Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2024/31, K. 2024/37, T. 22.02.2024
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2024/31
- Karar numarası
- 2024/37
- Karar tarihi
- 22.02.2024
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278. maddesinin üçüncü fıkrasının 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinde yer alan “…füru,...” ibaresinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürerek iptaline karar verilmesi talebidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 2
- m. 13
- m. 35
- m. 36
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
- m. 40
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2024/31 Karar Sayısı : 2024/37 Karar Tarihi : 22/2/2024 R.G.Tarih-Sayı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278. maddesinin üçüncü fıkrasının 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinde yer alan “…füru,...” ibaresinin Anayasa’nın 2., 13.,
35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: 2004 sayılı Kanun kapsamında açılan tasarrufun iptali davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 278. maddesi şöyledir:
“İvazsız tasarrufların butlanı:
Madde 278 – (Değişik: 18/2/1965-538/114 md.)
Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.
Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.
1. (Değişik : 9/11/1988-3494/53 md.) (İptal ibare:
Anayasa Mahkemesi’nin 16/12/2021 tarihli ve E.: 2021/52, K.: 2021/97 sayılı Kararı ile.) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 26/1/2022 tarihli ve E.:
2021/9, K.: 2022/4 sayılı Kararı ile.) füru, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 11/7/2018 tarihli ve E.: 2018/9, K.: 2018/84 sayılı Kararı ile.)
(…) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 26/1/2022 tarihli ve E.: 2021/9,
K.: 2022/4 sayılı Kararı ile.) evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri,”
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Söz konusu İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğunun iddia edilmiş olmasına karşın bu maddelere yönelik herhangi bir aykırılık gerekçesine yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kuralın hangi nedenlerle Anayasa’nın anılan maddelerine aykırı olduğu ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmemiştir.
6. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ ün 46.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278.
maddesinin üçüncü fıkrasının 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanun’un 53.
maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinde yer alan “…füru,...”
ibaresinin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE 22/2/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2023/200 K. 2024/103 (09.05.2024)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965...
- Anayasa Mahkemesi E. 2021/9 K. 2022/4 (26.01.2022)
- Anayasa Mahkemesi E. 2018/9 K. 2018/84 (11.07.2018)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965...
- Anayasa Mahkemesi E. 2021/52 K. 2021/97 (16.12.2021)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2021/134 K. 2021/101 (30.12.2021)2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 9/6/2021...
- Anayasa Mahkemesi E. 2021/135 K. 2021/102 (30.12.2021)2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 9/6/2021...
- Anayasa Mahkemesi E. 2023/15 K. 2023/8 (25.01.2023)1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na 10/6/2022...
- Anayasa Mahkemesi E. 2013/98 K. 2013/98 (12.09.2013)2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na, 24.5.2013...
- Anayasa Mahkemesi E. 2024/175 K. 2024/170 (17.10.2024)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 28/3/2023...
- Anayasa Mahkemesi E. 2021/13 K. 2021/9 (04.02.2021)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.