlü, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13. maddesinin Anayasa'nın 10., 48. ve 167.

maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Takipteki kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibinin durdurulması kararına karşı alacaklı banka tarafından yapılan itiraza ilişkin davada, 5411 sayılı Yasa'nın itiraz konusu kuralının Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme, iptali istemiyle başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı 19.10.2005 günlü, 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu”nun itiraz konusu geçici 13. maddesi şöyledir:

“GEÇİCİ MADDE 13- Sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası A.Ş. dahil) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan arî hakları aleyhine olmamak üzere Fon alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142, ve 165 inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı aranmaması, tüzel kişilerin kanunî temsilcileri ile borçlu ve borçla diğer ilgililerin yurt dışına çıkmasını yasaklama dahil bankalarınca uygulanır.”

B- İlgili Yasa Kuralı

5411 sayılı Yasa'nın ilgili görülen geçici 11. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“GEÇİCİ MADDE 11- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.”

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu ve ilgili görülen Yasa kuralları ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Takipteki kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibinin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca durdurulması kararına karşı alacaklı T. Vakıflar Bankası tarafından, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (9) sayılı fıkrasına 5020 sayılı Yasa ile eklenen (e) bendinin birinci fıkrasında yer alan, “Fon tarafından başlatılan ve/veya Fona intikal eden bankalardan devir alınan takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazlar satış dışında takip işlemini durdurmaz” kuralına ve 4389 sayılı Yasa'ya 5020 sayılı Yasa ile eklenen ek 5. maddeye dayanarak itirazda bulunulmuştur. İcra Mahkemesi, Banka alacağının 4389 sayılı Yasa'nın 15/9-e maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiş; davacı Banka tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Yargıtay'ca, İcra Mahkemesi'nin bakmakta olduğu davada 4389 sayılı Yasa'nın 15/9-e ve ek 5. maddeleri uyarınca takip işleminin durdurulamayacağı gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. İcra Mahkemesi'nce Yargıtay'ın bozma kararına uyularak başlatılan davada, 4389 sayılı Yasa'yı yürürlükten kaldıran 5411 sayılı Yasa'nın geçici 13. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme, iptali istemiyle başvurmuştur.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.

T. Vakıflar Bankası tarafından, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun yürürlükte olduğu sırada, bu Yasa'nın 15. maddesinin (9) sayılı fıkrasına 5020 sayılı Yasa ile eklenen (e) bendinin birinci fıkrası ve ek 5. maddesine dayanılarak icra takibinin durdurulması kararına itiraz edilmiş ve ilgili mahkemenin ret kararı da 4389 sayılı Yasa'nın aynı kurallarına dayanılarak Yargıtay tarafından bozulmuştur. Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak davayı yeniden başlatmıştır. Dava sürürken, sonradan yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile 4389 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmıştır.

Bakılmakta olan bir davada, eski ya da yeni yasa hükümlerinden hangisinin uygulanacağı konusunun çözümlenmesi için öncelikle bu konuda özel hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 11. maddesinde, 5411 sayılı Yasa'nın yayımı tarihinden önce başlatılan işlemler sonuçlandırılıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Yasa ile yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Yasa'nın 15. ve ek 5. maddeleri hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir. Bu kurala göre, 4389 sayılı Yasa'nın ek 5. maddesi kapsamında bulunan davacı Banka'nın, aynı Yasa'nın 15.

maddesi kapsamında bulunan alacağı tahsil edilinceye kadar, 5411 sayılı Yasa'nın değil, 4389 sayılı Yasa'nın uygulanmasına devam edileceğinden, mahkemelerin de bakmakta oldukları davaları buna göre sonuçlandırmaları gerekecektir.

Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, 5411 sayılı Yasa'nın geçici

11. maddesine göre, icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasa'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden 5411 sayılı Yasa'nın Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen geçici 13. maddesi davada uygulanacak kural değildir.

Başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

V- SONUÇ

19.10.2005 günlü, 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu”nun geçici 13.

maddesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu maddeye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 4.5.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Tülay

TUĞCU

Başkanvekili

Haşim

KILIÇ

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.