İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1983/2, K. 1983/11, T. 29.12.1983

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1983/2
Karar numarası
1983/11
Karar tarihi
29.12.1983

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

29 Mart 1984 — Sayı: 18356

RESMÎ GAZETE

Sayfa : 19

YARGI BÖLÜMÜ

DANIŞTAY K A R A R I

Esas No : 1983/2 Karar No : 1983/11

ÖZÜ: Çalışarak hayatını kazanamayacak du­ rumdaki kişilerin 5434 sayılı T. C. Emekli Sandı­ ğı Kanununa 1239 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 2'de yer alan «... başkasının yardımı ol­ maksızın hayatlarım devam ettiremeyecek de­ recede malûl....» ibaresi kapsamında mütalâa edilmesi gerektiği hakkında.

İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME K U R U L U KARARI

Karar düzeltilmesi talepleri reddedilmek suretiyle kesinleşmiş bulunan Danış­ tay Onuncu Dairesinin E : 1971/3365; K : 1972/1512, E : 1972/2327, K : 1974/1646,

S : 1972/2625; K : 1974/1707 sayılı kararlarında, sadece, «başkasının fiili, bedeni güç yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl» yani baş­ kaları tarafından yemek yedirilip su içirilen, tuvalet, giyinme vs. gibi günlük normal ihtiyaçları fiziki yardımla başkaları tarafından karşılanan kimselerin 5434 sayılı

T. C. Emekli Sandığı Kanununa 1239 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 2 deki «... baş­ kasının yardımı olmaksızın hayatlarım devam ettiremeyecek derecede malûl» ibaresi kapsamında mütalâa edilmiş olmalarına karşılık Danıştay üçüncü Dairesinin düzel­ tilmesi yolundaki istek de reddedilmek suretiyle kesinleşen E : 1982/4551, K : 1982/ 1990 sayılı kararıyla, kararın düzeltilmesi isteği üzerine verilen E : 1982/5879,

K : 1982/3146 sayılı kararında, yeme, içme, giyinme, tuvalete gitme gibi günlük nor­ mal ihtiyaçlarını başkasının fiziki yardımına İhtiyaç duymaksızın karşılayabilmekle beraber çalışarak hayatım kazanamayan kimselerinde bu ibare kapsamında mütalâa edilmiş olduklarından bahisle T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce Danıştay Başkanlığına verilen 28/2/1983 günlü dilekçe İle iki Dairenin kararları arasındaki bu çelişkinin içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesinin istenilmesi ve Danış­ tay Başkanlığınca da isteğin yerinde görülerek, tçtihatlan Birleştirme Kuruluna havale edilmesi üzerine Raportör üyenin raporu, aralanndaki aykırılığın giderilmesi İstenilen kararlar ve ilgili mevzuat incelendikten, Danıştay Başsavcısının «İçtihadın Danıştay üçüncü Dairesinin kararlan doğrultusunda birleştirilmesinin yerinde ola­ cağı» yolundaki düşüncesi de dinlenildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

içtihadın birleştirilmesi isteğine konu olan kararlar :

Karar düzeltilmesi talepleri reddedilmek suretiyle kesinleşmiş bulunan Danış­ tay Onuncu Dairesinin E : 1971/3365, K : 1972/1512, E : 1972/2327, K : 1974/1648,

E : 1972/2625, K : 1974/1707 sayılı kararlarında, 5434 sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununa Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında 1239 sayılı Kanundaki «Baş­ kasının yardımı olmaksızın hayatım devam ettiremeyecek derecede malûl olma» halini başkasının fiili, bedeni güç yardımı olmaksızın hayatın idamesine imkân bu­ lunmaması hali olarak anlamanın ve kabul etmenin zorunlu olduğu, 1239 sayılı K a ­ nunun müzakere tutanaktan ile gerekçesinin de bu görüşü doğruladığı belirtildik­ ten sonra davacıların dosyalarına ibraz ettikleri hastane sağlık kurulu raporlarında Yargı Bölümü Sayfa : 1 Sayfa : 20

RESMİ GAZETE

29 Mart 1984 — Sayı: 18356 «çalışarak hayatlarını kazanamayacakları» kayıtlı bulunmasına rağmen, başkasının fiili ve bedeni güç yardımına muhtaç olmadıklarından bahisle, kendilerine T. C, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce aylık bağlanmaması yolundaki işlemler aleyhi­ ne açtıkları davaların reddine karar verilmiştir.

Danıştay Üçüncü Dairesinin düzeltilmesi yolundaki istek de reddedilmek su­ retiyle kesinleşen E : 1982/4551, K : 1982/1990 sayılı kararıyla, Danıştay Onuncu Dairesinin E : 1980/184, K : 1981/1424 sayılı kararının düzeltilmesi İsteği üzerine verdiği E : 1982/5879, K : 1982/3146 sayılı kararlarında İse, davacıların hayatlarım çalışarak kazanamayacaklarının ibraz ettikleri hastane sağlık kurulu raporlarıyla sabit bulunduğu ve bu kabil kişilerin 1239 sayılı Kanundaki « başkaları­ nın yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl » ibaresi kapsamında mütalâa edilmesi gerektiği görüşüyle T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacılara aylık bağlanmaması yolunda tesis edilen menfi işlemlerin iptali cihetine gidilmiştir.

İnceleme :

5434 sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun 108 İnci maddesinde, kendisini ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bakmaya mecbur olduğu ailesi fertlerini geçindirmeye yetecek geliri, malı (para veya o mahiyetteki kıymetler dahil) veya kazancı bulunmayanlara, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında «muhtaç», 44 üncü maddesinde de her ne sebeple olursa olsun, vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi İmkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere «malul» denileceği ve haklarında bu Kanunun malûllüğe ait hükümlerinin uygulanacağı derpiş edilmiş, 52 nci maddesinde ise vazife malûl­ lüklerinin 6 derece olduğu ve bu malûllüklerin nev'ileri ile derecelerinin Tüzükte be­ lirtileceği ifade edildikten sonra, Tüzükte gösterilenler dışında görülecek malûllük­ lerin hangi dereceye gireceğinin Sandık Sağlık Kurulunca tayin olunacağı hükme bağlanmıştır.

5434 sayılı Kanuna 1239 sayılı Kanunun 1 İnci maddesiyle eklenen Ek Madde:

2 de ise aynen «ölüm tarihinde aylığa müstahak olmayan veya aylığı kesildikten sonra başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede ma­ lûl ve muhtaç duruma giren erkek çocuklara yazı ile Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır ve gerekirse 68 İnci maddeye göre düzeltme yapılır.» denilmektedir.

Görüldüğü üzere, Kanun koyucu, iştirakçinin öldüğü tarihte aylığa müstahak olmayan veya o tarihte aylığa müstahak olmakla birlikte bilahare aylığı kesilen er­ kek çocuklarına yetim aylığı bağlanabilmesini, bunların, sonradan, başkasının yar­ dımı olmaksızın hayatlarım devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç duruma girmeleri şartına bağlamış bulunmaktadır.

Binaenaleyh iştirakçinin erkek çocuğu sonradan başkasının yardımı olmaksı­ zın hayatını devam ettiremeyecek derecede malûl duruma girse bile aynı zamanda muhtaç da değil İse ya da muhtaç olmakla birlikte başkasının yardımı olmaksızın hayatım devam ettiremeyecek derecede malûl değil ise aylık bağlanması söz konusu olmamaktadır.

Aralarındaki aykırılığın içtihadın birleştirilmesi suretiyle giderilmesi istenilen ve esas ve karar numaraları yukarıda belirtilen kararlara konu bütün davalarda, davacıların muhtaç, yani fakr-ü zaruret içerisinde bulunduğu hususunda taraflar arasında ihtilâf yoktur.

Yargı Bölümü Sayfa : 2 29 Mart 1984 — Sayı: 18356

RESMÎ GAZETE

Sayfa : 21 Durum böyle olunca, yukarıda söz konusu edilen 44 üncü ve 52 nci madde» lerde «malûl» sıfatının «mefluç» kelimesinin eşanlamlısı olarak değil, vazife yapa­ mayacak yani çalışamayacak duruma girenleri ifade etmek üzere kullanıldığı da göz önüne alındığında, «başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettireme­ yecek derecede malûl duruma giren» ibaresinin Danıştay Onuncu Dairesince yorum­ landığından daha geniş bir şekilde yorumlanmasında, yani yeme, içme, giyinme, tuvalete gitme gibi günlük normal ihtiyaçlarını başkasının fiili, bedeni güç yardımı­ na ihtiyaç duymaksızın karşılayabilmekle beraber çalışarak hayatını kazanamayan kimseleri de kapsadığının kabul edilmesinde zaruret vardır.

Zira; aksi takdirde bu durumdaki erkek çocuklar esasen fakr-ü zaruret İçeri­ sinde bulunduklarına, çalışarak hayatlarım kazanmaları da söz konusu olmadığına göre açlıktan ölüme mahkûm ya da dilenmeğe mecbur ve en iyi ihtimalle de akraba ve komşularının insaf ve merhametine terk edilmiş olacaklardır ki, T. C. Emekli San­ dığının bir sosyal güvenlik müessesesi olduğu da göz önüne alındığında, böyle bir neticenin tasvip ve tecvizine imkân bulunmadığı açıktır.

Sonuç : Bu sebeplerle içtihadın Danıştay Üçüncü Dairesinin iptal kararları doğrultusunda birleştirilmesine 29/12/1983 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

AYRIŞIK OY

X-1239 Sayılı Kanunla 5434 sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununa getirilen ek 1. maddede yer alan «fiili hizmet süresi 5 yılı doldurduktan sonra vefat eden iş­ tirakçilerin, ölüm tarihinde başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam etti­ remeyecek derecede malûl ve muhtaç bulunan dul ve yetimlerine, yazı ile Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından İtibaren 15 yıl hizmet süresi üzerinden 68, maddedeki esaslara göre dul ve yetim aylığı» bağlanacağı yolundaki hükümle, ölüm tarihinde, aylığa müstahak olmayan veya aylığı kesildikten sonra başkasının yar­ dımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç duru­ ma giren erkek yetimlere, yazı ile Sandığa müracaatlarım takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı, gerekirse 68. maddeye göre düzeltme yapılacağına iliş­ kin Ek 2. maddede vaz edilen hükümle, T. C. Emekli Sandığına tabi olan personel­ den en az 5 yıllık hizmet süresi varken vefat edenlerin, sözü edilen Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre toptan ödemeye müstahak bulunan dul ve yetimlerinden veya 10 yıldan fazla hizmeti varken ölenlerin, 74. maddede açıklanan şartları hâiz olmadığından aylığı müstahak durumda bulunmayan veya aylığı müstahak olupta bilâhare 74. maddede açıklanan koşulları yitirdiğinden aylığı kesilmiş olan erkek yetimlerinden, başkasının yardımı olmaksızın hayatım devam ettiremeyecek dere­ cede malûl ve muhtaç olanlarına 15 yıllık hizmet süresi olan adi malûllere bağlana­ cak aylık esasına göre dul veya yetim aylığı bağlanma İmkânı getirilmiştir.

Bu kanun hükümlerine göre, kendilerine aylık bağlanmasını isteyen dul ve yetimlerin, 5434 sayılı Kanunun 108. maddesinde, «kendisini veya Türk Medeni K a ­ nunu hükümlerine göre bakmaya mecbur olduğu aile fertlerini geçindirmeye yete­ cek geliri, malı bulunmayan kimse» olarak tarifi yapılmış olan muhtaç durumda bulunduğunu ve aynı Kanunun 44. maddesinde; vücûdunda hasıl olan arıza veya du­ çar olduğu tedavisi imkânsız hastalık yüzünden vazife yapamıyacak durumda bulu­ nanlara malûl denileceği yolunda vaz edilen hükme uyan maluliyet içinde olduğunu ve bu malüliyetininde başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede bulunduğunu tevsik etmeleri gerekmektedir.

Vazife yapamayacak durumda maluliyeti doğuran vücuttaki bir arıza veya tedavisi imkansız hastalıkların nevileri ve dereceleri, 5434 sayılı Kanunun vazife Yargı Bölümü Sayfa : 3 Sayfa : 22

RESMÎ GAZETE

29 Mart 1984 — Sayı: 18356 malüllükleriyle İlgili hükümlerinde tesbit edilmiş ve 52. madde delaletiyle 15/8/1953 gün ve 8486 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmakla yürürlüğe giren Tüzükte 1 ila 6.

derece arasında açıklanan maluliyetlere sebep olan arıza ve tedavisi imkansız has­ talıkların nevilerinin belirtilmesinde, 1. derece maluliyetler meyanında açıklanan arı­ za ve hastalıklardan başkasının yardımım gerektiren arıza ve hastalık nevflerinde;

bu yardımı ilgiliye, gitmesinde, gelmesinde, yemesinde, içmesinde, başka bir deyişle günlük ihtiyaçlarını karşılamada, denetim ve gözetimin yanı sıra üçüncü şahıslar tarafından fiziki güç kullanılmak suretiyle yapılan yardımlar olarak açıklanmış bulunmaktadır.

Esasen 1956 yılında, 6741 sayılı Kanunla 5434 sayılı Kanunun 53. maddesine getirilen fıkra hükmüne göre enaz 5 yıllık emekliliğe tabi hizmeti varken 5434 sa­ yılı Kanunun 44. maddesine göre malûl sayılarak emekliye ayrılan ve hakkında 82.

madde gereğince toptan ödeme yapılacak olan bir iştirakçinin, kendisine; bu malu­ liyetini, başkasının yardımı olmaksızın hayatım devam ettiremeyecek derecede ol­ duğunu sağlık kuruluşu raporuyla tevsik etmesi halinde 15 yıllık hizmeti olan adi malûller gibi aylık bağlanma imkânı getiren Kanun koyucu, maluliyete neden olan arıza veya hastalıktaki başkasının yardımım, ilgiliye günlük ihtiyaçların karşılan­ masında fiziki güç niteliğinde yapılan yardımlar olduğunu gerekçesinde açıkça vaz etmiştir.

Nitekim, gerek 6741 sayılı Kanunla getirilen fıkra hükmünden faydalanmak isteyen İştirakçinin kendisine, gerekse 1239 sayılı Kanunla getirilen ek madde hü­ kümlerinden yararlanmak isteyen dul ve yetimlerine sağlık kuruluşlarınca verilen raporlarda, ilgiliyi vazife yapamayacak duruma getiren arıza ve tedavisi imkansız hastalığın tarifinin yapılmasının yanı sıra bu arıza ve hastalıkta, ilgilinin diğer bir kimsenin güç yardımına ihtiyacının olup olmadığı da belirtilmektedir.

Hal böyle olunca, ilgilinin, duçar olduğu arıza veya tedavisi imkansız hastalık açıklanarak hakkında görev yapamayacağım belirten sağlık kuruluştan raporların­ da, bu arıza ve tedavisi imkansız hastalıkta ilgilinin başkasının güç yardımına ihti­ yacı olmadığının açıklanması halinde veya bu arıza ve tedavisi imkânsız hastalıkta başkasının güç yardımına ihtiyaç bulunmadığı hususu esasen herkes tarafından bilinen bir keyfiyet olması halinde, bu kimsenin maluliyeti derecesini yukarda bahsi geçen kanunların aradığı nitelikte bir maluliyet derecesi olarak görmek imkânı yoktur.

Bu sebeplerle başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede malûl olma durumunu, maluliyette, ilgiliye diğer şahıslar tarafından yapı­ lan denetim, gözetiminin yanı sıra gitme, gelme, içme, yemede yapılan fiziki güç yar­ dımına ihtiyaç gösteren maluliyet olarak anlamak icap edeceği görüşüyle daire ka­ rarlan arasında mevcut olan içtihat aykırılığının yukarda açıklanan görüşün egemen olduğu 10. Daire kararı çerçevesinde birleştirmek suretiyle giderilmesi oyu İle çoğun­ luk kararı na katılmıyoruz.

üye Üye Üye Üye Şafak Sancar Mahir Tunçalp Semih Tekin Telli Abdi Emin Atan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezinden:

29/3/1984 tarihinde uygulanacak ABD dolarının esas kuru;

1 ABD $ = TL 304,70 dır.

Yargı Bölümü Sayfa : 4