İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1969/13, K. 1971/18, T. 13.03.1971

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1969/13
Karar numarası
1971/18
Karar tarihi
13.03.1971

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

Sahife : 4 (Resmî Gazete)

5 AĞUSTOS 1971

Konsey üyelerinin tamsayısının 1/2 sinin yazılı teklifiyle de Rektör Üniversite Konseyini toplantıya çağırabilir.

Madde 6 — Üniversite Konseyi, Rektörün isteği üzerine, aşağıdaki konularda Rektöre ve Rektör kanalı ile Mütevelli Heyetine mütalaa ve tavsiyelerde bulunur:

a. Üniversite'nin akademik çalışmalarının düzenlenmesi, b. Üniversite'de yeniden kurulacak fakülte, bölüm ve araştırma enstitüleri, c. Üniversite'nin vereceği şeref payeleri, d. Üniversite'nin çalışması ile ilgili kanun tasarıları, yönetmelikler ve çalışma esasları, e. Her öğrenim yılında fakültelere ve bölümlere alınacak öğrenci sayısı, f. Fakültelerin vereceği çalışma programları ve bunlar arasında koordinasyonu sağlayıcı tedbirler, g. Üniversite'ye en yüksek kalitede, öğretim üyesi tedariki ve bun­ ların Ünlversite'ye bağlılıklarının sağlanması tedbirleri, h. Üniversite'nin akademik ve idari örgütleri içinde ve arasında ahenkli çalışmayı sağlama yolunda tedbirler,

1. Fakülte, bölüm ve enstitüler arasındaki öğretim üye ve yardımcısı sayısı dengesinin sağlanıp korunması yolunda tedbirler, j .

Rektörlükçe getirilecek sair her türlü hususlar.

Üniversite Konseyinin yukarıda sıralanan bütün karar, mütalaa ve tavsiyeleri istişarî niteliktedir. Kesin karar sorumluluğu, kendisine yetki verilmiş olan konular için Rektöre ve Mütevelli Heyetine aittir.

Madde 7 — Üniversite Konseyi aşağıdaki konularda karar alma yetkisine sahiptir:

a. Bir öğrencinin başarısızlık sebebi ile Üniversiteden uzaklaştırıl­ ması yolundaki Fakülte kararına olacak itirazların incelenip kesin sonuca bağlanamsı, b. öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin Üniversite Konseyi yetkisine bıraktığı kararlar, c. Yönetmelikler ve Mütevelli Heyeti kararları ile kendisine karar yetkisi verilecek sair hususlar.

Madde 8 — 7 nci maddeye göre Üniversite Konseyinin karar yet­ kisi olan hallerde kararlar toplantıda mevcut üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Karar oylamasında çekimser oy red sayılır.

Mütalaa ve tavsiyelerde, kanaatlar üzerinde toplanan oy sayısı be­ lirtilmekle yetinilir.

Madde 9 — 7 nci maddeye göre Üniversite Konseyinin karar yetkisi olan hallerde, Rektör, kararın belli bir süre içinde alınmasını isteyebilir.

Bu süre içinde de karar alınmazsa Konseyin karar yetkisi Rektöre geçer.

Madde 10 — Orta Doğu Teknik Üniversitesi Akademik Teşkilât Yönetmeliğinin 15, 16 ve 17 nci maddeleri ile 11/3/1971 gün ve 1377 sa­ yılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olan ve Akademik Teşkilât Yönetme­ liğine eklenen geçici madde yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 — Rektör, bu Yönetmeliğin Resmî Gazete'de neşrin­ den sonra mümkün olan en kısa zamanda Üniversite Konseyinin kurul­ ması için gerekli tedbirleri alacaktır.

Geçici Madde 2 — 1970-1971 ders yılının ertelenmiş olan İkinci sö­ mestrinde görev yapacak Üniversite Konseyinin teşkilinde, seçimle gele­ cek üye sayısının hesabına esas olacak profesör sayısı, ikinci sömestrenin ilk günü esas alınarak Rektörlükçe ilân edilir.

Madde 11 — Bu Yönetmelik, Mütevelli Heyetince kabulünden sonra Resmî Gazete'de yayınlandığı tarihte yürürlüğe girer.

— Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı Esas No : 1969/13

ÖZETÎ : Bir vergi veya vergi cezası borcundan Karar No : 1971/18 ötürü kendilerine ödeme emri tebliğ olunan yü­ kümlülerin ihbarnamenin ilân yoluyla tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek yaptıkları itirazlar üzerine itiraz Komisyonlarınca verilen kararla­ rın doğrudan Danıştayda incelenmesi gerektiği hakkında Danıştay İçtihatları Birleştirme Ku­ rulu Karan.

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki 6183 sayılı Yasanın 55 inci maddesi hükmüne göre adlarına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmiş olan yükümlülerin; vergi ihbarnamesinin kendilerine tebliğ edil­ memiş bulunduğunu, şayet ilânen bir tebliğ yapılmış ise ortada bu yola başvurulmasını gerektirecek koşulların olmadığını ileri sürerek ödeme emrine yaptıkları İtirazlar üzerine itiraz Komisyonlarınca verilen ka­ rarlar» bozulması isteği ile Danıştay'da açılan davaların 6183 sayılı Yasa yönünden mi, yoksa 213 sayılı Yasanın 406 ne maddesi hükmü gereğince dosyalarının Temyiz Komisyonuna tevdi olunması suretiyle Vergi Usul Kanunu yönünden mi incelenerek karara bağlanacağı konusunda Danış­ tay Yedinci Dairesince verilen 17/2/1961 gün ve E. 60/,12670, K. 61/718 sayılı karar ile yine Yedinci Dairesinin 21/3/1960 gün ve E. 60/7522,

K. 60/400 sayılı kararı arasında aykınlık olduğunu belirterek içtihadın birleştirilmesini istemeleri üzerine Danıştay İçtihatları Birliştirme Ku­ rulunca 1/2/1962 gün ve E. 62/1, K. 62/47 sayılı kararda «vergi ihbar­ namelerinin tebliğinde meydana getirildiği iddia olunan usulsüzlüklere ait uyuşmazlıkların işin esasına taallûk ettiği ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılacak incelemelerin Temyiz Komisyonundan geç­ mesi lâzım geldiği hususunun Danıştay Yedinci Dairesince müstekar İçtihat haline getirilmek suretiyle kararlara bir istikamet verilmiş bu­ lunduğu ve içtihadın birleştirilmesine lüzum ve mahal kalma­ mış olduğu» na karar verildiği toüdirilmiş iken daha sonra Danıştay Do­ kuzuncu Dairesince 26/3/1968 gün ve E. 67/1636, K. 68/932 sayı ile ve Danıştay Onbirinci Dairesince 16/1/1969 gün ve E. 68/1699, K. 69/57 sayı ile bu karara aykın olarak karar verildiğinin Maliye Bakanlığınca İleri sürülmesi ve içtihadın birleştirilmesi, dileği İle Danıştay Başkan­ lığına başvurulması üzerine açılan dosyada bulunan belgeler, Başkanunsözcüsünün düşüncesi, Raportör Üyenin raporu ve konu ile ilgili yasalar incelenerek gereği içtihatları Birleştirme Kurulunca konuşulup düşünüldü:

Danıştay Dava Dairelerinden biri tarafından veya Dava Daireleri Kurulunca verilmiş bir karar ile İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafın­ dan içtihadın birleştirilmesine yer olmadığı yolunda verilen bir karar arasında varlığı görülen aykırılığın içtihadın birleştirilmesine konu ya­ pılması olanağı bulunmadığından, Danıştay Içtihatlan Birleştirme Ku­ rulunun 1/2/1962 gün ve E : 62/1, K : 62/47 sayılı karan yerine Ye­ dinci Dairenin bu kararda sözü geçen 17/2/1960 gün ve E : 60/12670, K :

61/718 sayılı kararının ve Dokuzuncu Dairenin Maliye Bakanlığı yazı­ sında belirtilen 26/3/1968 gün ve E : 67/1636, K : 68/932 sayılı karan yerine maddî olay yönünden 17/2/1960 gün ve E : 60/12670, K : 61/718 sayılı karara daha uygun düşen yine Yedinci Dairenin 12/10/1968 gün ve E : 68/596, K : 68/1634 sayılı kararının ele alınması suretiyle iş in­ celendi Danıştay Yedinci Dairesinin 17/2/1961 gün ve E :

60/12670, K. 61/718 sayılı kararına konu olan uyuşmazlıkta olayın;

ihbarnamenin yükümlüye ilân yoluyla duyurulması sonunda verginin kesinleştiği inan­ cı ile İdare tarafından borçlu adına ödeme emri düzenlenip verilmesi ve aynı borçlu tarafından verginin kendisine ihbarname ile tebliğ edilme­ diği ve vergi dairesi müdürlüğünce bilinen adresinde aranmadığı, ilânen tebliğin kanun hükümlerine uygun olmadığı ileri sürülerek itiraz edil­ mesi biçiminde geliştiği ve itiraz Komisyonunun ihbarname tebliğini hükümsüz sayarak vergi borcunun doğmamış olduğuna dolayısiyle öde­ me emrinin iptaline karar verdiği, vergi dairesi müdürlüğünün bu ka­ rara karşı dava açtığı ve Danıştay Yedinci Dairesince « Ge­ lir vergisinden dolayı adına tanzim olunan ödeme emrine vâki, tebliga­ tın usulsüzlüğü yolundaki itirazını tahakkuka itiraz mahiyetinde kabul ederek iptal eden itiraz Komisyonunun 31/3/1958 tarih ve 408 sayılı kararının bozulması talebiyle ^açılmış bulunan işbu davanın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 406 nci maddesi gereğince Temyiz Komisyonuna başvurulmadan ikame olunduğu ve bu suretle merci tecavüz edildiği anlaşılmış bulunduğundan; 3546 sayılı Kanuna 73S4 sayılı Kanunla ek­ lenen maddenin son fıkrası gereğince dava evrakının bidayeten tetkik mercii olan Vergiler Temyiz Komisyonuna tevdiine .'» karar ve­ rilmiş iken yine aynı dairece verilen 12/10/1968 gün ve E : 68/596, K :

68/1634 sayılı kararda ise; «6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine İsti­ naden ödeme emri tebliğ edilebilmesi için, amme alacağının vadesinde ödenmeyerek kabili tahsil hale gelmiş olması icabetmektedlr.

Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü madde­ sine göre ilânen tebligat yapılabilmesi, muhatabın adresinde bulunama­ ması halinde yapılacak işlemlerin, aynı kanunun 102 nci maddesinin son fıkrası mucibince, komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar he­ yeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve key­ fiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve

LDFGKMDFLGKDLFGMKDFLGMKDL

5 AĞUSTOS 1971

(Resmî Gazete 1 Sahile: 5 hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit edilmiş olmasına bağlıdır.

Olayda ise, vergi ihbarnamesi muhatabın adresinde bulunamaması nedeniyle ilânen tebliğ edilmiş ve süresinde itiraz edilmediğinden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmiş bulunmakta ise de, vergi tebliğ zarfının incelenmesinden, posta memurunun imzasının mevcut olmakla beraber, diğer ikinci imzanm kime ait olduğu belirtilmediğinden posta memu­ ruma tespit edilen durumun yukarıda yazılı şahıslardan biri huzurun­ da icra edilip edilmediğinin ve bu suretle, ilânen tebligatın kanunî şart­ larının tekevvül edip etmediğinin araştırılması ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, vergiye süresinde itiraz edilmediğinden bahisle ödeme emrinin tasdikinde isabet görülmediğinden davanın kabulü ile, itiraz Komisyonunun 16/3/1968 gün ve 77 sayılı kararının bozul­ ması » yoluna gidildiği ve Onbirincı Dairenin 16/1/1969 gün

E : 68/1699, K : 69/57 sayılı kararında da yine «6183 sayılı Amme Ala­ caklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesi, ödeme emirlerine vaki itirazlar üzerine verilen İtiraz Komisyonu kararlarının kesin olduğunu hükme bağlamış bulunmaktadır. Bu itibarla, Temyiz Komisyonunca İtiraz Komisyonu kararının incelenerek verginin esası hakkında karar verilmesinde isabet görülmediğinden 29/6/1968 gün ve 2176 sayılı Temyiz Komisyonu Üçüncü Daire kararmın bozularak orta­ dan kaldırılmasına;

521 sayılı Danıştay Kanununun 68 inci maddesinin son fıkrası uya­ rınca itiraz komisyonu kararının incelenmesine gelince :

Ödeme emrine karşı yapılan itirazın incelenmesi sırasında ilân yolu ile vaki tebligatın usulsüzlüğünün tespit edilmesi halinde İtiraz Komisyonunca ödeme em­ rinin iptalinin zorunlu bulunduğu ve ihbarnameler ile ödeme emirlerinde bulunan bilgilerin birbirinden farklı olması sebebiyle, ödeme emrinin ihbarname niteliğinde kabulünün mümkün bulunmadığı cihetle ödeme emrinin ihbarname niteliğinde kabul edilmesi ve tarhıyatm esasının in­ celenmesi suretiyle, salman verginin onanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Bu sebeple davanın kabulü ile 25/12/1967 gün ve [numara] sayılı Ada­ na Vergiler Muvazzaf İtiraz Komisyonu kararının (bozulmasına » karar verildiği böylece; bir vergi borcundan ötürü adlarına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilen yükümlüler tarafından «vergi ihbarnamesinin tebliğinde usulsüzlük olduğu» ileri sürülerek yapılan itirazın İtiraz Ko­ misyonunca incelenmesi sonucunda verilen kararın Yedinci Dairenin 17/2/1960 gün ve E : 60/12670, K : 61/718 sayılı kararında ışın önce Temyiz Komisyonundan geçirilmesi gerektiğine hükmolunarak dava dosyasının Temyiz Komisyonuna tevdi edilmek suretiyle inceleme Vergi Usul Kanununa dayandırıldığı halde aynı dairenin 12/10/1968 gün E :

68/596, K : 68/1634 sayılı kararmda İtiraz Komisyonu kararının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa yönünden incelendiği ve Onbirincı Dairenin 16/1/1969 gün ve E : 68/1699, K : 69/57 sayılı ka­ rarmda, aynı konu ile ilgili olarak Temyiz Komisyonunca verilen ka­ rarın yetkisizlik nedeniyle bozularak ortadan kaldırıldığı ve İtiraz Ko­ misyonu kararının 6183 sayılı yasa hükümlerine göre incelenmesine ge­ çildiği görülmekle hüküm aykırılığının var olduğuna ve içtihadın birleş­ tirilmesinin zorunlu bulunduğuna oyçokluğuyla karar verildikten soma esasa geçildi:

Vergi Usul Kanununun 35 inci maddesinde; ikmal en ve re'sen tarhedilen yerlerin ilgililere «ihbarname» ile duyurulacağı belirtilmiş «ver­ ginin idarece tarhı» na ilişkin mükerrer 30 uncu madde de ise bu tür tarh da verginin yoklama fişine dayandırılacağı ve tarh olunan vergi­ lerle cezalarına ilişkin ihbarnamelerin bir taraftan yükümlülerin bilinen adreslerine posta ile yollanacağı diğer taraftan yükümlülerin adını, so­ yadını, hesap numarasını, işini, adresini, tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir ilânın vergi dairesinin ilân koymaya mahsus yerine asılacağı ve üâmn asılması olayı ve gününün tutanakla saptanağı ve verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz süresinin yükümlünün bilinen adresinde tebligat yapıl­ dığı hallerde tebliğ gününden, aksi halde tutanakla saptanan yayın gü­ nünden başlayacağı açıklanmıştır. Bundan başka Vergi Usul Kanununun, itiraz süresine ve bu sürenin hesaplanmasına ilişkin hükümlerini taşı­ yan 379 uncu maddesi; itiraz süresinin gerek yükümlüler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, gerek vergi dairesi için bir ay olduğunu belirt­ tikten sonra, bu sürenin, yükümlüler ve kendilerine vergi cezası kesilen­ ler için tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde teb­ liğin yapıldığı günden başlayacağını açıklamış (Aynı kanunun «tebliğ yerine geçen muameleler» başlığmı taşıyan 109 uncu maddesinde bu muamelelerin neler olduğu «ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek erbabının vergileri, tarh zama­ nında bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur.»

denilerek sayılmıştır.) Bulunmaktadır.

Vergi Usul Kanununun yukarıda değinilen hükümleri vergi daire­ lerince tarh edilen vergilerin yükümlülerine ihbarname ile duyurulma­ ları (ukmalen ve re'sen tarholunan vergilerle idarece tarholunan vergi­ lerde) gerektiğin ortaya koymaktadır. Kanun koyucu yukarıda sayılan haller dışında herhangi bir yolla tebliğe cevaz vermediğine ve vergi ih­ barnamelerinde yazılı bilgiler ile ödeme emirlerinde yazılı bilgiler de birbırmden çok farklı olduğuna göre yükümlülerin ödeme emrinin teb­ liği üzerine yaptıkları itirazın 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 377 ve müteakip maddelerine göre yapılmış bir itiraz gibi değerlendirilmesi olanağı yoktur.

Ayrıca Vergi Usul Kanununun 389 uncu maddesi, itirazmı tarhedilen verginin ihtilaflı kısmının tahsilini durduracağı hükmünü taşımak­ tadır. Yine aynı kanun verginin tahakkukunu «tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.» diye tanımlamıştır.

Demekki tarh ve tebliğ olunan bir verginin tahsil olunabilir hale gel­ mesi yani yükümlü ıçm ödeme zorunluluğunun doğması ya itiraz müd­ detinin itirazsız geçirilmesi ile veya itirazın (Vergi Usul Kanununun 400 üncü maddesinde yazılı haller saklı kalmak şartıyla) reddolunması ile mümkün bulunmaktadır. Bu durumda; kendisine ödeme emri tebliğ edi­ len bir yükümlünün idarece hesaplanan vergiye ilişkin ihbarnamenin Vergi Usul Kanununun 93 ve müteakip maddeleri hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmediğini, ilân yoluyla yapılan tebliğin de hükümsüz sayılması gerektiğim ilen sürerek itirazda bulunması ve İtiraz Komis­ yonunca yapılan inceleme sonunda ihbarnamenin tebliğinde usulsüzlük olduğunun anlaşılması halinde, tahakkuk etmiş, yanı ödenmesi zorunlu hale gelmiş bir vergi borcunun varlığından sözedilemiyeceği için, bor­ cun doğmadığının kabul edilmesi ve bu iddiaları kapsayan dilekçelerin 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin 1 inci fıkrasmda yazılı «böyle bir borcu olmadığı» deyimi içinde değerlendirilmesi gerekir. Aksi halde İtiraz Komisyonlan bu nevi itirazları yukarıda sözü geçen 58 inci mad­ denin verdiği bir görev olarak değil 213 sayılı Vergi Usul Kanununun verdiği bir görev olarak inceleyecekler ve itirazı 7 günde karara bağla­ ma zorunluğu ile bağlı olmayarak bu- yıl içinde karar verme olanağına sahip bulunacaklardır. Bu takdirde ise ya yapılan itirazın tahsilatı dur­ duracağının ya da tahsilata ait kovuşturmanın yürütülmesi lâzım geldi­ ğinin kabulü gerekecektir.

İtirazın tahsil işlemlerini durduracağı esası benimsenirse ihbarna­ menin ilân yoluyla tebliğinin kanun hükümlerine uygun olduğu hallerde, kesinleştiği için ödenmesi zorunlu hale gelen vergilerin uzun süre tahsil olanağı ortadan kalkacağı için idare alacağını elde edememiş olacaktır.

litirazm tahsil işlemlerini durdurmıyacağı, kovuşturmanın sürdürü­ leceği esası benimsenirse bu takdirde de ihbarnamenin ilân yoluyla teb­ liğinde kanun hükümlerine uyulmamış olan hallerde yükümlü için öden­ mesi gereken bir borcun doğmamış olmasına rağmen tahsilata devam olunacak ve ödeme emrinde borçlu gösterilenler mağdur edilmiş ola­ caklardır.

Uygulamaya ilişkin olarak ortaya çıkması olanağı bulunan bu so­ runlar dahi; adlarına bir vergi veya vergi cezası borcundan dolayı öde­ me emri tebliğ olunan kişilerin, vergiye veya vergi cezasma ilişkin ih­ barnamenin kendilerine Vergi Usul Kanununun öngördüğü biçimde tebliğ edilmediğini, eğer ilân yoluyla bir tebliğ yapılmış ise ortada ıbir yola başvurulmasını gerektirecek koşulların bulunmadığını ileri sürerek itiraz Komisyonuna yaptıkları itirazların Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkmdakı 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde yazılı «böyle bir borcu olmadığı» deyimi içinde kabul olunmasmı zorunlu kıldığından içtihadın Yedinci Dairenin 12/10/1968 gün ve E : 68/596, K :

68/1634 sayılı Onbirinci Dairenin 16/1/1969 gün ve E : 68/1699, K : 69/57 sayılı kararlan veçhile birleştirilmesine 13/3/1971 gününde üçte iki çoğun­ lukla karar verildi

AZLIK OYU

X —1 Danıştay Yedinci Dairesi, tebliğdeki usulsüzlüklere ait iti­ razların İtiraz Komisyonunca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre in­ celeneceği ve bu konudaki kararlara karşı Temyiz Komisyonuna başvu­ rulduktan sonra Danıştay'da dava açılabileceği görüşünü benimsemiş ise de, sonradan bu görüşünü değiştirerek bu çeşit Uyuşmazlıkların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 58 inci maddesine göre çözümlenmesi, İtiraz Komisyonlarınca bu çeşit uyuş­ mazlıklar hakkında verilen kararların Temyiz Komisyonuna başvurul­ maksızın doğrudan Danıştay'da dava konusu yapılabilmesi gerektiği iç­ tihadında bulunmuş olmakla bu konuda, müstakar bir içtihat teessüs i etmiş olduğundan içtihadın birleştirilmesine lüzum bulunmadığı görü- ' şündeyim.

S a h i f e : 6 ( Resmî Gazele)

5 AĞUSTOS 1971

AZLIK OYU

XX —• Kamu Alacakları Kanununun vergilendirmenin vergiyi do­ ğuran olay, tarh, tebliğ ve tahakkuk safhalarından sonraki safhalarda bulunan olayları kapsamına aldığı gerek anılan kanuna ait gerekçede ve gerek yürürlükte olan Vergi Usul Kanununun 22 nci maddesinin aynı Olan ve kaldırılan 5432 sayılı Kanuna ait bulunan T. B. M. M. deki gö­ rüşmelerde belirtildiği, Vergi Usul Kanununun 111, 112, 368 ve 389 ve Amme Alacakları Kanununun 37 nci maddelerinin bu hususu doğrula­ dığı, bu itibarla Amme Alacakları Kanunundaki «böyle bir borcu olma­ dığı» deyiminin tarh, tebliğ ve tahakkuk safhasından sonraki olaylara göre tarif edilmesi yani verginin doğumu, tekevvünü işlemlerine göre değü, tecil, terkin, ödeme, mahsup, af gibi borcun düşme sebeplerini veya ödenmesini geciktiren sebepleri kapsamına alacak şekilde maya­ landırılmasının zorunlu olduğu, böyle olunca da tarh edilen verginin tetoliğindeki usulsüzlüklerin «böyle bir borcu olmadığı» deyiminin kapsamı dışında kalacağı; ayrıca tarh olunan verginin tebliğ üzerine Vergi Usul Kanununa dayanılarak yapılan bir itirazı inceleyen İtiraz Komisyonunun itirazın süresinde olup olmadığmı tayın ederken tebligat tarihini ve teb­ liğin kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırdığı, tarh olu­ nan vergi tebliğ edilmeden veya tebliğ üzerinde bir inceleme yapılma­ dan İtiraz Komisyonunca karar verilmesinin mümkün olmadığı, böyle olunca da, tebliğin usulüne uygun olup olmadığının incelenmesinin Vergi Usul Kanunu kapsammda kaldığı; kaldıki Vergi Usulü Kanununda sara­ hat olmadığından, Tebligat Kanununun 32 ve 51 inci maddelerine göre usulsüz tebliğlerin, muhatabm bunlara muttali olduğunu beyan ettiği tarihte yapılmış sayılacağı; ödeme emri tebliğ edilmeden usulsüz tebliğ edUen bir vergi tarhına ıttılaı halinde, tebliğdeki usulsüzlük Vergi Usul Kanununa göre itiraz Komisyonunca inceleneceğine ve itiraz Komis­ yonunca bu ıkonu da verilen karara karşı Temyiz Komisyonuna başvu­ rulabileceğine göre aynı yolsuz tebliğe ödeme emri vesilesiyle ıttıla kesbedilmesi halinde, bu husus hakkında İtiraz Komisyonunca verilen kararın Temyiz Komisyonunca incelenmeğim engellıyen bir hüküm bu­ lunmadığı, eş durumlar ve vakıalar hakkında uygulanacak kanun hü­ kümlerinde aynı olması gerektiği; bu son halde, İtiraz Komisyonlarının tebliğdeki usulsüzlükleri incelemesinin ödeme emrinin ihbarname sayıl­ masından değil, usulsüz tebliğe ödeme emri ile ıttıla kesbedilmesinden ileri geldiği; her iki kanunun yukarıda yapılan mukayeseli inceleme­ sinin tebliğ işlerindeki yolsuzlukların «böyle bir borcu olmadığı» deyimi dışında kaldığım açıkça gösterdiği, bu durum karşısında tebliğdeki usulsüzlük iddiaları hakkında itiraz Komisyonunca verilen kararın Temyiz Komisyonunca incelendikten sonra Danıştay'da dava konusu olabileceği şeklinde içtihadın birleştirilmesi gerektiği kanısındayım,

G E N E L G E

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından :

Montaj Sanayii Talimatı Sirküleri Seri N o : 47 Montaj Sanayii Talimatı III. Bölümünün 2. maddesi gereğince 1972 yılında imal edilecek mamullerde ithaline müsaade edilen ve ithali ya­ saklanan parça listeleri aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir. 26. kota tah­ sislerine istinaden yapılacak ithalâtta da işbu liste uygulanacaktır.

5.

RADYO

Gümrük

Tarife No. 32.06 ~ 32.09 35.06 38.19 39.02.08 38.14 34.02 39.01 39.00 39.01.29 39.07 48.07 48.15.90 (*) 48.21 59.17.29 (*) 73.40 (*) 85.02 ithal edilecek madde ismi Laklar (Verilecek tahsisin en fazla % 0,5 ine kadar) Vernikler, boyalar (Verilecek tahsisin en fazla % 0,5 ine kadar) Plastik esaslı mesnetsiz yapıştırıcılar (Verilecek tahsisin en fazla % 1 ine kadar) Oksidasyonu durdurucu maddeler ve tansiyoaktif müstahzar­ lar ve yıkama müstahzarları (Sabun ihtiva edenler, dodecylbenzol, alkılaril sülfonik asitler ve bunların organik veya inorganik bazlarla teşkil ettiği tuzlar, pigment bağlayıcı­ lar) (Binderler hariç) (Alacağı tahsisin en fazla % 1 ine kadar) Kondansasyon polikondansasyon, poliadisyon ve polimerizasyon, kopolimerızasyon yolu ile temin edilen müstahsallar, (Poliester levha ve modifıye edilmiş olsun olmasın alkit re­ çineler, poliester reçineler ve lakları, homopolimer poliviml asetat ve % 50 den fazla poliviml asetat ihtiva eden kopolimerleri, sun'i reçinelerle emprenye edilmiş kâğıt tabaka­ larının preslenmesi suretiyle imal olunan levhalar «Formika ve benzerleri» ve her nev'i süngerleştirilmiş plastikler ve bin­ derler ile homopolimer polivinil klorür ve kopolimerleri ve polietilen ve 39.02.31 ilâ 39.02.39 pozisyonlarına giren mad­ deler hariç) (Her türlü fonksiyonel gruplarını ihtiva etsin etmesin doymuş poliester reçine ve lakları dâhil) (Alacağı tahsisin en fazla % 15 ine kadar) Yalnız bakalize levhalar (Alacağı tahsisin en fazla % 5 ine kadar) Yalnız şeritler ve metal üzerine plastik kaph profiller (Tah­ sisin en fazla % 3 üne kadar) Yalnız presbant (Tahsisin en fazla <% 3 üne kadar) Transformatör ve hoparlör imalinde kullanılan kâğıt Mıknatıs toz koruyucu Yalnız hoparlör için manyetize edilmemiş demir ve sera­ mikten mıknatıslar (*) Yalnız hoparlör imal tesisi bulunan radyo imalcüerinin belgesine yazı­ lacaktır.

Gümrük

Tarife No. 74.05 76.03 85.01.91 85.15.19 85.19.15 85.20.10 85.23.29 85.23.22

6.

40.1O 74.05 İthal edilecek madde ismi Kalınlığı 0,15 mm. ve daha ince (0,15 mm. dahil) mesnetli bakırdan levha ve şeritler (Alacağı tahsisin en fazla % 10 una kadar) Alüminyum levhalar (Tahsisin en fazla % 0,5 ine kadar en az $ 50O,—) Yalnız radyolarda kullanılan bobin aksamından feritler, ke­ silmiş transformatör sacı (Plastik transformatör aksamı ve bobin gövdesi hariç) Yalnız boş tuş takımı, teleskopik anten, kontak ucu, terminal aksamı, düğmesiz dalga anahtarı, lamba soketleri, üzerinde bobin bulunmayan ferit anten çubuğu (Kontak ucu ve termi­ nal aksamı en fazla 100 $) Yalnız camdan mamul minyon sigortalar (Alacağı tahsisin en fazla % 0,5 ine kadar) Kadran ampulü (Alacağı tahsisin en fazla <% 2 sine kadar) Yalnız koaksiyal kablo (Alacağı tahsisin en fazla % 0,5 ine kadar) Yalnız litz teli ile naylon veya ipek izoleli iletkenler (Alacağı tahsisin en fazla \% 10 ima kadar)

PİKAP :

Lastikten transmisyon tekerleği ve kayışı Kalınlığı 0,15 mm. ve daha ince (0,15 mm. dahil) mesnetli bakırdan levhalar (Yalnız amplifikatörlü pikap yapanlar içm) (Alacağı tahsisin en fazla % 10 una kadar) 85.01.51 Yalnız kollektörlü pikap motoru 85.19.19 Yalnız ikiden fazla kutuplu fiş (Alacağı tahsisin en fazla % 1 e kadarı) 92.13.90 Yalnız pikap iğnesi ve pikap başlığı

7. SES A L M A CİHAZI :

36.06 Yalnız yapıştırıcılar ve yalnız kimya sanayiinin tarifenin 38.19 başka yerinde zikri geçmeyen veya bulunmayan kimyevî müstahsalları ve müstahzarları (Pigment bağlayıcılar «Bin­ derler» ve oto ıç lastiklerinde kullanılan sıcak ve soğuk yama kaynağı, metal naftonatlar ve kurutucu olarak Kul­ lanılan diğer organik asitlerin metal bileşikleri ve jıklet sakızı imaline mahsus her türlü gommastık ve gomelastık Ue yerli imal edilen plastifıanların bırbirleııyle yapmış ol­ dukları karışımlar ve maden satıhların temizlenmesinde kullanılan terkipler ile % 10 dan fazla asit veya formık asit ihtiva eden karışımlar ile kazein tutkalı, den ve kemik tut­ kalı, balık tutkalı, nişasta tutkalı ve dekstrin, tabiî kauçuk kauçuk solüsyonlan ve polivinil asetat esaslı yapıştırıcılar, neopren esash sentetik kauçuk solüsyonları ve 70 gram­ dan daha küçük ambalajlı olan her türlü yapıştıncılar ile selefon mesnetli yapıştırıcalar hariç) (Alacağı tahsisin en fazla % 5 ine kadar) 39.03.34 Yalnız asetat şeritler 39.01 Kondansasyon, polikondansasyon, poliadisyon, polimerizas- 39.02 yon vekopolımerizasyon yolu ile temin edilen müstahsallar (Poliester levha ve modifiye edilmiş olsun olmasın alkit reçineler ve lâkları, homopolimer pohvınU asetat ve % 50 den fazla polivinil asetat ihtiva eden kopolimerleri, sunî reçinelerle emprenye edilmiş kâğıt tabakaların preslenmesi