Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2017/171, K. 2017/152, T. 15.11.2017
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2017/171
- Karar numarası
- 2017/152
- Karar tarihi
- 15.11.2017
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11. maddesinin birinci fıkrasının 14.4.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa…” ve “…atanan…” ibareleri ile “…bakanlık genel müdürü, murakıp ve” ibaresinden sonra gelen “…uzman…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5., 10. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 2
- m. 5
- m. 10
- m. 49
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
- m. 40
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2017/171 Karar Sayısı : 2017/152 Karar Tarihi : 15.11.2017 R.G.Tarih-Sayısı : Tebliğ edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11. maddesinin birinci fıkrasının 14.4.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa…” ve “…atanan…” ibareleri ile “…bakanlık genel müdürü, murakıp ve” ibaresinden sonra gelen “…uzman…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5., 10. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sermaye Piyasası Kurulunda 15.1.2012 tarihinden sonra uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının bu tarihten önce işe başlayan aynı unvan ve görevdeki kişilerle mali haklarının eşitlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu ibareleri de içeren (b) bendi şöyledir:
“b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına 15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı;
kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.”
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a) bendinde “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (c) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (b) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri,”, (c) bendinde ise “Dava dosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı dizi pusulası”nın gerekçeli başvuru kararının aslı ile birlikte Mahkemeye sunulması gerektiği ifade edilmiştir.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği belirtilmiştir.
5. Başvurunun incelenmesinden itiraz yoluna başvuran Mahkemenin başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin dosyada bulunmadığı, ayrıca başvuruya ilişkin belgelerin dizi listesine de bağlanmadığı görülmüştür.
6. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek
11. maddesinin birinci fıkrasının, 14.4.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun’un
30. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “...15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa..." ve "…atanan...” ibareleri ile "…bakanlık genel müdürü, murakıp ve" ibaresinden sonra gelen “...uzman...” ibaresinin iptallerine karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE, 15.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Serruh KALELİ Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2018/5 K. 2018/2 (18.01.2018)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11...
- Anayasa Mahkemesi E. 2016/201 K. 2016/194 (28.12.2016)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11...
- Anayasa Mahkemesi E. 2015/1 K. 2015/91 (22.10.2015)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye...
- Anayasa Mahkemesi E. 2016/202 K. 2016/193 (28.12.2016)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11...
- Anayasa Mahkemesi E. 2016/6 K. 2016/7 (10.02.2016)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/147 K. 2022/142 (30.11.2022)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2025/68 K. 2025/54 (06.03.2025)7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28/2/2018...
- Anayasa Mahkemesi E. 2024/107 K. 2024/109 (30.05.2024)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 3/7/1940...
- Anayasa Mahkemesi E. 2025/66 K. 2025/56 (06.03.2025)492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 31. maddesinde...
- Anayasa Mahkemesi E. 2025/72 K. 2025/63 (06.03.2025)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.