İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1968/9, K. 1972/1, T. 08.01.1972

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1968/9
Karar numarası
1972/1
Karar tarihi
08.01.1972

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

— 10 — Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı

E. No : 1968/9

ÖZÜ : İstek üzerine kanuna uygun olarak ya-

K. No : 1972/1 pılan emeklilik işleminin idarece geri alınması­ nın mümkün bulunmadığı Hk.

İsteği üzerine emekliye ayrılan memurların, müracaatları üzerine yeniden göreve atanmaları halinde kurumlarınca emeklilik işlemleri­ nin geriye alınıp almmıyacağı konusunda Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 15/10/1965 gün ve E. 1965/301, K. 1965/766 sayılı kararı ile 10 uncu Dairenin 18/12/1967 gün ve E. 1967/279, K. 1967/2692 sayılı kararı arasında aykırılık ve uyuşmazlık bulunduğu nedeniyle bu ay­ kırılığın içtihadın birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin bir ilgili tara­ fından istenilmesi ve işin Birinci Başkanlıkça İçtihatları Birleştirme Kuruluna sevkedilmesi üzerine söz konusu kararlar, Başkanunsözcüsünün düşüncesi, raportör üyenin raporu ve konu ile ilgili yasalar incelendi ve gereği düşünüldü:

1 — İçtihadın birleştirilmesi konusunu teşkil eden Dava Daire­ leri Kurulunun 15/10/1965 gün ve E. 1965/301, K. 1965/766 sayılı kara­ rındaki maddî olaya göre, davacı, isteği üzerine İçişleri Bakanlığınca emeliye sevkedilmiş, 1963 yılında yaptığı müracaat üzerine kurumunca emeklilik işlemi geri alınmak suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne atanmış, hakkında yapılan bu işlemin T. C. Emekli Sandığı Müdürler Kurulunca kabul edilmemesi üzerine bu kararın iptalini talep et­ miştir.

Dava Daireleri Kurulu, yukarıda sözü geçen kararıyla; «İdarî ma­ kamlar tarafından tesis olunacak tasarrufları murakabe ve kontrola ancak üst ve vesayet makamlarının veya menfaati haleldar olanların açacakları davalar üzerine idarî kaza mercilerinin yetkili olduğu, bu­ nun dıışnda idarî tasarrufların mevzuata aykırılığı iddia edilemiyeceği ve icaplarının yerine getirilmesinden içtinap olunamayacağı hususu Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 6/7/1961 gün ve

E. 1961/22, K. 1961/378 sayılı kararıyla hükme bağlandığından davacı hakkında evvelce ittihaz olunan emeklilik tasarrufunun geri alınma­ sına dair İçimleri Bakanlığı kararının kabule şayan olmadığı yolundaki Emekli Sandığı Müdürler Kurulu kararının mevzuata ve hukuk esas­ larına uyarlığı bulunmadığı cihetle iptaline» denilmek suretiyle ida­ renin istek üzerine evvelce yaptığı emeklilik işlemini ortadan kaldıran kararını, T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün uygulamaktan imtina edemiyeceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

2 — 1 0 uncu Dairenin 18/12/1967 gün, E. 1967/279, K. 1967/2692 sayılı kararındaki maddî olayda ise, davacı, isteği üzerine Millî Eğitim Bakanlığınca 1953 yılında emekliye sevkedilmiş, 1960 yılından itibaren aynı Bakanlıkta emekli olarak istihdam ediliyorken 1966 yılında mü­ racaatı üzerine emeklilik işlemi 1953 yılından geçerli olmak üzere aynı Bakanlık tarafından geri alınmış, bu geri alma işleminin T. C. Emekli Sandığı Müdürler Kurulunca kabul edilmemesi üzerine san­ dığın bu kararının iptalini istemiştir.

10 uncu Daire yukarıda tarih ve numarası yazılı kararıyla; «Kul­ lanılması ferdin izhar ve talebine bağlı olan ve idarece yapılan idarî tasarruflarda vaki talep üzerine hukukun terettüp ettirdiği tasarrufun tesisinden ve diğer neticelerin husulünden sonra idarenin fonksiyonu kalmıyacuğmdan, idarenin genel fonksiyonlarına ait kaidelerin tatbik edilmiyeceği cihetle kullanılması başka bir hak sahibinin talebine bağlı yetkiye istinat eden tasdik tasarrufları ile teklife bağlı tasarrullarda da bu yetki kullanılmakla idarî fonksiyon son bulacağına g'h'f mezkûr tasarrufları kaldırma ve geri alma mümkün değildir. Davacı­ nın 5434 sayılı Kanuna göre emekliye şevki hakkında talebini izhar etmesine binaen Millî Eğitim Bakanlığınca kanunun verdiği yetkiye istinaden tesis edilen tasarrufla idarenin yetki ve fonksiyonu son bul­ muştur. Bu sebeple. Millî Eğitim Bakanlığının, 1953 yılında isteği ile emekliye sevkedilen davacının 1/11/1966 günü 1953 yılından geçerli olarak emekliye sevk işleminin iptal edilmesi yolundaki muamelesi yoklukla malûl olması sebebiyle, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü­ nün, hükümsüz olan bu idarî tasarrufu tanımamasında kanuna aykırı­ lık bulunmadığı gibi, bu husus kabul edilmediği takdirde, davacının emekliye sevkedildiği zaman T. C . Emekli Sandığı Müdürler Kuru­ lunca verilen karararmı değiştirmiyeceği yolundaki kararı, Millî Eğitim Bakanlığının adı geçenin emekliliğini kaldırması hakkındaki kararını muratebe ve vesayet murakabesine tabi tutmak suretiyle verilmiş bir karar olmayıp, kendi kanunu hükümlerine dayanarak müstakilen verdiği bir karar olduğu cihetle davacının emekliye şevki üzerine Emekli Sandığı Müdürler Kurulunca verilen ilk tahsis kara­ rının kaldırılmıyacağma dair kararda kanuna aykırılık yoktur. İsteği üe emekliye ayrılmanın idarece geri alınıp kaldırılması hakkında da bir içtihadı birleştirme kararı mevcut olmadığından kanuna uygun ola ı ak alman Emekli Sandığı kararı karşısında kanuna uygun olma­ yan Millî Eğitim Bakanlığının isteği ile emekliye aynıma kararının geri üiınarak kaldırılmasının tesiri bulunmayan bir karar olarak kalacağından davanın bu sebeple reddine» denilmek suretiyle idarenin, istek üzerine evvelce yaptığı emeklilik işlemini makabıe .şamil olmak üzere ortadan kaldıran kararı yoklukla malûl bir karar olması sebe­ biyle T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tanınmamasında ka­ nuna aykırı bir cihetin bulunmadığı hususu hüküm altına alınmıştır.

Bu konuda, aynı hukukî durumda olan iki davacı hakkında bir­ birine uymayan kararlar verilmiş bulunduğundan içtihadın birleştiril­ mesinin lüzumlu olduğuna 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesine göre oyçokluğu ile karar verildikten sonra işin esası ince­ lendi :

5434 sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun 545 sayılı Kanunla değişik 100 üncü maddesi, emekli, adi mamullük veya vazife malullüğü aylığı almakta iken (erlerle, emeklilik hakkı şarta bağlı olanlar hariç) emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilenlerin tekrar emekliye ayrılmalarını istemeleri veya emekliye sevk edilmeleri halinde kendi­ lerine veya ölümlerinde dul ve yetimlerine ve eski ve yeni hizmet­ lerinin toplamı üzerinden ve bu kanun hükümleri dairesinde aylık bağlanacağını, ancak, bu gibilere yeniden bağlanacak aylıkların eski aylıklarından az olamıyacağım açıklamış olmakla madde, emekli istih­ damının ve tekrar emekliye şevkin mümkün olduğunu kabul etmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1327 sayılı kanunla deği­ şik 93 üncü maddesi de, bu kanuna tabi kurumlardan kendi istek­ leri ile emekli olup sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar kanunun 92 nci maddesi hükümlerine göre, kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden devlet memurluğuna alınabileceğini hüküm altına almış bulunduğuna göre, isteği üzerine emekliye ayrılan me­ murların müracaatları üzerine sözü geçen 92 nci maddedeki esaslara uyularak emeklilik kaldırılmadan yeniden devlet memurluğuna alın­ maları mümkün olmakta ve bu hükümlerle emekli memur ile emekli olmayan memur arasında kadro, terfi, taltif, tecziye bakımından fiilî ve hukukî bir ayırım yapılmamakta, bu gibilere 5434 sayılı Kanuna 1101 sayılı Kanunla eklenen 3 üncü, 1325 sayılı Kanunla eklenen 6 nci maddtlerin öngördüğü şekilde sonraki hizmetleri için ikramiye öden­ mekte, dolayısiyle emekli olarak istihdam edilen memur ile diğer me­ murlar arasında eşitlik sağlanmış bulunmaktadır.

Bu duruma göre, mevzuatımızda, kendi istekleri üzerine kanuna uygun olarak emekliye sevkedildikten, emeklilik işlemi hukukî sonuç­ lar hasıl ettikten, bu konuda idarî dava açma süresi geçtikten sonra ve emekliliğin kaldırılması hakkında idarî yargı kararı da bulunma­ dan istekle emeklilik tasarrufunun geri alınmasını ve geri alma iş­ leminin makable teşmilini mümkün kılan bir kanun hükmü bulun­ mamaktadır.

Kaldıki idarenin istek üzerine kanuna uygun olarak tesis ettiği emeklilik tasarrufunun geri alınması idare hukukunda bulunması gereken güven ve istikrar esaslarını da zedeleyeceğinden, geri alma tasarrufunun Emekli Sandığı tarafından uygulanmaması kanuna ay­ kırı bir durum teşkil edemez.

Bu sebeplerle içtihadın, istek üzerine kanun ve hukuk pren­ sibine uygun olarak yapılan emeklilik işleminin idarece geri alınma­ sına ve geri alınma işleminin makable teşmiline imkân olmadığı yo­ lundaki esas ve görüş istikametinde birleştirilmesine 8/1/1972 gü­ nünde üçte ikiyi aşan oyçokluğu ile karar verildi.

AYRIŞIK O Y

X — Dava Daireleri Kurulunun 15/10/1965 gün ve E . 1965/301,

K. 1965/766 sayılı kararı ile 10 uncu Dairenin 18/12/1967 gün ve

E. 1967/279, K. 1967/2692 sayılı kararlarının noktaî hareket ve kapsa­ dığı maksat konu ve sonuçlar bakımından aralarında ayrılım vardır.

Dava Daireleri Kurulu kararı taleben emeklilerde geri alma ta­ sarrufunu tesis eden makamın Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü vesa­ yet murakabe ve müratebe mercii bulunmaması itibariyle idarelerin ahmş oldukları kararları uygulamaktan imtina edemiyecekleri ve — 11 — gereğini mutlaka yerine getirmeğe mecbur oldukları mahiyetinde tecelli etmiştir. 10 uncu Dairenin kararı ise taleben emekli olan kim­ senin bilâhara idaresine baş vurması sonucu idarenin göreve tayin ile birlikte emekliliği geri almasının ve evvele teşmilinin mümkün olama yacağı, ilk emeklilik tasarrufu hukukî sonuçlar vermiş bulunduğun­ dan ve idarenin bu tasarrufla fonksiyonu kalmadığından ikinci defa emekliliğin geri alınması gibi bîr tasarruf tesisine hukukî imkân bu­ lunmadığı, bu tasarrufun lüzumsuz ve yok hükümde olduğu gerekçe­ sini kapsamaktadır.

Bu duruma göre; konu emeklilik olmakla beraber sonuç ve ge­ rekçeler her iki kararda da tamamen ayrı bulunduğundan ayrı olan kararlar sebebiyle içtihadın birleştirilmesi müessesesinin çalıştırılma­ sına imkân olmadığı görüşü ile çoğunluk kararma karşıyız.

AYRIŞIK OY

X X — İçtihadın birleştirilmesine konu olan iki karardan Dava Daireleri Kurulunun kararı: 1961/378 sayılı içtihadın değiştirilmesi kararındaki bir kamu idaresi tarafından ittihaz olunan bir kararın (hiyerarşik ve vesayet murakabesi dışında) başka bir idare tarafından murakabe edilemiyeceği ve mevzuata aykırılık iddiasıyla icaplarının yerine getirilmesinden içtinap olunamıyacağı görüşüne dayanılarak bu görüş muvacehesinde, memurun isteği üzerine evvelce yapılan emek­ lilik tasarrufun geri alınmasına dair olan Bakanlık kararını kabule şayan görmeyerek reddeden T. C. Emekli Sandığının kararı uygun bulunmayarak iptali ile sonuçlanmıştır.

Onuncu Dairenin karan ise: Memurun isteği üzerine evvelce yapılan emeklilik tasarrufunun geri alınmasına dair olan Bakanlık kararını, kabul edilmiyeceği ve yerine getirilmiyeceği yolunda verdiği kararla reddeden T. C. Emekli Sandığının kararı, (Daire kararında yazılı gerekçelerle) uygun bulunduğundan davanın reddi ile sonuç­ lanmıştır.

Görülüyor ki aynı nev'iden olaylara ilişkin olan ve Emekli San­ dığının kabul etmemesi yolunda verilmiş bulunan kararları aleyhine açılan davalarda birinde iptal ile diğerinde ret ile sonuçlanan Emekli Sandığının kararlarıdır.

Şimdi; İçtihadın birleştirilmesinde, faal idarenin istek üzerine emekliye sevk işlemlerinin geriye alınamayacağı hükmüyle yetinilmiştir. Oysa içtihada konu olan kararların iki yönü vardır:

1 — İstek üzerine emekliye sevk kararının geri alınıp alınmaya­ cağıdır. Faal idarenin bu türlü işlemini geri alamayacağı tekarrür ettirilmekle içtihadın birleştirilmesi tamamlanmış olamaz. Başka de­ yimle; idarelerin istek üzerine verilen emekliye sevk kararlarını geri alamayacaklarını hükme bağlamakla Emekli Sandığı dışındaki idare­ lere hitabeden bir karar verilmiş oluyor ki bu karar Emekli Sandığı­ nın ne yapacağı sorununu çözümlememektedir.

2 — Emekli Sandığının, bu türden bir geri alma karanm kabule mecbur olup, olmayacağıdır. İçtihadın birleştirilmesi asıl konunun bu yönü üzerinde olmak gerekir. Zira Danıştay'ın içtihadın birleştirilmerine konu edilen kararlan, Emekli Sandığının istek üzerine emekliye şevkin geri alınmasının kabul edilemiyeceği yolundaki kararlarına iliş­ kindir. Kararlardan biri Emekli Sandığının kararını uygun bulmakta diğeri uygun bulmamaktadır.

Her iki karardaki, hüküm fıkrası;

Emekli Sandığının bu kararlarını hükme bağlamaktadır.

Hal böyle iken Danıştay kararlannın asıl birbirine aykırılığını teşkil eden hüküm fıkralarına değinen bir gerekçe oluşturulmamış olması, içtihadın birleştirilmeksizin bırakılması anlam ve sonucunu hasıl etmiş bulunmaktadır.

Sonuç: En gerekli yerinde içtihadın birleştirilmesi yapılmak­ sızın verilmiş bulunan karara karşıyız.

>• ••

Y Ö N E T M E L I K L E R

Millî Eğitim Bakanlığından :

Dönem sistemi uygulayan İktisadî ve Ticarî İlimler Aka­ demileri Öğrenci ve Lisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliği­ nin 1, 2, 12, 13, 15, 17, 18 ve 21. maddelerinin değiştirilme­ sine ve 14. maddenin kaldırılmasına ait Yönetmelik Madde 1 — Yönetmeliğin 1, 2, 12, 13, 15, 17, 18 ve 21. maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 1 — İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinde lisans öğre­ timi dört yıldır (sekiz dönem).

Bir öğretim yılı iki döneme bölünür ve bir dönemin kaç haftayı kapsayacağı Profesörler Kurulunca kararlaştırılır. Bir dönem onüç haftadan az olamaz.

Madde 2 — Her iki dönemde derslere başlama ve sona erme günleri birinci madde gözönüne alınarak Yönetim Kurulunca karar­ laştırılır.

Madde 12 — Her iki dönemde okutulan derslerin sınavlarında başarı gösteren öğrenciler bir üst sınıfa geçerler. Sınavlarda başarı gös­ teremeyen öğrenciler kaldıkları derslerden Yönetim Kurulunun tes­ pit edeceği tarihlerde bütünleme sınavlarına girerler.

Madde 13 — İki yıl üst üste dönem ve bütünleme sınavlarında basan gösteremeyen öğrencilerin Akademi ile ilişkileri kesilir.

Bütünleme sınavlarında tek dersten başarı göstereme-yen öğren­ ciler bir üst sınıfa devam edebilirler ve bu sınıfın sınavlarına gire­ bilirler. Ancak, borçlu kaldıkları dersin sınavını, borçlu okudukları sınıfın sınavlarında başarmak zorundadırlar.

İki yıl üst üste sınavlarda başarı gösteremeyip Akademi ile iliş­ kileri kesilen birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencileri, üç yıl içinde Akademiye başvurarak sadece başaramadıktan derslerden sınava ka­ bul edilmelerini isteyebilirler. Bu gibi öğrenciler bir defaya mahsus olmak üzere birinci ve ikinci dönem ve bütünleme sınavlarına alınır­ lar.

Dördüncü sınıfın bütünleme sınavlarında başarı gösteremeyen öğrenciler müteakip yıllarda dönem sonu sınavlarına ve bütünleme smavlanna girebilirler.

Ancak, ikinci yıldan sonra bunlara öğrenci haklarından faydalanmalannı sağlayacak belge verilmez.

Belgeli öğrenciler, sınav haklannı kullanırken, sınava girecekleri dönemde dersi yürüten öğretim üyesinin izlediği müfredatlardan ve tes­ pit ettiği şartlardan sorumlu tutulurlar.

Madde 15 — Sınavlar yazılı olarak yapılır. Test. şeklinde yapı­ lan sınavlar da yazılı sınav sayılır. Dersi okutan öğretim üyesi veya görevlisi lüzum gördüğünde okuttuğu dersin sınavım sözlü olarak ya­ pabilir ve durumu sınav döneminden önce Reisliğe bildirilir.

Madde 17 — Sınavların başlama tarihi Yönetim Kurulunca tespit edilir. Sınavların gün, saat ve yerlerini gösterir sınav programı Aka­ demi Reisliğinçe hazırlanarak Akademi içinde ilân edilir.

Sınavlara girecek öğrenci sayısı, yer ve zaman imkânlarına ve şart­ larına göre, Yönetim Kurulu karariyle, gündüz sınıflarının sınavlan saat 17.00 den sonra ve gece sınıflarının sınavları saat 17.00 den önce yapılabilir.

Madde 18 — Öğrenciler Akademi Reisliği tarafından gösterilen grupta, sıra siyle ve zamanında sınavlara girmek zorundadırlar. Her ne sebeple olursa olsun grupta, sırasında ve zamanında sınavına gireme­ yen öğrenci veya öğrenciler için ayrı sınav açılmaz.

Madde 21 — Sınav notları pekiyi, iyi, orta ve geçmez olarak veri­ lir.

Numenin verilmesinde pratik çalışma, seminer, ödev ve devam du­ rumları gözönünde tutulabilir.

Madde 2 — 14. madde kaldınlmıştır.

Madde 3 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4 — Bu Yönetmeliği Millî Eğitim Bakanı yürütür.

Milli ıSavunma Bakanlığından :

Türk Silâhlı Kuvvelerinin İç Hizmet Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin değiştirilmesine dair Yönetmelik Madde 1 — Türk Silâhlı Kuvvetleri îç Hizmet Yönetmeliğinin 77 nci maddesi to fıkrası, 125 inci maddesi son fıkrası ve 710 uncu mad­ desi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir :