İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1966/4-40, K. 1971/36, T. 02.10.1971

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1966/4-40
Karar numarası
1971/36
Karar tarihi
02.10.1971

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

2 9 M A R T 1972

(Resmî Gazete) Sahife : 7 Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı

E. No : 1966/4 1966/40 ÖZETİ : 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Ka-

K. No : 1971/36 nununa göre muhtaç çiftçiye verilen toprağın.

gerçek dışı beyana dayanılarak elde edilmesi se­ bebiyle, Hazine yararına geri alınmasını sağ­ lamak için. evvelki dağıtım kararının ortadan kaldırılmasına mütedair valilikçe onaylı Toprak Komisyonu kararında İdare Hukuku esaslarına ve mevzuat hükümlerine bir aykırılık bulunma­ dığı hakkında.

I — İstem ve konu :

Konya Valiliği tarafından Danıştay Başkanlığına sunulan 10/2/1966 günlü dilekçede; Konya İlinin Tömek Bucağına bağlı Zincirli Köyünde 1962 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca top­ rak dağıtıldığı, adı geçen köyün 1962 yılında tekrar ele alınarak aynı Kanunun ikinci kez uygulandığı ve bu uygulamada köyde yapılan ince­ leme sırasında zamanın ihtiyar kurulu üyeleri ve bilirkişileri de dahil olmak üzere bazı şahısların. 1952 de yapılan dağıtımda Toprak Komisyonundan fazla toprak edinmek maksadiyle anlaşarak arazi miktarla­ rını gerek adet ve gerekse yüzölçümü itibariyle gizlemeleri sebebiyle kanuna aykırı bir şekilde toprak aldıklarının tespit ve tevsik olunduğu, bu durum karşısında haksız olarak elde edilen arazinin Hazine yararına geri alınmasını sağlamak için 1952 yılı dağıtımının dayanağı olan idarî kararın ortadan kaldırıldığı ve bu yoldaki Toprak Komisyonu kararının valilikçe onaylandığı açıklandıktan sonra, ilgililerin bu karara karşı dava açtıkları, önceleri 9. Dairede çözümlenen davaların idare lehine sonuçlandığı halde, sonradan 8. Dairede çözümlenen bazı davalarda ise müttehaz kararın iptal edildiği belirtilerek her i k i daire kararları ara­ sındaki aykırılığın içtihadın birleştirilmesi yolu ile giderilmesi isten­ miştir.

Konya Valiliğinin bu istemi Birinci Başkanlıkça yerinde görülerek İçtihatları Birleştirme Kuruluna havale edilmiş. 1966/4 numara ile dos­ ya açılmış ve Başkanunsözcüsünün düşüncesi alındıktan sonra dosya te­ kemmül etmiştir.

Hatay Valiliği de 8/8/1966 günlü dilekçesiyle aynı mahiyette is­ temde bulunmuş. 1966/40 numara ile dosya açılmış ve bu dosya da Baş­ kanunsözcüsünün düşüncesi alındıktan sonra tamamlanmıştır.

Aynı mahiyetteki istemleri kapsayan her iki dosyasının birleştiril­ mesine oybirliği ile karar verildikten sonra Raportör Üyenin hazırladığı rapor okunarak işin incelenmesine geçildi :

II — İçtihadın birleştirilmesi yolu ile aykırılığın giderilmesi isteni­ len kararlar :

9 Dairenin 24/12/1964 günlü E 63/2161. K 64/2232 sayılı ka rarına esas teşkil eden dava dosyasında, davacı taraf, evvelce verilen dağıtım kararının geri alınmasına mütedair valilikçe onaylı Toprak Komisyonu kararının iptalini istemiş. 9 Daire Kurulu ise anlaşmazlığı çözümleyerek. aynen : « 1962 yılında idarece yapılan tespitte da­ vacının, dağıtım tarihinde 200 dönümlük norm üzerinde toprağı bulun­ duğu, kendisine verilen toprağın, hakikate aykırı beyana müsteniden ve­ rildiği sabit olmuş ve idare bu tespite dayanarak dağıtım kararını dava konusu kararla geri almıştır.»

«... Bu suretle iptal edilen dağıtım işlemi davacının hakikate ay­ kırı beyanına istinat etmektedir. Bu husus yapılan inceleme sonucunda sabit olduğuna göre. esasen sakat bulunan işlemin geri alınmasında hukuka ve kanuna aykırılık görülmediğinden bu sebeple davanın red­ dine» demek suretiyle oybirliğiyle karar vermiştir.

Aynı nitelikteki 9. Daire'nin 17/9/1994 günlü, E. 1964/17, K. 1964/- 1571 sayılı kararında ise; «... Bu suretle iptal edilen dağıtım işlemi davacının hakikate aykırı beyanına istinat etmektedir. Hakikate aykırı beyanda bulunan kimsenin hüsnüniyetli olduğu kabul edilemiyeceğine ve bu husus sonradan yapılan incelemede sabit olduğuna göre, esasen sa­ kat doğmuş bulunan işlemin geri alınmasında usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davanın bu sebeple reddine.» denilmiştir.

9. Dairenin 17/9/1964 günlü ve E. 1964/203. K 1964/1573 sayılı kararında da anlaşmazlık aynı şekilde çözümlenerek dava reddedilmiş­ tir. Ancak, davacı taraf vekili avukat, müttehaz kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuş 521 sayılı Danıştay Kanunu yürürlüğe girmiş bu­ lunduğundan 9 Daire Kurulu istemi inceleyememiş ve dosyayı anlaş­ mazlığı çözümlemeye görevli 8. Daireye tevdi etmiştir.

8. Daire Kurulu.

29/12/1965 günlü ve E. 65/1291. K. 65 365 sayılı karariyle kararın düzeltilmesi istemini 521 sayılı Kanunun 98 inc maddesine uygun gördüğünden 9. Dairece müttehaz kararı ortadan kal­ dırarak, işin esasını yeniden incelemiştir.

8. Daire bu kararında aynen :

«... Dava dosyasının inckelenmesinden 4753 sayılı Kanun uyarınca 1952 yılında davacıya verilen arazinin, yanlış beyanda bulunduğu ge­ rekçesi ile 29 numaralı Toprak Komisyonunca hazırlanıp valilikçe ona nan 15/3/1963 gün ve 370 sayılı kararla geri alındığı anlaşılmaktadır.

Hernekadar. İdarenin hatalı ve yasalara aykırı gördüğü karar ve işlemlerini kaldırarak yerine birini koyması mümkün ise de; başlangıçta davacının verdiği beyannamenin doğruluk derecesini araştırmak imkâ­ nına sahip olduğu halde bu yola gitmeyerek dava konusu olayda olduğu gibi yıllarca sonra idarenin hatalı olduğu gerekçesiyle kararından geri dönmesine idarî karar ve işlemlerde bulunması zorunlu istikrar prensi­ bine aykırılık açık olduğundan bu ilkeye uyarlığı bulunmayan dava ko­ nusu kararın davacı ile ilgili kısmının iptaline» oyçokluğu ile karar ver­ miştir.

8. Daire Kurulu. 31/5/1965 günlü ve E 66/830. K. 65/2217 sayılı 14/12/1965 günülü ve E. 65/1578. K. 65/3541 sayılı ve 22/3/1966 günlü

E. 65/1674, K. 66/980 sayılı kararlarında da anlaşmazlığı aynı şekilde çözümleyerek açılan davaları iptal hükmü ile sonuçlandırmıştır.

III — Başkanunsözcüsünün düşüncesi :

Başkanunsözcüsü. Danıştay Kanununun 45 inci maddesi uyarınca verdiği düşüncede; 9 ve 8. Daire kararları arasında gerek mucip se­ bepler ve gerekse hüküm fıkraları itibariyle birbirlerine aykırılık bu lunduğunu ve içtihadın birleştirilmesi lâzım geldiğini açıkladıktan sonra esas hakkındaki görüşünü aynen :

İdarî muamele ve kararları geri alınıp alınamıyacağı veya bunların hangi hallerde ve hangi sebep lerle geri alınabileceği ve hangi hallerde ve ne vakit geri alınamıyacag konusu; idare hukukunda oldukça işlenmiş ve açıklık ve kesinlik kazan­ mış bulunmaktadır.

«Bu konudaki genel esaslar kısaca şöyle özetlenebilir :

1 — İdarenin usul ve kanuna uygun olarak ittihaz ettiği muamele ve kararlar; vatandaşlar hakkında müktesep hak teşkil ettiği hallerde idare hiçbir zaman bu muamele ve kararlarından kendiliğinden ve her istediği vakit rücu edemez.

2 — İdare usul ve kanuna açıktan açığa aykırı olmayan ve fakat içtihada mütehammil yanlış tasarruflarından idarî dava açma süresi içinde rücu edebilir. Bu sürenin geçmesi sebebiyle kesinleşmiş olan idare işlemler ilgiliyi olduğu kadar idareyi de bağlar şu kadar ki bu tarzda eylem ve işlemde bulunmaya ilgilinin idareyi yanıltması gerçeğe aykırı beyan ve harekette bulunması ile hiyle ve hud'a yapması gibi iyiniyet ve doğrulukla bağdaştırılması mümkün olmayan kötüniyete müsten hal ve hareketleri, yalan beyan ve belgeleri sebep olmuş ise bu gibi iş lemler, bu esasın dışında sayılır ve geri alınabilir Bunlar ilgilileri hak kında müktesep bir hakkın doğmasına esas ve mesnet teşkil edemiye çeklerinden bu gibi idarî işlemlerin geri alınması da bir hakkı ve meşn bir menfaati ihlâl etmiş sayılmaz.

3 — Açıktan açığa kanuna aykırı veya tamamiyle görev ve yetki dışı tasarruflar hükümsüzlükle malul olduklarından bunlar hiçbir za­ man sıhhat iktisap edemiyeceklerinden her vakit ortadan kaldırılabilir.

Şimdi olay bu anafikirlerin ışığı altında bir incelemeye tabi tutul­ duğu takdirde açık olarak müşahade olunabilir k i 9. Dairenin içtihat kararları bugün umumun kabulüne mazhar olan hukukî görüş ve dü şüncelere daha uygundur.» şeklinde belirtilmiştir.

IV — Mevzuat ve inceleme :

Başkanunsözcüsünün düşüncesinde de açıklandığı gibi yukarıda incelenen 9. ve 8. Daire kararları arasında aykırılık bulunduğundan içti hadın birleştirilmesinin lüzumlu olduğuna oybirliği ile karar verilerek işin gereği düşünüldü :

İçtihadın birleştirilmesi yolu ile aykırılığın giderilmesi istenilenler ve 8. Daire kararlarına esas teşkil eden davalardaki anlaşmazlık toprak dağıtımı hakkındaki kararın İdare tarafından sonraki bir kararla orta dan kaldırılması şeklinde olmuştur.

Sahile : 8 (Resmî Gazete)

29 MART 1972

Mevzuatımızda muhtaç çiftçilere toprak dağıtımını 4793 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu düzenlenmiştir. Bu kanunun 37 - 44 üncü maddelerini içine alan Beşinci Bölümü «arazi verilmesi» hakkın­ daki hükümleri kapsar. Anılan Kanunun 63 üncü maddesine göre çıka­ rılan ve 22/3/1967 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan Çiftçiyi Toprak­ landırma Tüzüğünün 48-53 üncü maddeleri de toprak dağıtımında uy­ gulanacak esasları tespit etmiştir.

Bu kanun ve tüzük hükümlerine göre toprağa muhtaç çiftçilerin verdikleri mahallî ihtiyar kurullarınca onanmış beyan kâğıtları Toprak Komisyonlarınca incelenmekte ve da­ ğıtım cetvelleri hazırlanmaktadır.

Bu dağıtım cetvellerinin valiliklerce tasdiki ise toprağın dağıtılması sayılmaktadır. Dağıtım cetvelleri, vali­ likçe tasdik edildikten sonra borçlandırma senetleri ve dağıtılan topra­ ğın haritaları ile birlikte hak sahipleri adına tescilleri yapılmak üzere valiliğin tescil emri ile birlikte tapuya tevdi edilmektedir. Toprak dağı­ tımında valilere tanınan bu yetki yasal kuvvetini 4785 sayılı Tarım Ba­ kanlığı Toprak İşleri Genel Müdürlüğü görev ve kuruluş kanunundan almaktadır Bu kanunun 9 uncu maddesinin (F) fıkrasında Toprak Ko­ misyonları tarafından hazırlanan arazi dağıtım cetvellerini onamak ve dağıtılan arazinin ilgilileri adına tesciline emir vermekte valiler yetkili kılınmıştır.

Kanun ve tüzük hükümlerine göre tespit edilen bu uygulama toprağın muhtaç çiftçiye ne şekilde dağıtılacağı hakkındadır Dağıtılan toprağın nasıl geri alınacağı hususunda ise, 4753 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde hüküm sevkedilmiştir. Sözü geçen maddeye göre, bu kanunla verilen arazı sahibi tarafından işiletilmiyerek terkedilir veya ortakçılıkla veyahut özürsüz olarak kira ile işletilirse Tarım Bakanlığının bu kanun gereğince ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gayrimenkullerin geri ve­ rilmesini ve tapu kaydının silinerek Hazine adına değiştirilmesini mah­ kemeden istemeye hakkın vardır.

Ancak, içtihadın birleştirilmesine konu teşkil eden 9. ve 6. Daire kararlarında çözümlenen hukukî anlaşmazlıkların yukarıdaki 57 nci madde ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Zira bu davalardaki konu greçek dışı beyana dayanılarak çiftçilere toprak verilmesi hakkındaki dağıtım kararlarının, sonradan yapılan inceleme neticesinde bu durum meydana çıkınca verilişteki usule göre idarece geri alınmasıdır. Burada idare, sakat bir işlem yaptığını, bu sakat işleme ilgilinin gerçek dışı beyanı­ nın sebep olduğunu görmüş ve eski dağıtım kararını ortadan kaldırmış­ tır. (4784/9 F.)

Bu idarî işleme muhatab olan çiftçiler, açtıkları davalarda, idarî işlemlerde bulunması lâzım gelen istikrar ilkesine, yıllarca toprağı iş­ lemeleri sebebiyle vücut bulan müktesep haklarına dayanarak ve Me­ denî Kanunun 638 ve borçlar Kanununun 66 nci maddelerini ileri süre­ rek, evvelce müttehaz toprak dağıtım kararlarının geri alınması hak­ kındaki idarî kararların iptalini istemişlerdir.

Adi zamanaşımını tespit eden Medeni Kanunun 638 inci maddesi;

muhik bir sebep yok iken tapu sicilinde uhdesinde malik sıfatı ile mu­ kayyet bulunan bir gayrimenkulu fasılasız ve nizasız on yıl müddetle ve hüsnüniyetle yedinde bulunduran kimsenin o gayrimenkulun üzerin­ deki hakkına itiraz olunamıyacağını hükme bağlamıştır.

Borçlar Kanununun 66 nci maddesinde ise; haksız surette mal ik­ tisabından dolayı ikame olunacak dava, mütazarrır olan tarafın verdi­ ğini istirdada hakkı olduğuna ıttıla tarihinden itibaren bir sene maruriyle sakıt olur denilmektedir.

Özel Hukuk alanındaki bu hükümlerin, kamu hukuku dalındaki muhtaç çiftçiye toprak dağıtımı mevzuatiyle çözümlenecek anlaşmazlık­ larda uygulama yeri bulunup bulunmadığı bir tarafa, bu hükümler dahi, İdarenin Kanuna uygun işlemi karşısında ilgililere herhangi bir hak sağlıyacak nitelikte değildir.

Nitekim 9. Daire verdiği kararlarda;

. . . hakikate aykırı beyan­ da bulunan kimsenin hüsnüniyetli olduğu kabul edilemiyeceğine ve bu husus sonradan yapılan incelemede sabit olduğuna göre. esasen sakat doğmuş bulunan işlemin geri alınmasında usul ve kanuna aykırılık» gör­ memiştir.

V — Sonuç:

Türk ve yabancı idare hukuku yazarları sakat ve kanuna aykırı idarî işlemlerin idare tarafından geri alınabileceği hususunda tam bir görüş birliği İçindedirler.

İdarenin sakat ve dolayısiyle hukuka aykırı bir işlemine idare edilenin gerçek dışı beyanı veya hiylesi sebep olmuşsa durum tabiatiyle daha da ağırdır. Bu ahvalde, idare iğfal edilmiş olduğundan, idare edilen için sağlanan hukukî vaziyetler hiçbir zaman müktesep bir hak teşkil etmez ve bu kabil işlemler her zaman makable şamil olarak idare tara­ fından geri alınabilir. İdarenin bu tarzdaki hareketi hiçbir şekilde idari istikrarı zedeleyecek nitelikte de değildir.

Bu görüşlerin ışığı altında oluşan yerli ve yabancı idari yargı İç­ tihatları da nazarı dikkate alınarak, içtihadın, hukuka ve mevzuata daha uygun bulunan 9. Daire kararları yönünde birleştirilmesine 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 ve 46 nci maddeleri uyarınca 2/10/1971 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığından 1 — (925+20O) lira maaşla Ovacık (Çankırı) Sorgu Hâkimliğine Sivrihisar Hukuk Hakimi Mehmet Ergün (11091), 2 — (750+200) lira maaşla Karlıova Sorgu Hâkimliğine, Sivas Ceza Hâkimi Hasan Basri İnce (11094).

3 - (475+150) lira maaşla Selim Sorgu Hâkimliğine, Muş Ceza Hâkimi Hilmi Rena Hakgüden (14476), 4 _ (400+150* lira maaşla imranlı Sorgu Hâkimliğine, Iğdır Tapulama Hâkimi Bahattin Sönmez (14743), 5 - (400+150) lira maaşla Gürün Hâkimliğine Çorum Ç. Savci Yardımcısı Hayri Öner (15149), 6 — (350+100) lira maaşla Ortaköy (Niğde) Sorgu Hâkimliğine» Adilcevaz Hâkimi Hasan Yavuz (16514),, 7 — (3104-100) lira maaşla Kelkit Sorgu Hâkimliğine Keban Hâ­ kimi Agâh Değer'in (15948) Aatanmalarına dair Yüksek Hâkimler Kurulu Birinci Bölümünce verilen 16/3/1972 tarihli karar Yüksek Hâkimler Kurulu Genel Kuru­ lunun 20/3/1972 gün ve 113/125 sayılı kararı ile onanmıştır.

G E N E L G E L E R

Ticaret Bakanlığından :

Dışticaret İşlerine Dair Sirküler Anlaşmalar: (72/13) 1971/72 devresi Türkiye Bulgaristan Ticaret Protökoluna ek «A» Listesinin 167 sıra numarasında kayıtlı «Muhtelif» faslından karşılan­ mak üzere aynı Listenin 86 sıra numarasında yer alan 73.07.10,20,40 gümrük tarife ve istatistik pozisyonlu blumlar, kütükler ve saç plâtinaları için $ 435.000,— lık ek kontenjan tefrik edilmesi ve anılan «Muh­ telif» faslının aynı miktarda, artırılması uygun görülmüştür, Dışticaret İşlerine Dair Sirküler İthalât: (72/21) A I D yolu ile yapılacak ithalâtta, yükleme akreditif vadesi dahi­ linde yapılmış olmakla beraber malların nakil mecburî aktarma ve tahliye nedeniyle ithal vadesinden sonra gümrüklere gelmesi hafinde ithal süresi Ticaret Bakanlığınca uzatılır, Müracaatların, malların gümrüklere geldiği tarihten itibaren (15) gün zarfında, aşağıda belirtilen belgelerle, birlikte Ticaret Bakanlığına yapılması gerekmektedir.

1. İthal müsaadesinin aslı

2. Mala ait fatura ve konşimento

3. Ordino veya mata gümrüğe geldiği tarihi belirten yetkili merci tarafından verilmiş bir b e l g e