Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/569, K. 2026/264, T. 15.04.2026
Sonuç: Dosyanın daireye gönderilmesi
Künye
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire ya da kurul
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas numarası
- 2025/569
- Karar numarası
- 2026/264
- Karar tarihi
- 15.04.2026
Resmî kaynakta açınmevzuat.adalet.gov.tr adresinde yeni sekmede açılır.
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
İlgili kanun maddeleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- m. 105
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Hukuk Genel Kurulu 2025/569 E. , 2026/264 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2023/463 E., 2024/491 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.05.2023 tarihli ve 2021/8945 Esas, 2023/3087 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
4. Somut olayda; nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan malın gemi ile taşınması sırasında hasar görmesinden dolayı dava dışı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelini sigorta şirketine ödemek durumunda kalan davacının bu bedeli davalıya rücu etmek amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince fiili taşıyanın CMA CGM SA olduğu, davalının sadece acente sıfatıyla hareket ettiği, bu hâlde taşıyana izafeten değil doğrudan acenteye dava açılmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105/2. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Daire ise davalının navlun faturasını taşıyıcıya izafeten acente sıfatıyla değil kendi adına düzenlemekle taşıma ilişkisinin tarafı hâline geldiği ve kendisine husumet yöneltilebileceği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince; davalının ticari defterleri getirtilerek bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, asıl ve ek rapor alınarak bu raporlarda yer alan davalının kendi komisyonunu mahsup ettikten sonra navlun bedelini fiili taşıyana aktardığı yönündeki tespite de dayanmak suretiyle doğrudan acenteye karşı dava açılamayacağı şeklindeki değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda ısrar edilmiştir.
5. Tüm bu sürece bakıldığında Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, ilk kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni deliller ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır.
6. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
7. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 15.04.2026 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararın atıf yaptığı kararlar
Künyeler karar metninden kurallarla okunmuş ve karar arşivinde doğrulanmıştır; en çok 10 karar gösterilir.