İçeriğe atla
Mire Hukuk

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2026/413, K. 2026/430, T. 01.07.2026

Künye

Mahkeme
Yargıtay
Daire ya da kurul
Hukuk Genel Kurulu
Esas numarası
2026/413
Karar numarası
2026/430
Karar tarihi
01.07.2026

Resmî kaynakta açınmevzuat.adalet.gov.tr adresinde yeni sekmede açılır.

İlgili kanun maddeleri

Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

Hukuk Genel Kurulu 2026/413 E. , 2026/430 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/2 E., 2026/265 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.11.2025 tarihli ve 2025/8211 Esas, 2025/8690 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

A. ÖN SORUN

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, olumlu ve olumsuz yetki tespitine itiraz istemine ilişkin eldeki davada, her iki tespite karşı yapılacak itirazın 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 43. maddesinde “Yetki itirazı” başlığı altında düzenlendiği, maddenin 3. fıkrasında Yargıtayın verdiği kararın kesin olduğunun hükme bağlandığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince Özel Dairenin bozma kararına direnmesinin mümkün olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

B. GEREKÇE

Değerlendirme

1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Yetki itirazı” başlıklı 43/3. maddesinde “İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.” hükmü yer almaktadır.

2. Bu düzenleme ile yetki tespitine itiraz olarak açılacak bir davanın mahkemece belirli bir süre içinde karara bağlanması gerektiğine ilişkin hüküm işin niteliği ve aciliyetinden kaynaklanmakta olup yasa koyucu tarafından bu aciliyete uygun olarak getirilen açık düzenleme ile de temyiz incelemesini yapan Yargıtay Özel Dairesince yetki tespitine itiraz davasının bir ay içinde kesin olarak karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

3. Benzer nitelikteki düzenlemelere 6356 sayılı Kanun'un 5, 15... . maddelerinde de yer verilmiş, bu düzenlemelerde de yine iş hukukuna yön veren temel ilke ve düşüncelerden hareket edilmiştir.

4. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 13.03.1985 tarihli ve 1984/9-834 Esas, 1985/201 Karar sayılı kararında da benzer bir konu ele alınarak mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15. maddesinde yer verilen “Yargıtay’ca ... kesin karara bağlanır.” hükmü ile yasa koyucunun burada bozma kararına karşı direnme yolunu kapamayı amaçladığının vurgulandığına işaret edilmiştir.

5. Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2017 tarihli ve 2016/22-2086 Esas, 2017/113 Karar; 06.12.2017 tarihli ve 2016/9-2040 Esas, 2017/1543 Karar; 29.11.2017 tarihli ve 2016/9-2315 Esas, 2017/1458 Karar; 06.11.2018 tarihli ve 2018/9-119 Esas, 2018/1614 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

6. Hâl böyle olunca Yargıtay Özel Daire kararının kesinliğinden maksadın, mahkemece bu karara karşı direnilemeyeceği olduğunun kabulü gerekir.

7. Bu durumda açıklanan nedenlerle kesin nitelikteki bozma kararına direnilmesine yasal olarak olanak bulunmadığı ve uyulması gerektiği hâlde mahkemece önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

8. O hâlde direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır.

C. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Dosyanın HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararın atıf yaptığı kararlar

Künyeler karar metninden kurallarla okunmuş ve karar arşivinde doğrulanmıştır; en çok 10 karar gösterilir.

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.