Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2021/23, K. 2021/12, T. 03.03.2021
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2021/23
- Karar numarası
- 2021/12
- Karar tarihi
- 03.03.2021
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinin Anayasa’nın 36. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- m. 377
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 36
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
- m. 40
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2021/23 Karar Sayısı : 2021/12 Karar Tarihi : 3/3/2021 R.G.Tarih -Sayısı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinin Anayasa’nın 36. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşen ihlal kararı sebebiyle yargılamanın iadesinin talep edildiği davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 377. maddesi şöyledir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,
b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,
c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,
e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede itiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık gerekçelerinin, 6100 sayılı Kanun’un 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasının bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “…her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.” ibaresine yönelik olduğu görülmektedir. Buna karşılık itiraz başvurusunda bu ibarenin Anayasa’ya aykırılığına ilişkin gerekçeler ileri sürülmekle birlikte ibarenin iptalinin talep edilmediği anlaşılmaktadır.
6. Diğer yandan başvuru kararında itiraz konusu (e) bendinin Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun açıklanmadığı görülmektedir. Dolayısıyla itiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık gerekçelerinin itiraz konusu (e) bendiyle değil esas itibariyle (e) bendinin de bulunduğu (1) numaralı fıkranın bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “…her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.”
ibaresiyle ilgili olması sebebiyle başvuru kararının yukarıda anılan maddelerde belirtilen nitelikleri taşımadığı sonucuna varılmıştır.
7. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE 3/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/17 K. 2022/13 (24.02.2022)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/7 K. 2022/79 (21.06.2022)
- Anayasa Mahkemesi E. 2024/84 K. 2024/98 (09.05.2024)2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 2/3/2005...
- Anayasa Mahkemesi E. 2023/28 K. 2023/20 (16.02.2023)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2014/168 K. 2014/169 (13.11.2014)4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun, 20.11.2008...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/118 K. 2022/104 (28.09.2022)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2023/157 K. 2023/178 (26.10.2023)1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 31/10/1980...
- Anayasa Mahkemesi E. 2025/255 K. 2025/248 (11.12.2025)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 392...
- Anayasa Mahkemesi E. 2011/76 K. 2011/120 (20.07.2011)4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 303...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/64 K. 2022/58 (01.06.2022)213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na 8/4/2022...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.