İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1981/1-4, K. 1982/2, T. 20.05.1982

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1981/1-4
Karar numarası
1982/2
Karar tarihi
20.05.1982

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

29 Kasım 1962 — Sayı: 17883

RESMÎ GAZETE

Sayfa: 3S kaldırılmasını gerektirmez. Onun için kanuni şartlar yok iken davacının evlenme aletinin İlansız yapılmasına izin verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : H. U. M. K. nun 427. maddesi uyarınca C. Başsavcılığının İsteğinin kabulüne ve Kemah Sulh Hukuk Mahkemesinin 30/1/1980 gün ve 1/4 sayılı olup, tem­ yiz edilmemek sureti ile kesinleşmiş bulunan ve [Ad Soyad]'m evlenme aktinin ilansız yapılmasına ilişkin kararının kanun yararına BOZULMASINA 5/11/1982 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

DANIŞTAY KARARI

Esas No : 1981/1 - 4 Karar No : 1982/2

ÖZÜ : 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 10 uncu maddesinde öngörülen Kıymet Takdir Komisyonlarının kuruluş biçimindeki sakatlığın, kamulaştırma işleminin iptaline sebep olup olamayacağı hususunun yetkili dairece takdir edilmesi gerektiği hakkında.

İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI

Kamulaştırma işlemlerinde taşınmazın değerinin tespiti ile görevli Kıymet Takdir Komisyonlarının kuruluş biçiminin 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 10 uncu maddesine uygun bulunmadığına ilişkin iddia ve itirazları kapsayan davalarda, Danıştay Altıncı Dairesince verilen, «Usulüne uygun bir şekilde teşekkül etmemiş komisyonca hesaplanan kıymete göre istimlâk yoluna gidilmesinin, usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle, istimlâk işleminin iptalini» gerektirdiği yolundaki 26/6/1973 günlü ve

E : 1971/3950, K : 1973/2740 sayılı karar ile aynı konuda, «Kıymet Takdir Komisyonunun usulüne uygun bir şekilde teşekkül etmemiş olmasının, kamulaştırma işlemini idare hukuku açısından sakatlar nitelikte olmayıp sonuç olarak bedele etkili olma­ sı bakımından 6830 sayılı Yasanın 14 üncü maddesine göre Adliye Mahkemesinde açılacak bedel artırma davasında öne sürülebileceği, bu nedenle davanın reddi» gerek­ tiği yolundaki 21/5/1980 günlü ve E : 1979/4490, K : 1980/1579 saplı düzeltme kararı arasında aykırılık bulunduğu ve bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesi Av. [Ad Soyad] tarafından Danıştay Başkanlığına verilen dilekçe ile iste­ nilmiş olup, konu Başkanlıkça içtihatları Birleştirme Kuruluna havale edildiğinden, raportör üyenin raporu, konu ile İlgili kararlar ve mevzuat hükümleri incelendikten ve Danıştay Başsavcısının, «2487 sayılı Toplu Konut Kanunu ve 1319 sayılı Emlâk Vergisinde değişiklik yapılması hakkındaki 2587 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde kamulaştırma bedellerinin, emlâk vergisine esas olan son vergi beyan değerini geçemeyeceği öngörülmüş olması ve böylece kamulaştırma bedelinin ne yolda sapta­ nacağı yeni yöntem ve kurallara bağlandığı, bu nedenlerle içtihatların birleştirilmesi­ ne lüzum olmadığı sonucuna varılabilir.» yolundaki düşüncesi içtihatları Birleştirme Kurulunca kabul edilmediğinden esas hakkındaki, «Kamulaştırmanın genel olarak bir şekil hukuku olduğu, kamu hizmeti, kamu yararı mülkiyet hakkı gibi düşüncelerle yöntem dışına çıkılmasının olanaksız olduğu, Takdir Komisyonunun gerek oluşum biçimi ve gerekse İşleyiş tarzına ters düşen uygulamaların, kamulaştırma tasarrufunun iptalini gerektireceği, o halde içtihatların bu gerekçelere dayanılarak Altıncı Dairenin iptal kararları doğrultusunda birleştirilmesinin yerinde olacağı» yolundaki düşüncesi dinlendikten sonra gereği düşünüldü :

Yargı Bölümü Sayfa : 3 Sayfa: 34

RESMÎ GAZETE

29 Kasım 1982 — Sayı: 17883 Başsavcının İçtihadın 'birleştirilmesine lüzum olmadığı yolundaki görüşüne, Danıştay Başkanvekili Orhan TUzemen, Yedinci Daire Başkanı Atıf Kösebalaban, Altıncı Daire Başkam Kemalettin Ertun, Üyelerden Ülfer Budak, İsmail Diler, Kemal Tarsuslugil, Selahattin Falay, Güzin Ersoy, Sami Akural, Necati Aras, Mahir Tunçalp, Gürbüz önbilgin, 'Semih Tekin Telli, Nuri Alan, Erman Bayraktar, Fikret Aml, Uzdem Akyüz, Kenan Eren, Sabrı Tandoğan ve Güler Mermut katılmışlar ise de, oyçokluğuyla işin esasının İncelenmesine geçildi.

İçtihatın 'birleştirilmesine konu olan kararlar :

1 — Altıncı Dairenin 1971/3950 sayılı dosyasında, Kıymet Takdir Komisyonunda mülk sahiplerinden olarak gösterilen İki kişi, 6830 sayılı Kanunun 122 sayılı Kanunla değiştirilen 10 uncu maddesine göre Belediye Encümenince seçilen iki asıl ve iki yedek üye olarak gösterilen şahıslardan olmadığından Komisyon usulüne uygun olarak teşekkül etmemiş bulunduğu için, bu Komisyonca hesaplanan kıymete göre istimlâk yoluna gidilmesi usul ve (kanuna aykırı olduğu gerekçesine dayanılarak dava konusu karar iptal edilmiştir.

2 — 1979/4490 sayılı karar düzeltme dosyasında ise, belde nüfusu yüzbini geçtiği için 6830 sayılı Kanunun 1122 sayılı Kanunla değişik 10 uncu maddesi gereğince, Kıymet Takdir Komisyonuna Bayındırlık Bakanlığı teşkilâtından seçilecek bir üyenin katılması gerekirken, katılmadığı için, (Komisyonun bu hükme aykırı teşekkül etmesi nedeniyle dava konusu kararın iptaline karar verilmiş; idarece kararın düzeltilmesi istemi üzerine de, düzeltme istemi kabul edilerek Kıymet Takdir Komisyonunun usulüne uygun olarak toplanmadığı iddiasının kamulaştırma kararını idare hukuku açısından sakatlar nitelikte olmayıp sonuç olarak bedele etkili olacağından 6830 sayılı Yasanın 14 Üncü maddesine göre Adliye Mahkemesinde açılacak bedel artırma davasında öne sürülebileceği nedeniyle dava esastan reddedilmiş bulunmaktadır.

İnceleme :

Hernekadar Altıncı Dairenin 1979 yılı sonlarına değin vermiş olduğu bütün kararlarında 6830 sayılı İstimlâk Kanununda öngörülen usul ve şekil yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı kalındığı ve bu usullere uyulmamış olması halinin istimlâk işleminin ipta­ lini gerektirir sebeplerden sayıldığı ve İçtihatları Birleştirme Kurulunun Esas 1977/3, Karar 1978/2 sayılı dosyasında da görüleceği üzere içtihadın birleştirilmesine konu olan kararlar arasında aykırılık bulunduğu saptanmış ise de 1971 yılından itibaren Da­ nıştay Altıncı Dairesince, Kıymet Takdir Komisyonlarının kuruluşuna yöneltilen iddia ve itirazlar incelenmiş, uyuşmazlıklar karara bağlanmış ve bu kararlar tam bir sü­ reklilik kazanmış, böylece içtihatların birleştirilmesi ile güdülen gaye kendiliğinden tahakkuk etmiş olduğundan istikrar ilkesi gözönünde tutularak «içtihatların birleştirilmesine yer olmadığı» tarzında sonuçlandırılmış bulunduğu halde, bu tarihlerden sonra aksi doğrultuda görüşlerin ortaya çıktığı ve bu nedenle oyçokluğu ile birbirine aykırı kararlar verildiği görülmüştür. Bu nedenle içtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesi zorunlu hale gelmiş bulunmaktadır.

6830 sayılı İstimlâk Kanununa göre İdare Kanununun 10 uncu maddesinde belirlenen şekilde teşekkül ettirilen Takdiri Kıymet Komisyonu marifetiyle tespit ettirileceği bedel üzerinden bir gayrimenkulun istimlâkine karar verdiğinde, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen kişiler istimlâk muamelesine karşı Danıştay'da ve takdir edilen bedel ile maddi hatalara karşı da gayrimenkulun bulunduğu mahal Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açabilirler. Görüldüğü gibi İstimlâk Kanunu hükümlerine göre kıymet takdiri hem idari, hem de bedel davası açıldığı takdirde adlî aşamada cereyan eder.

Yargı Bölümü Sayfa: 4 29 Kasım 1982 — Sayı: 17883

RESMÎ GAZETE

Sayfa: 35 İdari aşamada, kanuni esaslara uygun, aynı zamanda ferdin haklarını da koru­ yacak bir heyetin kurulmasına çalışılmış ve 6830 sayılı Kanunun 4/11/1960 gün ve 122 sayılı Kanunla değişik 10 uncu maddesinde Takdiri Kıymet Komisyonlarının ne şekilde kurulacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Bu aşamada takdir ve tespit edilen kıymet, tarafları bağlamamakla beraber kamulaştırma işleminin tatbikine esas teşkil edeceğinden kamulaştırma işlemi gibi gayrimenkulu istimlâk edilen kişiye tesir etmektedir.

Bu bedele karşı, 6830 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesine göre adliye mahkemesine itiraz edilmesi halinde ise yine İstimlâk Kanunu hükümlerine göre tayin edilecek bilirkişilerce kıymet takdiri yapılmaktadır.

Kamulaştırmanın esaslı şartlarından biri de, taşınmazın değer pahasının peşin ödenmesidir. Kamulaştırmanın idari aşamasında Kıymet Takdir Komisyonunca 6830 sayılı Kanunun 10, 11 ve 12 nci maddelerinde öngörülen usul ve şartlara göre yapılan kıymet takdiri kamulaştırma işleminin bir unsurunu oluşturmaktadır. Bu itibarla idari yargının denetim alanına girmektedir.

Adli yargı, idari aşamada Takdir Komisyonları tarafından bağımsız bir şekilde tespit edilen değerin, kanunda öngörülen usullere uygun olarak belirlenmiş olup olmadığını diğer bir deyimle, Takdir Komisyonunun oluşumundaki sakatlığı inceleme yetkisine sahip değildir. Ancak idari yargı, iptal davası yolu ile bu denetimi yapar.

İptal davalarında amaç idari işlemlerin hukuka ve kanuna uyugunluklarını tespitten ibarettir. Bu nedenlerle, 6830 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde öngörülen Takdiri Kıymet Komisyonlarının kuruluşundan doğan uyuşmazlıklarda «bu hususların kamu­ laştırma işlemini idare hukuku açısından sakatlar nitelikte olmayıp sonuç olarak be­ dele etkili olacağından ... Adliye Mahkemesinde açılacak bedel artırma davasında ileri sürülebilir.» yolundaki bir gerekçeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi mümkün değildir.

Kıymet takdiri istimlâk işleminin bir unsuru olduğuna.göre bu unsurdaki sakat­ lık veya kanuna aykırılık dolayısiyle işlem aleyhine açılacak iptal davalarının Danıştay'da görülmesi ve çözümlenmesi gerekmektedir. Diğer bir deyimle iptal nedenleri meyanında bu hususlar da ileri sürülebilecektir.

Ancak, bu konudaki usule aykırılığın ve Takdir Komisyonunun oluşumundaki sakatlığın, işlemin iptalini gerektirip gerektirmediğini, sonuca etkili olup olmadığım görevli dairenin değerlendireceği tabiidir.

Sonuç:

'Kamulaştırma işleminin tamamlanması için gerekli unsurlardan biri olan Kıymet Takdir Komisyonlarının, 6830 sayılı Kanunda öngörülen biçime aykırı olarak oluş­ turulmasının Danıştay'da açılacak iptal davasında ileri sürülmesi gereken bir sebep olduğuna, ancak, 'bu oluşum biçimindeki kanuna aykırılığın istimlâk işleminin iptalini gerektirecek biçimde ağır veya bu işlemi etkilemeyecek şekilde tali olması hallerine göre, uyuşmazlıkların olayına özgü değerlendirilmesinin ve sonuçlandırılmasının yetkili Dairesine ait bulunduğura ve içtihadın bu yolda birleştirilmesine 20/5/1982 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

A Z L I K

O Y U X — Kamulaştırmada, Kıymet Takdir Komisyonunun oluşumundaki noksan­ lıklar, bu nedenle yaratılan uyuşmazlıklarda, kamulaştırma işleminin iptalini gerek* tirmez. Komisyonun hatalı kurulması sonuç olarak bedeli etkileyecektir. Kendisine tebliğ edilen bedeli az bulan, adli yargıda bedel artırma davası açabilecek ve mahke- Yargı Bölümü Sayfa: 5 Sayfa: 36

RESMÎ GAZETE

29 Kasım 1982 — Sayı: 17883 mece yeniden bedel tayin edilecektir. Bu kabil uyuşmazlıklarda işlemin iptal edilmesi, kamu hizmetinin aksaması sonucunu yaratabilir.

Bu nedenlerle İçtihadın Altıncı Dairenin red kararları istikametinde birleştirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk kararına karşıyız.

A Z L I K

O Y U XX — Hukuk Devletinde, kamu yararım gerçekleştirmek için zorla özel mülkiyetteki bir taşınmaza el konulması, ancak rayiç değeri ödenmek suretiyle, mülkiyet hakkının özüne dokunma olmaktan çıkmaktadır. Kamulaştırmada karşılık ödenmesi kamulaştırma işleminin önemli unsurlarından birisidir. Bu nedenle kanun koyucu 6830 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde nitelikleri belirtilen beş kişilik karma bir heyet kurmuş, 11 ve 12 nci maddelerde de hangi ölçüler içinde kıymeti tayin ve tespit edeceğini açık ve kesin esaslara bağlamıştır. Takdir Komisyonun un kuruluşundaki hataları ve usulsüzlükleri ihmal edilebilir kabul etmek mümkün değildir. Açık kanun hükmüne, aykırılıkların denetlenmesi idari yargının görevidir. Bu husus sonuçta bedelle ilgili olsa bile, bir bedel davası değildir. Kamulaştırmanın unsurlarından olan karşılığın idari aşamada tespiti ile görevli heyetin oluşumundaki noksanlıkların, iptal davası zımmında dermeyan edilmesidir.

(Kıymet takdiri bir istimlak işlemi olduğuna göre bu işlemdeki sakatlık ve kanuna aykırılık dolayısiyle açılacak iptal davalarının Danıştay'da görülmesi ve çözülenmesi gerekmektedir. İdari bir işlemin adil yargı yerinde denetlenmesi istisnai bir husustur. Kural, Anayasanın 140 ıncı maddesi uyarınca bu işlemlerin Danıştay'ca denetlenmesidir.

Sonuç olarak, kamulaştırma bir şekil hukukudur. Hukukta şekil, bir emniyet unsurudur. Diğer bir deyimle idare edilenlere verilen güvencelerdir. Bu itibarla Kıymet Takdir Komisyonunun 6830 sayılı Kanunda öngörülen oluşum biçimine ve gerekse çalışma tarzına ters düsen uygulamalar, kamulaştırma İşleminin iptalini gerektirecektir.

Açıklanan nedenlerle içtihadın iptal kararlan doğrultusunda birleştirilmesi gerekeceği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk kararına karşıyız.

Yargı Bölümü S a y f a : 6