Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2017/168, K. 2017/151, T. 15.11.2017
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2017/168
- Karar numarası
- 2017/151
- Karar tarihi
- 15.11.2017
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesiyle değiştirilen 359. maddesinin (b) fıkrasınınAnayasa’nın 2., 11. ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 2
- m. 11
- m. 90
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
- m. 40
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Sayısı : 2017/168 Karar Sayısı : 2017/151 Karar Tarihi : 15.11.2017 R.G.Tarih-Sayısı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gemlik
İTİRAZIN KONUSU: 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 276.
maddesiyle değiştirilen 359. maddesinin (b) fıkrasınınAnayasa’nın 2., 11.
ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanık hakkında 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
Kanun’un itiraz konusu kuralının yer aldığı 359. maddesi şöyledir:
“Kaçakçılık Suçları ve Cezaları Madde 359- (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.)
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir.
Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru ve ekleri, Raportör Elif KARAKAŞ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı
40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da itiraz başvurusunun mahkemelerce gerekçeli karar ile yapılacağı ifade edilmiştir.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğu tespit edilirse itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede itiraz yoluna başvuran Mahkemenin daha önce aynı konuda yapmış olduğu başvurunun, gerekçeli başvuru kararı yazılmaksızın sadece duruşma tutanağı ile sanık vekilinin Anayasa’ya aykırılık iddiasının hukuki bakımdan tartışılması gerektiğinden bahisle iddia hakkında karar verilmek üzere itiraz başvurusunda bulunulması nedeniyle reddedildiği görülmüştür. Bunun üzerine başvurusunu yineleyen Mahkeme tarafından bu kez duruşma tutanağıyla birlikte sanık vekilinin Anayasa’ya aykırılık iddiasını içeren dilekçeye tırnak içinde yer verildikten sonra söz konusu Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varıldığı ve değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesine bildirilmesine karar verildiği belirtilerek dava dosyası ile eklerinin Anayasa’ya aykırılık iddiasının değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesine gönderilmesinin temini amacıyla “Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu”na hitaben kaleme alınmış bir yazı gönderildiği anlaşılmıştır.
6. Buna göre ilgili yazı, Anayasa Mahkemesine hitaben itiraz konusu kuralın Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterildiği ve itiraz konusu kuralın iptalinin talep edildiği bir başvuru kararı özelliğini taşımamaktadır.
7. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesiyle değiştirilen 359. maddesinin (b) fıkrasının iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE, 15.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Serruh KALELİ Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/90 K. 2017/72 (15.03.2017)213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23.1.2008...
- Anayasa Mahkemesi E. 2004/35 K. 2004/64 (26.05.2004)
- Anayasa Mahkemesi E. 1999/10 K. 1999/22 (07.06.1999)213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı...
- Anayasa Mahkemesi E. 2000/55 K. 2000/26 (04.10.2000)213 sayılı "Vergi Usul Kanunu"nun 4369 sayılı...
- Anayasa Mahkemesi E. 2014/120 K. 2015/23 (05.03.2015)213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 22.7.1998...
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/55 K. 2003/8 (11.03.2003)213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/132 K. 2022/131 (09.11.2022)213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23/1/2008...
- Anayasa Mahkemesi E. 2023/88 K. 2023/94 (18.05.2023)213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23/1/2008...
- Anayasa Mahkemesi E. 2018/146 K. 2018/103 (08.11.2018)5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143...
- Anayasa Mahkemesi E. 2004/31 K. 2007/11 (31.01.2007)213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.