İçeriğe atla
Mire Hukuk

Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2024/141, K. 2024/132, T. 23.07.2024

Sonuç: Ret

Künye

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Karar türü
Norm denetimi
Esas numarası
2024/141
Karar numarası
2024/132
Karar tarihi
23.07.2024

Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.

Konu

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Esas Sayısı : 2024/141 Karar Sayısı : 2024/132 Karar Tarihi : 23/7/2024 R.G. Tarih - Sayı : Tebliğ edildi.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 10. ve 36.

maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Kat karşılığı eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 334. maddesi şöyledir:

“Adli yardımdan yararlanacak kişiler MADDE 334 – (1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.

(2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler.

(3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.”

II. İLK İNCELEME

1.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sümeyye KOCAMAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda anılan fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; söz konusu fıkranın (a) bendinde “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır.

3. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.

4. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği, (2) numaralı fıkrasında da itiraz başvurusunda gerekçeli başvuru kararının aslının Anayasa Mahkemesine sunulacağı ifade edilmiştir. Anılan fıkranın (a) bendinde ise “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.

5. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.

6. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin aynı dava dosyası üzerinden itiraz konusu kurala ilişkin olarak daha önce Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru Anayasa Mahkemesinin 4/4/2024 tarihli ve E.2024/76, K.2024/84 sayılı kararıyla gönderilen belgeler arasında başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin bulunmadığı gerekçesiyle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddedilmiştir.

7. Yapılan incelemede itiraz yoluna başvuran Mahkeme, aynı kurala ilişkin olarak yeniden Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Bakılmakta olan davanın heyet hâlinde görülecek işlerden olmasına rağmen itiraz başvurusunda gönderilen 24/6/2024 tarihli tutanakta yalnızca mahkeme başkanının imzasının bulunduğu, bu hâliyle söz konusu tutanağın anılan Kanun’un 40.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde belirtilen nitelikte bir başvuru tutanağı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.

8. Öte yandan İçtüzük’ün 49. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden itiraz başvurusunda bulunması mümkün olmakla birlikte yapılacak başvuru önceki başvurunun devamı mahiyetinde olmayıp yeni bir başvuru niteliği taşımaktadır.

Bu sebeple aynı kurala ilişkin yapılacak yeni başvurunun Anayasa, 6216 sayılı Kanun ile İçtüzük’te belirtilen yönteme uygun olması gerekmektedir.

9. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin daha önceki başvuruya ilişkin olarak düzenlenen 15/3/2024 tarihli gerekçeli başvuru kararıyla Anayasa Mahkemesine yeniden itiraz başvurusunda bulunduğu, bu başvuruya ilişkin yeni bir gerekçeli başvuru kararının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla itiraz başvurusunda daha önceki başvuruya ilişkin düzenlenen gerekçeli başvuru kararının bu başvuru açısından Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine uygun bir gerekçeli başvuru kararı olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.

10. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ve (2) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.

III. HÜKÜM

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE 23/7/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Kadir ÖZKAYA

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili

Basri BAĞCI

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Rıdvan GÜLEÇ Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye

Yıldız SEFERİNOĞLU

Üye

Selahaddin MENTEŞ Üye

İrfan FİDAN

Üye

Kenan YAŞAR

Üye

Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye

Ömer ÇINAR

Bu kararın atıf yaptığı kararlar

Künyeler karar metninden kurallarla okunmuş ve karar arşivinde doğrulanmıştır; en çok 10 karar gösterilir.

Bu karara atıf yapan kararlar

Bu sayfaların üretildiği karar kümesinde bu kararı künyesiyle anan kararlar; en çok 10 karar gösterilir.

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.