Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2008/14, K. 2010/51, T. 24.03.2010
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2008/14
- Karar numarası
- 2010/51
- Karar tarihi
- 24.03.2010
- Resmî Gazete
- 21.06.2010 tarihli ve 27619 sayılı
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle eklenen (4) numaralı fıkranın 'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli'' bölümünün Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- m. 142 karar tarihinden sonra değişti
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 38
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2008/14 Karar Sayısı : 2010/51 Karar Günü : 24.3.2010 R.G. Tarih-Sayı :
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Van 4. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 6.
maddesiyle eklenen (4) numaralı fıkranın 'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli'' bölümünün Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Geceleyin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun itiraz konusu bölümü de içeren
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) Elektrik enerjisi hakkında, İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında, İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 6/12/2006 ' 5560/6 md.)Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâliveya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.'
Mahkeme, başvuru kararında Anayasa'nın 38. maddesine dayanmıştır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 28.2.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde bileşik suç yaklaşımıyla nitelikli hırsızlık suçunun düzenlendiği, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun bu düzenlemede gözetildiği halde (4) numaralı fıkrayla hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan da hüküm verilecek olmasının, öğretide de vurgulandığı üzere bir suç için bir ceza verilmesi ilkesinin ihlâli niteliği taşıdığı, 5237 sayılı TCK'nın sistematiği içerisinde benimsenen'kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza'teorisinin uygulanmak istenilmesinin doğru olmadığı, Yargıtay'ın bu yöndeki kararlarına katılmanın mümkün bulunmadığı, bu nedenlerle (4) numaralı fıkradaki'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli'bölümünün Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasındaki''kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.'hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine, 5560 sayılı Yasa'yla eklenen (4) numaralı fıkrada'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâliveya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.'denilmektedir.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında'Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.'hükmü yer almaktadır.
Yasa'nın'Konut dokunulmazlığının ihlali'başlıklı 116.
maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girme veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmama halinde, (2) numaralı fıkrasında da bu fiillerin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlenmesinde mağdurun şikâyeti aranmıştır.
Yasa'nın'Mala zarar verme'başlıklı 151. maddesinde de başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişiye mağdurun şikayeti üzerine ceza verilmesi söz konusudur.
İtiraz konusu kuralla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, Yasa'nın 116. veya 151. maddelerinde esasen şikayete tabi tutulan bu suçların, soruşturma ve kovuşturmasında şikayet aranmayacaktır.
Yasakoyucu ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde yetkisini kullanırken kuşkusuz, Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı veya hafifleştirici tutum ve davranışların neler olacağı, hangi cezaların para cezasına çevrilebileceği veya ertelenebileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir. İtiraz konusu kuralda, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun da işlenmesi halinde esasen şikayete tâbi olan bir suçun soruşturma ve kovuşturması için şikayet şartının kaldırılması suç ve ceza siyasetinin bir gereği olarak yasakoyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Öte yandan şikayet aranmamasına dair düzenleme dışında ileri sürülen aykırılık nedenleri başka kurallara ilişkin olduğundan inceleme konusu yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 38.
maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle eklenen (4) numaralı fıkranın 'Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli'' bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 24.3.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Bu karara atıf yapan kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/62 K. 2017/25 (01.03.2017)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142...
Bu sayfaların üretildiği karar kümesinde bu kararı künyesiyle anan kararlar; en çok 10 karar gösterilir.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/62 K. 2017/25 (01.03.2017)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142...
- Anayasa Mahkemesi E. 2011/132 K. 2012/82 (24.05.2012)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141...
- Anayasa Mahkemesi E. 2025/106 K. 2025/187 (10.09.2025)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine...
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/169 K. 2018/42 (02.05.2018)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinin...
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/30 K. 2007/24 (15.03.2007)1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu'nun 12...
- Anayasa Mahkemesi E. 2012/72 K. 2012/107 (18.07.2012)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.