Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2014/81, K. 2014/145, T. 25.09.2014
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2014/81
- Karar numarası
- 2014/145
- Karar tarihi
- 25.09.2014
- Resmî Gazete
- 21.05.2015 tarihli ve 29362 sayılı
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun, 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinin (18) numaralı fıkrasında yer alan ".üç yıldan." ibaresinin Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 2
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2014/81 Karar Sayısı : 2014/145 Karar Tarihi : 25.9.2014 R.G. Tarih-Sayı :
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun, 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinin (18) numaralı fıkrasında yer alan ".üç yıldan." ibaresinin Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
Bandrolsüz sigaraları ticari amaçla elinde bulundurmak suçundan açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı Kanun'un 3. maddesinin 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değiştirilmeden önceki hâliyle itiraz konusu kuralın da yer aldığı (18) numaralı fıkrası şöyledir:
"Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri üreten, yurda sokan, ticarî amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır."
B- İlgili Görülen Yasa Kuralı Kanun'un 3. maddesinin 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değiştirilen (18) numaralı fıkrası şöyledir:
"(Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur."
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. maddesine dayanılmıştır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 14.5.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hasan Mutlu ALTUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kuralın hukuk devletinde suç olarak tanımlanan fiille, buna verilecek ceza arasında orantılılık bulunması gerektiğine ilişkin ilkeyle bağdaşmadığı ve kuralla öngörülen üç yıllık ceza alt sınırının hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralın da yer aldığı fıkrada, ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri üreten, yurda sokan, ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanların üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu fıkrada 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişiklik yapılmıştır. İtiraz yoluna başvuran Mahkemedeki bakılmakta olan davanın konusu olan "bandrolsüz sigaraları ticari amaçla bulundurma" fiili yapılan değişiklikten sonraki metinde de yer almış ve bu eyleme üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası verileceği öngörülmüştür. 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişiklik yapılmadan önceki düzenleme ile bu düzenlemede öngörülen ceza miktarlarının aynı miktarda olması, bakılmakta olan dava yönünden suçun unsurunda bir değişiklik öngörülmemesi karşısında itiraz konusu kural, uygulanacak kural olduğundan anayasal denetiminin yapılması gerekmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal ve ekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulması Devletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu Anayasa'nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği, hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
Hukuk devletinde, ceza hukuku kurallarının, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil, orantılı olması ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi gerekir. Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının saptanmasında o suçun toplumda yarattığı infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike, zarar görenin kişiliği ile ona verilen zararın azlığı veya çokluğu, işlenme oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekir.
Belirli standartlar çerçevesinde üretilmiş olsalar da alkollü içkiler ve tütün mamullerinin insan sağlığına zararlı etkileri tartışılmaz bir gerçektir. Bu standartlara uyulmadan, bandrolsüz ve kaçak şekilde üretilen alkollü içkiler ve tütün mamullerinin ise bunları tüketen kişilerin ani ölümlerine veya özellikle sinir sistemlerinde geri dönülemez hasarlara neden olduğu bilinmektedir. Kanun koyucu standart dışı üretimin bir sonucu olan bu çok ağır zararların ortaya çıkmasını önlemek için alkollü içkiler ve tütün mamullerinin üretiminin kayıt altına alınmasını uygun görmüş, kayıt dışı yollarla üretilen ürünlerin kişilerin sağlıklarına ağır zararlar verme ve yaşamlarını tehdit etme ihtimali nedeniyle, bu çerçevede yapılan üretim, nakil ve pazarlama fillerini de suç olarak tanımlamıştır. Suç olarak kabul edilen bu fiillerin yaptırımını ise fiilin yol açması muhtemel zararları göz önünde bulundurarak üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası olarak belirlemiştir.
Böylece kişilerin yaşama hakkına ve vücut bütünlüğüne yönelik fiillerin etkili bir cezayla karşılanması yanında bu fiillerin işlenmesini ve yaygınlaşmasını önlemeye elverişli bir yaptırım kabul edilmek suretiyle tütün ve alkollü içkilerin kayıt dışı üretimiyle mücadelenin de amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu husus ihtiyaç duyulan konularda kanun koyucunun belirli fiilleri suç olarak tanımlamaya ve bu suçların yaptırımlarını belirlemeye ilişkin takdir yetkisi içerisinde olup, kuralda hukuk devletine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
21.3.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun, 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinin (18) numaralı fıkrasında yer alan ".üç yıldan." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 25.9.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/177 K. 2017/174 (28.12.2017)5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2013/134 K. 2013/136 (28.11.2013)657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/137 K. 2017/161 (29.11.2017)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık...
- Anayasa Mahkemesi E. 2006/151 K. 2009/31 (26.02.2009)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin...
- Anayasa Mahkemesi E. 2018/2 K. 2018/43 (02.05.2018)5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki...
- Anayasa Mahkemesi E. 2008/101 K. 2011/22 (20.01.2011)
- Anayasa Mahkemesi E. 2000/6 K. 2000/3 (09.02.2000)3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesinin...
- Anayasa Mahkemesi E. 2001/364 K. 2001/363 (10.12.2001)3417 sayılı "Çalışanların Tasarrufa Teşvik...
- Anayasa Mahkemesi E. 2003/42 K. 2003/44 (27.05.2003)4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar...
- Anayasa Mahkemesi E. 2010/38 K. 2011/112 (30.06.2011)
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.