İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1965/34 – 1966/49, K. 1974/13, T. 15.06.1974

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1965/34 – 1966/49
Karar numarası
1974/13
Karar tarihi
15.06.1974

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

Re

T.C.

smı Gazete Kuruluş T a r i h i : (7 Teşrinievvel 1336) - 7 E k i m 1920 r Yönetim ve yası işleri için Başbakanlık Neşriyat ve Müdevvenat Genel Müdürlüğüne başvurulur

4 A R A L I K 1974

ÇARŞAMBA

Sayı: 15082 J Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararları E . N o : 1965/34, 1966/49

K. No : 1974/13

ÖZÜ : Zirai Donatım K u r u m u n u n mevduat faizlerinden kesilen gelir vergisinin, vergi ha La­ l a n ve düzeltme hükümlerine binaen iadesinin mümkün olmadığı hakkında.

4604 sayılı Kuruluş Kanununun 16 ncı maddesine göre gelir ver­ gisinden de muaf oldukları halde, mevduat faizlerinden 955 ve mütea­ kip yıllarda tevkif (stopaj) yolu ile alınan gelir vergilerinin «vergi hataları ve düzelme» hükümleri gereğince iadesi isteklerini reddeder.

Maliye Bakanlığı işlemlerine karşı açtıkları i k i davadan birincisini 25/12/1959 gün ve E . 1957/2730, K . 1959/4293 sayı ile kabul; ikincisini 24/12/1962 gün ve E . 1960/196, K. 1962/4803 sayı ile reddeden Danıştay

4. Dairesi kararları arasındaki aykırılığın içtihadın birleştirilmesi yolu ile giderilmesi isteğine dair Ziraî Donatım K u r u m u n u n 25/11/1963 ve 22/9/1966 günlü yazıları B i r i n c i Başkanlıkça İçtihadı Birleştirme K u m l u n a havale edilmesi üzerine raportör üyenin raporu, ilgili dava dosyaları, diğer belgeler ve mevzuat incelendikten ve Başkanunsözcüsünün «içtihatları Birleştirmenin konusu,» Türkiye Ziraî Donatım K u r u m u n u n bankalardaki mevduatına tahakkuk ettirilmiş olan faizler üzerinden, stopaj yolu ile tahsil edilen gelir vergisinin, vergi hata­ larını düzeltme hükümleri gereğince, geri istenmesinin mümkün olup olmadığı sorununun çözümlenmesine değin bulunmaktadır.

Gerçekten Danıştay Dördüncü Dairesi, 25/12/1959 günlü ve 1959/4293 sayılı karariyle Ziraî Donatım K u r u m u n u n bankalardaki mevduatına tahakkuk ettirilen faizlerin, yukarda sözü edilen K u r u ­ mun, 4604 sayılı yasanın 15. maddesi gereğince vergiden muaf bulun­ ması nedeniyle iade edilmesi gerektiği görüşünü benimsemiş olduğu halde, 24/12/1962 günlü ve 1962/4803 sayılı Kararında anılan verginin, vergi hatalarını düzeltme yolu ile geri istenemiyeceği ilkesine yer vermiş ve böylece tarafları ve konusu aynı olan benzer davalarda, yasa hükümlerinin farklı biçimlerde yorumlanması sonucu olarak, birbirine aykırı kararlar verildiği görülmüştür.

1 — 25/12/1959 günlü kararın verilmiş olduğu tarihte yürürlükte bulunan 5421 sayılı Gelir Vergisi K a n u n u ile 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun, sonradan yürürlükten kaldırıldığı ve 5422 sayılı kurum­ lar vergisi yasasının muaflıklar ve istisnalar başlığını taşıyan 7 ve 8.

maddelerinin de 199 sayılı yasa ile değiştirildiği ve böylece sözkonusu edilen 25/12/1959 günlü kararın yasal dayanağını teşkil eden hüküm lerin artık uygulama alam ve olanağı kalmamış bulunduğu ileri sürü­ lerek acaba içtihatların birleştirilmesine gerek olmadığı sonucun:* varılabilirmi Hemen belirtelim k i biz, İçtihatların Birleştirilmesine lüzum olduğu görüşündeyiz. Gerçekten ;

a) 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 213 sayılı yasa ile yürür lukten kaldırılmış olmasına rağmen vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin 106- 108 nci maddeleri anılan 213 sayılı yasaya 116-118 nci maddeler olarak, b) 5421 sayılı Gelir Vergisi K a n u n u 193 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmış ise de gelir vergisinden müstesna olan menkul ser­ maye iratlarıyle mevduat faizlerinin vergiye tabi olduğuna değin 23 ve 82 nci maddeleri az önce adı geçen 193 sayılı yasaya 22 ve 75 ncı addeler olarak aynen intikal ettirilmiş ve 5422 sayılı K u r u m l a r Ver­ gisi Kanununun muaflıklar ve istisnalar başlığını taşıyan 7. ve 8. mad­ deleri de 199 sayılı yasa ile değişiklik yapılmış olduğu halde, banka mevduatı hakkında, eski hükümlerden değişik yeni hükümler getiril­ memiştir.

Demek oluyor k i , sözü geçen kararlar nedeniyle uygulanmış b u lunan yasa hükümlerinin bundan sonra da aynı nitelikteki davalar hakkında da uygulanmasına devam edilecektir. B u itibarla anılan yasa hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı veya değiştirilmiş olduğu sebe­ bine dayanılarak İçtihatların Birleştirilmesine yer olmadığı söylene­ mez.

2 — Işın esasına gelince; Ziraî Donatım K u r u m u n u n , 4604 sayılı yasanın 15, 16 ve 17. maddeleri gereğince vergiden muaf olduğu öne sürülerek 213 sayılı yasanın 118. maddesinin 2 Nolu bendine göre, tarh, tahakkuk ve tahsil edilen gelir vergisinin iade edilmesi gerektiği iddia olunmaktadır. Oysa, 15. madde de, k u r u m u n Türkiye'ye ithal edeceği ham, yarı mamul ve m a m u l maddelerle b i l u m u m alât, makine ve yedek parçaları, nevileri Tarım Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilmek şartiyle, gümrük ve her nev'i ithal resim­ lerinden ve vergilerinden,

16. maddede ise şube ve müesseseleri kuruluş muameleleri ile ikraz ve istikraz, menkul ve gayrimenkul alım, satım işlerinde ve sair muamelelerinde vergi, resim ve harçlardan muaf olduğu öngörülmüş ve böylece Gelir ve K u r u m l a r Vergisinin bu maddeler kapsamı dışında kaldığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermiyecek biçimde açıklığa kavuşturulmuştur.

Gerçi, sözü edilen yasanın 17. maddesinde «Kurum ve müessese­ leri kazanç ve buhran vergilerinden muaftır....» denilmekte ise de işbu madde, 5421 sayılı yasanın 108. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

B u açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Ziraî Donatım K u r u ­ munun, bankalardaki mevduatına tahakkuk ettirilen faizler (menkul sermaye iradı) yönünden, açık olarak vergiye bağlı olmadığı veya vergiden muaf bulunduğu yolunda b i r yasa hükmü yoktur. B u nedenle 213 sayılı yasanın 118. maddesinin 2 nolu bendine dayanılarak, tahsil edilmiş olan verginin, vergi hatalarını düzeltme yolu ile geri ist mesi olanaksızdır.

Bu nedenlerle İçtihatların, 4 ncü Dairenin 24/12/1962 günlü ve 1969/4803 sayılı kararı doğrultusunda birleştirilmesinin usul ve yasa hükümlerine daha uygun düşeceği görüşünde olduğumuzu yüksek Kurulun takdirlerine arzederim» yolundaki açıklamalardan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A)

4604 sayılı Ziraî Donatım Kurumu ve 5421 sayılı Gelir Ver­ gisi Kanunlarının ilgili hükümleri :

I — 4604 sayılı Kanunun, Madde 15 — Kurumun Türkiye'ye ithal edeceği ham, yarı mamul ve mamul maddelerle bilumum alât ve makina ve yedek parçaları ne­ vileri Ziraat Vekâletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetince tesbit edilmek şartiyle gümrük ve her nev'i ithalât resimlerinden ve vergi­ lerinden muaftır.

Madde 16 — Kurum, şube ve müesseseleri kuruluş muameleleri ile ikraz ve istikraz, menkul ve gayrimenkul alım, satım işlerinde ve sair muamelelerinde vergi, resim ve harçlardan muaf olduğu gibi taksitle yapılan muameleler için tanzim edilecek senetler damga res­ minden ve tasdik harcından muaftır.

Kurum tarafından yapılacak muamelelere ait senetlerin ve sairvesikaların muhtar ve ihtiyar heyetlerince tasdiki, Noter tasdiki hükmünde olup bunlardan dolayı hiç bir harç, resim ve para alınmaz.

Mümessillerin

Kurum namına yapacağı işler aynı hükümlere tabidir.

Madde 17 — Kurum ve müesseseleri kazanç ve buhran vergile­ rinden muaf olduğu gibi 3460 sayılı Kanunun 46. ve 47 nci maddeleri hükümlerine de tabi değildirler.

II — 5421 sayılı Kanunun, Madde 23 — Aşağıda yazılı menkul sermaye iratları gelir ver­ gisinden müstesnadır :

1 — Özel Kanunları veya Devletle akdedilmiş mukavelelerle her türlü vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlerin faiz, temettü ve ikramiyeleri ;

2 — Mevduat ve özel alacaklar karşılığında bir takvim yılında alınan faizlerin 200 lirası (muhtelif müesseselerden veya bir müesse­ senin muhtelif şube veya ajanslarından alınan mevduat faizlerinde bu had her müessese veya her müessesenin muhtelif şube ve ajansları için ayrı nazara alınır).

Madde 82 — Aşağıda yazılı menkul sermaye iratları vergi tevkifatına tabidir:

1 2 3 4 — Mevduat faizlerinin istisna haddini aşan kısımları.

Menkul sermaye iratlarından vergi tevkifatı aşağıdaki esaslara göre yapılır :

1 2 3 4 — Menkul sermaye iratları üzerinden vergi kesilirken, istihkak sahiplerinin gerçek veya tüzel kişi olmalarına ve gelir veya kurumlar vergisine tabi bulunup bulunmamalarına bakılmaz (Hazine hariç).

Madde 108 — Aşağıda tarihi ve sayısı gösterilen Kanunlar ve diğer Kanunların kazanç, iktisadî buhran, mevazene ve Hava Kuvvet­ lerine yardım vergileriyle fevkalâde zamlarına veya bu vergilerin mü­ kellefiyet şekil ve nisbetlerine, muafiyet ve istisnalarına ilişkin bütün hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır :

B — Davalarda tarafların iddia ve savunmaları özeti :

Mükellef kurum; 4604 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin gelir ver­ gisinden de muafiyeti kapsadığı ve 5421 sayılı Kanunun 23 üncü mad­ desinin özel hükümleri saklı tuttuğu halde, kanunsuz olarak ve stopaj yolu ile kendilerinden aınman gelir vergisinin iade etmiyen Maliye Ba­ kanlığı işlemlerinin iptalini istemiş; Maliye Bakanlığı ise: 4604 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin gelir vergisinden maufiyeti kapsamadığını, gelir vergisine muadil eski kazanç ve buhran vergilerinden muafiyete ait 17 nci maddesininde 5421 sayılı Kanunun 108 inci maddesiyle ilga edildiğini; bu sebeple Kanunun 82 nci maddesi birinci ve ikinci fıkra­ larının 4 üncü bentleri gereğince yapılan gelir vergisi tevkifatında ka­ nunsuzluk bulunmadığım savunmuştur.

C — SONUÇ :

Tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları kanun hüküm­ lerinden de anlaşılacağı üzere, her iki dava konusu olaylarda; «açık ola­ rak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden» veya «açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir üzerinden vergi istenmesi veya alınması» söz konusu olmayıp, Vergi Usul Kanunlarının vergi hataları ve düzeltme hüküm­ leri dışında kalan hukuki sorun ve uyuşmazlık bulunmaktadır.

Bu sebeple zamanında itiraz ve temyiz komisyonlarına başvurul­ mamak suretiyle kesinleşen vergilerin iadesi isteklerini reddeden Maliye Bakanlığı işlemlerinde herhangi bir kanunsuzluk görülmemektedir.

İçtihadın, davanın ayni nedenlerle reddine dair 4 üncü Dairenin 24/12/1962 gün ve E. 1960/196, K. 1962/4803 sayılı kararı doğrultusunda birleştirilmesine 15/6/1974 tarihinde üçte ikiyi aşan oyçokluğuyla ka­ rar verildi.

KARŞI OY

X — Aralarında aykırılık bulunduğu kabul edilerek içtihadın bir­ leştirilmesine sebep gösterilen Dördüncü Daire Kararlarından 1967/2730, 1959/4293 sayılı olanı 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun yüıürlükte olduğu arada diğeri (1960/196-1962/4803 sayılı) ise 193 sayılı vergi usul Kanunun yürürlükte olduğu sırada ve bu Kanunun 406 ncı maddesine dayanılarak alınmıştır. Dolayısiyle ayrı kanunlara dayanıla­ rak verilmiş kararlar arasında aykırılıktan söz edilerek uzun yıllar sonra içtihadın birleştirilmesi yerinde olmayacağından çoğunluk gö­ rüşüne karşıyız.

E. No : 1965/103

K. No:

1974/10

ÖZÜ : Şehit dul ve yetimlere bağlanan aylıkların başlangıç ta­ rihlerinin idareye müracaat tarihlerini takip eden aybaşı mı yoksa Danıştay'a açılan dava tarihlerinin mi esas olduğu konusunda içtiha­ dın birleştirilmesine yer olmadığı Hk.

Şehit dul ve yetimlerine bağlanan aylıkların başlangıç tarihlerinin idareye müracaat tarihlerini takib eden aybaşı olduğuna ilişkin 5 inci Dairenin 3/4/1963 gün ve E. 1962/3088, K. 1963/1339 sayılı kararı ile aksine, Danıştay'a açılan dava tarihlerinin esas bulunduğuna dair aynı dairenin 21/5/1964 gün ve E. 1963/3692, K. 1964/2340 sayılı kararı ara­ sındaki aykırılığın içtihadın birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin Ankara Barosu Avukatlarından Aziz Baban tarafından istenilmesi ve işin Birinci Başkanlıkça İçtihatları Birleştirme Kuruluna havale edil­ mesi üzerine dosya ile ilgili olarak raportör üyenin ve Başkanunsözcüsünün «içtihadın birleştirilmesine mahal olmadığı» yolundaki açık­ lamalarından sonra konuya ilişkin kararlar ve mevzuat incelenip gereği düşünüldü.

521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesinde, İçtihatları Bir­ leştirme Kurulunun, Dava Dairelerinin veya Dava Daireleri Kurulunun kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık ve uyuşmazlık görüldüğü takdirde işi inceleyeceği ve lüzumlu görürse iç­ tihadın birleştirilmesine karar vereceği belirtilmiştir.

Mülga ve yürürlükteki emekli mevzuatı birlikte incelendiğinde 5434 sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce şehit olanların henüz aylık bağlanmamış dul ve yetimleri aylıklarının yazı ile müracaat tarihini takib eden aybaşından itibaren bağlan­ ması gerektiği sonucu doğmaktadır.

Buna göre içtihadın buna uygun düşen 5 inci Dairenin 3/4/1963 gün ve E. 1962/3088, K. 1963/1339 sayılı kararı veçhile birleştirilmesi gerektiği akla gelmekte ise de, bu aylıkların başlangıç tarihleri böylece kanunla tayin ve tesbit edilmiş bulunduğu cihetle bu konuda bir iç­ tihat tesisine yer olmadığı gibi birbirine aykırı kararların çıkması ve bu nedenle bunların birleştirilmesi de söz konusu olmaması gerekir.

Nitekim gerek 521 sayılı Kanunla emeklilik işlerine ilişkin da­ vaları çözümlemekle görevlendirilmiş olan 10 uncu Dairenin yerleşmiş içtihatları gerekse

T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün uzun süreden beri devam edegelmekte olan uygulamaları mevzuata uygun olarak şehit dul ve yetimleri aylıklarının yazı ile müracaat tarihini takib eden aybaşından itibaren bağlanması doğrultusunda olup konu ile ilgili hiç bir davada mevcut değildir.

Bu nedenlerle içtihadın birleştirilmesine yer olmadığına 15/6/1974 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

E. No : 1967/19

K. No : 1974/9

ÖZETİ : 5434 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin değişik (b) fıkrası gereğince evvelce emekliye sevkedilipte haklarında uygulanan bu muamele aleyhine sonradan Danıştay'da dava açmış olanlardan dava açma sırasında 65 yaşlarını ikmal etmiş bulunanların emeklilik işlemleri aleyhine açtıkları davaların esasının incelenip incelenemiyeceği hakkında.

- 2 —