İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1972/2, K. 1973/10, T. 14.04.1973

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1972/2
Karar numarası
1973/10
Karar tarihi
14.04.1973
Resmî Gazete
12.07.1973 tarihli ve 14592 sayılı

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

Madde 3 — Aynı yönetmeliğin 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 53 — Sınavı kazanan subayların Akademiye devamı:

a.

Kara subayları: Sınavı kazanan subaylar (2 ay piyade, 1 ay Zırhlı Birlik, 1 ay Topçu, 15 gün İstihkâm ve 15 gün Muhabere Okulla­ rında olmak üzere toplam olarak 5 aylık) Özel Tekâmül kursunu «Çok İyi» veya «İyi» derece ile bitirdikleri takdirde Kara Harp Akademisi I inci sınıfına devam ederler.

b. Deniz Subayları:

(1) Sınavı kazanan Deniz sınıfı subaylar, ileri ihtisas kursla­ rından birini (Harekât, silâh, Mayın Harbi veya Makina) veya bunlara muadil yurt dışındaki bir kursu «Çok iyi» veya «İyi» derece ile bitirdik­ leri takdirde, (2) özel ihtisas kursları sebebiyle sınavı - kazandığı tarihte; he­ nüz ileri ihtisas kursuna sevkedilmemiş durumda olan subaylar ise, devam ettikleri özel ihtisas kurslarını ve bilâhare sevkedilecekleri Ha­ rekât ileri ihtisas kursunu «Çok iyi» veya «İyi» derece ile bitirdikleri takdirde Deniz Harp Akademisi 1 Jnci sınıfına devam ederler.

c.

Hava subayları:

Sınavı kazanan uçucu subaylardan, almış oldukları Akademi giriş nitelik belgelerinin, mesleğindeki başarı dere­ cesi haneleri «Çok iyi» veya «İyi» olanlar ile uçucu olmayan (Hava Harp Okulu ve Hava Sınıf Okullarında yetişmişler) subayların, almış olduğu ihtisas numarasının icabettirdiği en yüksek kursu «Çok iyi» veya «İyi» derece ile bitirenler, (6) haftalık tatbiki oryantasyon kursuna tabi tutu­ lurlar, bu kursu da «Çok iyi» veya «İyi» derece ile bitirdikleri takdirde Hava Harp Akademisi 1 inci sınıfına devam ederler.

d.

Deniz ve Hava Kuvvetlerinin; Kara Harp Okulu ve Kara Sınıf Okullarında yetiştirilen subaylarından sınavı kazananlar; Kara Subay­ ları için (a) fıkrasında belirtilen; özel tekâmül kursuna tabi tutulurlar, bu kursu «Çok iyi» veya «İyi» derece ile bitirdikleri takdirde Kara Harp Akademisi 1 sınıfına devam ederler.

Madde 4 — Aynı Yönetmeliğin 54 üncü maddesinin (6) numaralı bendine ait «EK - 4» sayılı cetvel aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

EK - 4 Kuvvet Harp Akademilerine girmeye istekli subayların müracaat ve sınav işlerinin muhtelif komuta kademelerinde bulunacağı tarihler İşlem tarihi , A Kara K. leri Dz. K. leri Hv. K. leri Sb.' lan Sb. lan Sb. lan Yapılacak işlem için için için Subayın mensup bulunduğu komu­ tanlık veya müessese amirliğine müra­ caat tarihi 15 Haziran 15 Ekim 15 Ekim ^————_.——————————^———mr^^^—^^^^^^rm^mrwmmm^^^^m^jmmm^^^m^^^^m -H Sb. ın müracaat evrakının Kuvvet Komutanlıklânnda bulundurulacağı tarih 15 Temmuz 1 Kasım 1 Kasım Sb. m müracaat evrakının Kuvvet Komutanlıklarınca Gnkur. Bşk. lı­ ğında bulundurulacağı tarih 15 Ağustos 15 Kasım 15 Kasım İşlem tarihi , * .

Kara K. leri Dz. K. leri Hv. K. leri Yapılacak işlem Sb. lan için Sb. lan için Sb. lan için Sınava katılacak subayların isimle­ rinin Gnkur. Bşk. lığınca Kuvvet Ko­ mutanlıklarına bildirileceği tarih 1 Eylül 1 Aralık 1 Aralık Kuvvet Kpmutanlıklarmca sınava ka­ tılacak subayların isim listelerinin kıt'a ve kurumlara bildirileceği tarih 15 Eylül 15 Aralık 15 Aralık Sınava başlama tarihi 5 Kasım 6 Ocak 15 Ocak Sınav neticelerinin Harp Akademi­ leri Komutanlığına en geç bildirile­ ceği tarih 5 Ocak 1 Şubat 15 Mart Sınav neticelerinin Harp Akademi­ leri Komutanlığınca Gnkur. Bşk. lı­ ğına en geç bildirileceği tarih 10 Ocak 15 Şubat 30 Mart Sınav neticelerinin Gnkur. Bşk. İl­ gınca onaylanarak Kuvvet Komutan­ lıklarına ve Harp Akademileri Ko­ mutanlığına bildirileceği tarih 20 Ocak 1 Mart 15 Nisan Sınav neticelerinin Kuvvet Komu­ tanlıklarınca kıta ve müesseselere en geç bildirileceği tarih 1 Şubat 15 Mart 30 Nisan Kuvvet Harp Akademileri giriş sı­ navını kazanan Sb. ların Akademi öncesi kurslara başlama tarihi (X) (X) (X) (X) Not: (1) Bu kursların sıra ve zamanlarının tanzimine ait takvim, her yıl sınav neticeleri ile birlikte Gnkur. Bşk. lığından Kuvvet Komutanlıklarına bildirilir.

(2) Kr. Ak. giriş sınavım kazanan Sb. ların özel tekâmül kursu 15 Şubatta başlar, bunu müteakip Ak. Öncesi kurs­ lara katılırlar.

Madde 5 — Aynı yönetmeliğin 59 ncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 59 — Giriş Sınavında kazananların tespiti :

a.

Giriş sınavında başarılı olmak için her dersten en az (50) numara almak ve bütün derslerden alınan not toplamının (180 dahil) daha fazla olması esastır. Başarı gösterenlerin miktarı personel planlanmasının ön­ gördüğü; kontenjandan az olduğu takdirde toplam not (150 dahil) den az olmamak ve en yüksek nottan başlamak üzere kontenjanı dolduracak miktarda aday ismi öğretmenler kurulunca tesbit edilir. Bu tesbitteki sıralamada;

Adaylardan eşit puan sağlayanlardan «Taktik mesele» de fazla not alana öncelik verilir.

b. Öğretmenler Kurulunca seçilip tesbit edilen adayların isimleri, kabul edilmeleri için Harp Akademileri Komutanlığınca Genelkurmay Başkanlığına sunulur.

Madde 6 — Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 7 — Bu yönetmelik hükümlerini Millî Savunma ve İçişleri Bakanları yürütür.

Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulu Kararı

E. No.: 1972/2

Özet: İlgililerin başvurması üzerine liman

K. No.: 1973/10 idaresinin yükleme, boşaltma, aktarma işleri için ücret tahakkukuna ve makbuzla tahsiline iliş­ kin faaliyeti bir idarî işlem niteliğinde olduğun­ dan, 521 sayılı Danıştay Kanununun 67 nci mad­ desinde yazılı süre hükümlerine tabidir.

Danıştay 12 nci Dairenin 21/10/1969 günlü, E . 1969/267, K. 1969/1673 ve aynı gün, E . 1969/269, K. 1969/1672 sayılı kararları ile aynı Dairenin 6/5/1968 günlü E . 1967/644, K. 1968/1061; 6/5/1968 günlü E. 1967/643, K. 1968/1062;

aynı günlü E . 1967/635, K, 1968/1064;

23/9/1968 günlü E .

1967/2219, K. 1968/1642; aynı günlü E .

1967/2220, K. 1968/3643 İle E ,

1967/2218, K. 1968/1644; keza aynı günlü E . 1967/2221, K. 1968/1645; E .

1967/2222, K. 1968/1646 ve E . 1967/2225, K. 1968/1647 sayılı kararları ara­ sında aykırılık bulunması nedeniyle, içtihatların birleştirilmesi yolu ile aykırılığın giderilmesi Danıştay 12 nci Dairesince istenmesi üzerine konu 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesine göre Danıştay İçtihat­ ları Birleştirme Kurulunda incelendi.

İhtilâfın konusu :

Petrol şirketlerinin hissedarı ve mümessili ATAŞ ile davalı T. C. Dev­ let Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü arasındaki ihtilaf, 22/7/1953 günlü, 6186 sayılı T. C. Devlet Demiryollan İşletmesi Kanunu yürürlüğe girdikten sonra da bu şirketlerin özel araç, tesisat ve personelle Mersin Limanında ham petrol ve petrol mahsullerini yükleme, boşaltma, a k t a r m a işlerinde; 14/8/1942 günlü, 4303 sayılı «Mersin Limanının Devlet Demir­ yolları ve Limanları Umum Müdürlüğünce İşletilmesi hakkında Kanun» un 2 nci maddesi (A) bendinde petrol ve türevleri için getirilmiş olan ücret hakkındaki istisnadan yararlanıp yararlanamıyacaklarma ilişkin b u l u n ­ maktadır.

Oluşan idarî faaliyet;

Petrol yüklü gemi limana gelmeden davacı şirketin;

dilekçe ile Mersin Liman Müdürlüğüne başvurarak beklenen geminin adını, geliş - gidiş tarihlerini, yaklaşık hamule miktarını bildirerek liman ve iskeleler tarifesi .hükümlerinin uygulanmasını istemektedir. Bunun üzerine Liman Müdürlüğünce terminal şefliğine hitabeden (iş emri) doldurulmakta; ter­ minal servisi de geminin adını, hamulesini, yapılan yükleme, boşaltma, aktarmayı ve diğer ameliyeleri tespit etmekte; bu bilgilere göre tahak­ kuk memurluğunca her hizmet, iş ve ücret kalemi ayrı gösterilmek su­ retiyle ve tarife uyarınca tahsilat makbuzu doldurularak tahakkuk etti­ rilen ücret tahsil olunmakta ve makbuzun bir nüshası da dilekçi şirkete verilmektedir.

Aykırı kararların Özeti:

A - Danıştay 12. Dairenin 6/5/1968 günlü, E. 1967/644, K. 1968/1061 sayılı Kararı ile aynı nitelikte olan yukarıda tarih ve sayıları yazılı karar­ ları.

1968/1061 Karar sayılı dosya ile aynı şekilde sonuçlanan diğer dava­ larda Danıştay 12. Dairesi oluşan idari faaliyeti, 521 sayılı Danıştay Ka­ nununun 67 nci maddesinde yazılı süreye tabi idarî işlem olarak nitelen­ miş; bu itibarla davalı idarece yapılan tahsilata karşı davacı şirket tara­ fından (90) günlük kanunî süresi içinde doğrudan doğruya Danıştay'a iptal davası açılması veya aynı Yasa'nın 70 inci maddesine dayanarak bu süre içinde işlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem ya­ pılması dileği ile davalı idareye başvurulup alınacak sarih veya zımnî red cevabı üzerine idarî dava yoluna gidilmesi gereği üzerinde durmuş; bu hükümlere uymaksızm, süresi geçtikten sonra açılan davaları esasa geç­ meden, süre aşımı yönünden oy birliği ile reddetmiştir.'

B - Aynı Dairenin 21/10/1969 günlü, E. 1969/267, K. 1969/1673 ve aynı gün, E. 1969/269, K. 1969/1672 sayılı kararları.

içtihatlarda aykırılığa yol açan Danıştay 12 nci Dairenin sözü edilen bu kararlarında, dava açma süresi farklı şekilde nitelendirilmiştir. Bu dosyalarda da yukarıda yazılı gerekçe ile dava süreden reddedilmiş iken, kararm düzeltilmesi safhasında düzeltme istemi kabul edilerek oyçok­ luğu ile verilen kararlara göre: «Vergilerle resimler arasındaki başlıca fark, ikincilerin bir hizmete tenazur etmeleridir.

Olayımızdaki dava konusu edilen idare alacağının da bir hizmetten doğmuş olması itibariyle bu ikincilere benzerliği zahirdir. Öte yandan ister vergi veya resim ni­ teliğinde olsun ve isterse daha başka bir nitelik taşısın genellikle bütün idare alacaklarının tahakkuk ve tahsil olmak üzere başlıca iki önemli safhada mütalâa edildikleri ve bazı hallerde bu idare alacaklarmm ta­ hakkuk ve tahsil safhalarım birbirinden ayırmak mümkün olmadığından' bu gibi alacaklara tahakkuku tahsile bağlı alacaklar denildiği malûm­ dur... ara kararımızda verilen cevap ve getirilen işlem dosyası münderecatında da dava konusu olayda ilgiliye yapılmış bir tebligat ile tekem­ mül eden bir tahakkuk işleminin mevcut olmadığı, beyan üzerine tan­ zim edilip idarenin iç bünyesinde kalan 151 model numaralı iş emri ile doğrudan doğruya tahsile geçildiği görülmektedir ki bu hal, tahakkukun tahsile bağlılığından başka bir anlam taşımamaktadır. Keza tahsil keyfi­ yetinin bir işleme değil eyleme tenazu ettiği de açıktır. Zira dava konusu yapılabilecek idari bir işlemde ortada usulüne uygun ilgiliye yapılmış bir tebligatın varlığı da aranır. Tahsil hadisesinde ise böyle bir teb­ ligat mevcut olmadığı gibi, alınması zaruri olmayan tahsil makbuzları da mevcut bir idarî işlemin tebliği demek olmayıp borcun kısmen veya tamamen ifasını tespit eden belge niteliğini taşırlar. İlgilinin idareye başvurması ve bir meblâğ Ödemiş bulunması da var olan idarî bir iş­ lemin tebliği anlamına gelmez. 521 sayılı Danıştay Kanununun Danış­ tay'da dava açma süresi ile ilgili olup ıttılaa yer vermeyen 67 nci mad­ desinde; Danıştay'da idarî dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren (90) gündür denildiği halde 72 nci mad­ dede (İdarî eylemlerden hakları ihlâl edilmiş olanların, idarî dava aç­ madan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getiril­ mesini istemeleri lâzımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliğ tarihinden ve üç ay içinde cevap veril­ mediği takdirde bu süresin bittiği tarihten itibaren doksan gün içinde dava açabilirler.) denilmekte olduğuna göre. yukarıda dava konusu ala­ cağın açıklanan niteliği itibariyle olayımızda bu son madde hükmü de nazara alınarak davanın suresinde açılıp açılmadığının tespiti zorunlu bulunmaktadır.

Hadisede, yukarıda sözü geçen 72 nci madde uyarınca davacı ve­ kilinin bir senelik süresi içinde idarenin haksız olarak tahsil etmiş bu­ lunduğunu iddia ettiği paraların iadesi zımmında... tarihinde idareye başvurulduğu ve kendilerine verilen tarihli red cevabı üzerine de 90 günlük süre içinde günü davasını açtığı görülmektedir.

ki bu tespitlere nazaran olayda süre aşımı mevcut bulunmamaktadır.»

Karara karşı olan iki üyenin süre yönünden azlık görüşü, yukarıda (A) bendinde yazılı kararlara uygundur.

BaşkanunsÖzcüsünün görüşü :

Danıştay Başkanunsözcüsünün 16/2/1972 günlü mütalaasına göre;

521 sayılı Danıştay Kanununun 72 nci maddesi ile, ilgilinin haber ve malûmatı dışında ve re'sen idarenin harekete geçerek başardığı idari eylemlerden zarar görenlerin ıttıla hasıl etmeleri üzerine açacakları tam yargı davalarındaki prosedür ve süre düzenlenmektedir. İçtihadın birleştirilmesine konu olay ve kararlarla bu maddenin hiçbir ilgisi yoktur. İşin sadece ve yalnızca 67 nci madde kapsamı içinde tetkik ve mütalaası zorunludur.

Yükleme, boşaltma ve aktarma işleri dolayısiyle ilgililerce yazılı bildirim üzerine, yapılan tahsilata karşı açılacak idarî dava 90 günlük süreye tabidir. Burada işlem ve eylem ayrımı bahis konusu olmaz. Olay­ da birbirinin içine girmiş, kaynamış halde tekemmül eden işlem ve ey­ lem hali vardır. Bu görüş ve gerekçeler doğrultusunda içtihadın birleşti­ rilmesi gerekir.

içtihatların birleştirilmesi gereği;

Hernekadar Danıştay 12 nci Dairenin başvurması üzerine Anayasa Mahkemesince 1972/14 Esas, 1972/34 Karar sayısı ile «Mersin Limanının Devlet Demiryolları ve Limanlar Umum Müdürlüğünce işletilmesi hak­ kında Kanunun ihtilâfa konu teşkil eden 2 nci maddesi (A) bendinin 2 nci fıkrasında yer alan ( ... ve bir de petrol ve müştaklarının konul­ masına ve muhafaza edilmesine tahsis edilmiş mahallerde bu mahallerin veya gemilerin hususî tertibatlı vasıtaları ile ve bu mahallerden aym veçhile yükletilmesi ve boşaltılması ve aktarma edilmesi işleri) ni Dev­ let Demiryolları İşletmesi tekeli dışında bırakan hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline 22/6/1972 tarihinde karar verilmiş; bu karar 11 Ocak 1973 günlü, 14418 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmış ve Anayasa'nın 1488 sayılı yasa ile değişik 152 nci maddesine göre Resmî Ga­ zete'de yayınlandığı tarihte iptal edilen hüküm yürürlükten kalkmış ise de, içtihatlar arasında 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci mad­ desinde aranan aykırılık koşulu gerçekleştiği; elde aynı nitelikte karara bağlanmamış dava dosyaları olduğu ve içtihatları birleştirme konusu;

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının münakaşa edileceği safha olan davanın esasına geçilmeden önce, görüşülmesi ve çözümlenmesi gerekli dava açma süresine ilişkin bulunduğu cihetle, içtihatların birleştirilmesi lüzumuna oybirliği ile karar verildi.

İnceleme :

İdarî işlem kısaca, idare makamlarının idare fonksiyonu ile ilgili konularda aldığı tek taraflı icraî karar olarak nitelenir. İdarî fiil ise, idarenin fonksiyonu sırasındaki bir hareketini, bir olayı bir tutumu an­ latır.

Bir idarî karar ve işlemle ilgisi olmayan idari fiilin, salt maddî ta­ sarrufun zarara yol açması, dava konusu edilebileceği gibi; bir idarî işlemin uygulanması için yapılan idarî eylemden doğan zarar da dava edi­ lebilir.

İdarî eylemden söz eden 521 sayılı Danıştay Kanununun 72 nci* maddesi; Öncesinde, temelinde bir idarî karar veya işlem olmayan, bütü­ nüyle, salt idarî eylem olarak ortada olan idarî faaliyet için getirilmiş bir hükümdür. Maddeye ilişkin Hükümet gerekçesinde ve doktrinde bu gibi eylemler özel hukuktaki haksız fiile benzetilmektedir. (Millet Mec­ lisi Tutanak Dergisi - Dönem: 1, Cilt: 23, Toplantı: 2, S. Sayısı: 369, Sayfa : 8). Yine bu nedenle 72 nci maddenin getirdiği süre «dava süresi» olmaktan daha çok «zaman aşımma benzeyen» ve hakkın özüne etkili bir süre olarak nitelendirilmektedir. (Prof. S. S. Onar - İdare Hukuku­ nun Umumi Esasları Cilt: III, Sayfa: 966).

Hukukî ve maddî tasarrufun karışması, tasarrufun 72 nci maddede kastolunan anlamda idarî fiil olarak nitelemek için yeterli değildir. İdarî zabıta faaliyetlerinde bile, ön planda idarî fiil görünmesine rağmen (ses ve müziğin belli saatten sonra zabıtaca men'i gibi) ortada idarî zabıta talimatnamesine ve sözlü idarî karar dayalı bir işlem, bir hukukî tasar­ ruf vardır. (Prof. L. Duran, İdare Hukuku Meseleleri Sayfa : 524 vd.)

Vergi hukukunda tarh ve tahakkuk; idarenin hazırlanması, hazırlı­ ğını karara bağlayarak hukukî tasarrufunu tamamlaması safhalarıdır.

Tahsil, idarî usullerle verginin yükümlüden alınması evresidir. Bazı _ 3 — vergilerde —geniş anlamda yükümlülüklerde— görüldüğü gibi, tahak­ kukun tahsile bağlı olması, baştaki idarî kararı veya işlemi, diğer de­ yişle hukuki tasarrufu; fiile, salt maddî tasarrufa dönüştürmez.

Petrol yüklü geminin limana gelmesi ve ilgili şirketin hakkında ta­ rifenin uygulanmasını sağlamak üzere vaki yazılı başvurması sonucu, Devlet Demiryolları Mersin Liman İdaresinin yükleme, boşaltma, aktarma v.s. için düzenleyici ve genel nitelikte bulunan liman ve iskeleler ta­ rifesine dayanarak tahakkuk ettirdiği ücreti bir makbuzla ilgiliden tah­ sili, ancak 521 sayılı Danıştay Kanununun 67 nci maddesinde yazılı idarî İşlem ve bu işlemin uygulanması olarak nitelendirilebilir. Davaların bü­ yük kısmının sadece işlemin iptali davası olarak açılmış olması bu gö­ rüşü doğrulamakta; diğer taraftan tahakkuk ve tahsilin bir arada cere­ yanı, yukarıda işaret edildiği gibi; idarî faaliyetin niteliğine etkili bulun­ mamaktadır.

Sonuç:

İlgili şirketin liman idaresine başvurması üzerine idarenin yükleme, boşaltma, aktarma işleri için ücret tahakkukuna ve makbuzla tahsiline ilişkin idarî faaliyeti; bir idarî işlem niteliğinde olduğu ve bundan do­ ğan ihtilâflar 521 sayılı Danıştay Kanununun 67 nci maddesinde yazılı süre hükümlerine tabi bulunduğu cihetle süre yönünden, Danıştay 12 nci Dairenin 6/5/1968 günlü; Esas 1967/644, Karar 1968/1061 sayılı kararı esas alınarak içtihadın birleştirilmesine 14/4/1973 günü oybirliği ile ka­ rar verildi.

Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları E.No: 1968/1

K. No : 1971/1

Davacı: [Ad Soyad] Vekili: Avukat [Ad Soyad] Davalı; Vakıflar Genel Müdürlüğü Dava:

Davacı vekili istanbul 12 nci Asiîye Hukuk Mahkemesi eliyle Mah­ kememize gönderdiği 24/1/1968 günlü dilekçesinde; istanbul 12 nci As­ liye Hukuk Hâkimliğinin 11/7/1958 gün ve E. 1956/178, K. 1958/734 sa­ yılı ilâmiyle davacının vakfın tevliyetinin subutuna karar verildiğini, Vakıflar Genel Müdürlüğüne başvurmaları üzerine İdare Meclisinin Mütevelliliğin verilmesi istemlerini reddettiğini, bu red kararma karşı açtıkları iptal davasının, Danıştay 12 nci Dairesine davacının babası­ nın Ekber oğlu olduğu belirtilmiş isede vakıfın evlâdından bulundu­ ğuna dair bir vesika ibraz edilmemiş olması nedeniyle 1967/646 esas, 1967/791 karar sayılı ve 10/5/1967 günlü ilâmiyle reddedilmiş oldu­ ğunu, halbuki 1335 tarihli Fermanı Şerifi Alişan da müvekkilinin ba­ bası [Ad Soyad] efendinin vakıfın evlâdından olduğunun açıkça yazılı bulunduğunu ileri sürerek soruşturmanın duruşmaîı olarak yapıl­ masını, uyuşmazlığın, adliye mahkemesinin ilâmında yazılı olduğu üzere giderilmesini, dava giderleri ve avukatlık parasının davalıya yükletilmesini istemiştir.

Davaya karştUk:

Davalı vekili Mahkememize verdiği 8/2/1968 günlü karşılık ya­ zısında;

istanbul 12 nci Asliye Hukuk Mahkemesinin zikri geçen ke­ sin kararı davacının tevliyete müstehak olduğunun subutuna dair olup, vakfın 1204 tarihli vakfiyesi şartlarına göre tevliyete müstebik evlâdı vakıftan bulunduğunu tevsik eder bir belge olmadığı, Danış­ tay 12 nci Dairesinin yine kesinleşmiş kararı ise idarece yapılan iş­ lemde bir kanunsuzluk bulunmadığından açılan iptal davasının red­ dine dair olduğu cihetle iki karar arasında hüküm uyuşmazlığı mev­ cut olmadığından başvuran talebinin reddi ile dava giderleri ve avu­ katlık parasının davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davacının dayandığı yargı kararları:

a) Adliye Mahkemesi kararı:

istanbul Asliye 12 nci Hukuk Hâkimliğinin 11/7/1958 günlü, 178/734 sayılı ilâmında, davacı [Ad Soyad]'ın (Şem'i Asel Vakıfı Topçubaşı Aliağa İbni Elhaç Mustafa tarafından 1240 tarihli vakfiye ile tesis edilen vakıfla kadim teamül veçhile Esbak Topçu­ başı Şakullu vakfının tevliyetine müstebik olduğunun subutuna) karar verilmiştir.

b) Danıştay karan:

Topçubaşı Aliağa İbni Elhaç • Mustafa vakfı ile Esbak Topçu­ başı merhum Elhaç Aliağa vakfının son mütevellisi bulunan dava­ cının babası [Ad Soyad]'ın [gün ve ay]/1940 tarihinde ölümün­ den sonra adı geçen vakıfların tevliyetine kadim teamül veçhile batni evvelde ekber ve erşet olan davacı [Ad Soyad]'ın - müstahik olduğuna dair istanbul 12 nci Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 178/754 sayılı ilâm ile 1335 tarihli Fermanı Şerifi Alişan'a müsteni­ den bu tevliyetin tevcihi hususunda davacı tarafından Vakıflar Ge­ nel Müdürlüğüne yapılan talebin, davacının babası bulunan son mü­ tevelli [Ad Soyad]'nm 1204 tarihli vakfiyeye göre vakfın evlâdın­ dan olduğu tevsik edilmedikçe yerine getirilmesine kanunen imkân bulunmadığı yolunda Vakıflar Genel Müdürlüğünce müttehaz 21/12/1963 gün ve 136736-671 sayılı kararın iptalini istemektedir. Bu istem üzerine Danıştay 12 nci Dairesi 10/5/1967 gün ve 1967/791 sayılı karannda, 2762 sayılı Kanun, furudan gayriye tevliyetin tevcihini menetmiş olduğu gibi vakfiyenameye görede mütevelliliğin, vakıfın ek­ ber ve erşet evlâdına şart kıldığı, her nekadar davacının babasına vaktiyle, tevliyet tevcih edilmiş ve istanbul 12 nci Asliye Hukuk Mah­ kemesinden aldığı 11/7/1958 tarihli ilâmda da babasının ekber evlâdı olduğu belirtilmiş ise de kendisinin vakıfın evlâdından bulunduğuna dair Vakıflar idaresine bir vesika ibraz etmediği, babaya tevliyetin tevcihi için bir hak doğurmıyacağı, zira vakıfa ittisal için bir evvelki mütevellinin evlâdı olmanın kâfi olmadığı, 1335 tarihli fermanda an­ cak Vakıflar Kanununun 40 ıncı maddesi gereğince, adlî mahkemede tevliyet konusunda açılacak davada bir delil olarak ileri sürülebile­ ceği olayda davacı vakıfın evlâdından olduğunu isbat edecek nite likte ihticaca salih bir ilâm ibraz etmediğine göre vakıflar idaresine tevliyetin kendisine tevcih edilmemesinde bir kanunsuzluk görülme­ diği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Gerekçe :

Türk Ulusu adına yargı yetkisini kullanan Uyuşmazlık Mahkeme­ sinin Başkanı Recai Seçkin, Üyeleri Nuri Ülgenalp* Nusret Ozanalp, Mesut Akan, Muzaffer Kutman, İbrahim Koloğiu ve Ahmet BoyacıoğlUTiın katıldıkları 26/4/1969 günlü toplantısında çağın üzerine ge* len davacı vekili Avukat [Ad Soyad] ile davalı vekili [Ad Soyad]* kin'in sözlü açıklamaları 521 sayılı yasa uyarınca dinlenmiş, Danış* tay yardımcısı Mahir Tuncalp tarafından düzenlenen rapor okunmuş ve Başkamın sözcüsü Vecihi Töntik'ün hüküm uyuşmazlığı bulunma, dığı yolundaki düşüncesi alınmış ve ortada bir hüküm uyuşmazlığı durumunun gerçekleşmiş olduğuna Üyelerden Nuri Ülgenalp, İbrahim Koloğiu, ve Ahmet Boyacıoğlu'nun karşı oyîarıyle karar verilmiştir.

Bilâhare dosya üzerinde gerekli inceleme ve açıklama yapıldıktan sonra Başkan Fazıl Uluocak, Üyeler Mustafa Çemberci, Esat Şener, Yeredoğ Kişioğlu, Muzaffer Kutman, Galip Onursan ve Samım Gökyar'ın katıldığı 27/2/1971 günlü oturumda gereği görüşülüp düşünüldü :

Davacı [Ad Soyad]'ın Topçubaşı Aliağa İbni Elhaç Mus­ tafa vakfı ile Esbak Topçubaşı merhum Elhaç Aliağa Vakfının tevli­ yetine mtistehik bulunduğu gerek istanbul 12 nci Asliye Hukuk Mahke­ mesinin 11/7/1958 gün ve E. 1956/178, K. 1958/734 sayılı kararı ve gerek 1335 tarihli Fermanı Şerifi Alişan'la subuta ermiş bulunmaktadır. Öte yandan bu vakıfların son mütevellisi olan davacının babası [Ad Soyad]'ın [gün ve ay]/1940 tarihinde öldüğü ve bu tarihten itibarende hiç kimsenin mütevelli tayin edilmediği dosya mimderacatmd&n anlaşıl­ maktadır. Başka bir deyimle davacı yararına adlî mahkemece karar ve­ rildiği 1958 senesinde bu vakıf mülhak vakıflardandı. Bu vakıf ancak mütevelli tayin edememesi sonucu 1963 yılında mazbut vakıflar meyanma alınmıştır. Mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğünce ida­ re olunacağı 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 1 inci maddesinde açıklan­ mıştır. 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 39 uncu maddesinde; bu kanu­ nun l inci maddesinde Umum Müdürlük tarafından idare edileceği gös­ terilen ve bu kanunun neşri tarihine kadar mazbutiyet altına alınmış olan vakıfların mazbutiyetleri kaldırılmaz. On seneden beri mütevelliiiği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılmaz.

— 4 —