Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2003/72, K. 2004/24, T. 17.02.2004
Sonuç: İptal
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2003/72
- Karar numarası
- 2004/24
- Karar tarihi
- 17.02.2004
- Resmî Gazete
- 29.07.2004 tarihli ve 25537 sayılı
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
5.6.1986 günlü, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 41. maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa'nın 2., 37., 125. ve 155. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu
- m. 41 karar tarihinden sonra değişti
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 2
- m. 37
- m. 125 karar tarihinden sonra değişti
- m. 140
- m. 142 karar tarihinden sonra değişti
- m. 153
- m. 155
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır. Değişiklik notları 23.08.2026 tarihinde indirilen resmî metinden okunur.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı:2003/72 Karar Sayısı:2004/24 Karar Günü:17.2.2004 Resmi Gazete tarih/sayı:29.07.2004/25537
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kurşunlu Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 5.6.1986 günlü, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 41. maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa'nın 2., 37., 125. ve 155. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Ustalık belgesi olmadan işyeri çalıştırdığı gerekçesiyle 3308 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre kesilen idarî para cezasının kaldırılması istemiyle yapılan başvuru üzerine uygulayacağı kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı İtiraz konusu 5.6.1986 günlü, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 41. maddesinin dokuzuncu fıkrası şöyledir:
"Verilen para cezalarına karşı cezanın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesinde itiraz edilebilir."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 37., 125. ve 155. maddelerine dayanılmış, 140. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Mehmet ERTEN'in katılımlarıyla 11.9.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, hukuk devletinin en önemli özelliklerinden birisinin idarenin yargısal denetime tabi kılınması olduğu, bu ilkenin ancak adli yargıdan ayrı olarak idari yargı denetimiyle gerçekleştirilebileceği, ayrı bir idari yargı sisteminin kabul edilmesi halinde kamu hizmetlerinin görülmesinden doğan uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesi gerektiği, Anayasa'ya göre hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağı ileri sürülerek itiraz konusu kuralın iptali istenmiştir.
İtiraz konusu Yasa kuralında 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nda belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kişi ve kuruluşlara mahalli mülki idare amirleri tarafından verilen para cezalarına karşı yetkili sulh ceza mahkemelerinde dava açılabileceği öngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik bir hukuk devleti olduğu, 125. maddesinin birinci fıkrasında da idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık tutulduğu vurgulanırken, tüm yönetsel işlemlerin yargı denetimine tabi olması amaçlanmıştır.
Öte yandan, Anayasa'nın 140. maddesinin birinci fıkrasında, "Hakimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar"; 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir"; 155.
maddesinin birinci fıkrasında da, "Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar" biçiminde yer alan kurallar adlî ve idari yargı ayırımının Anayasa'da benimsendiğinin kanıtıdır.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen maddelerinde öngörülen düzenlemeler nedeniyle idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasakoyucunun geniş takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. İtiraz başvurusuna konu olan idari para cezası, kamu gücünün kullanılmasıyla ilgili ve yasada belirtilen kurallara uymayanlara idari bir yaptırımın uygulanması niteliğinde olduğundan, çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde de idari yargının yetkili kılınması gerekir.
Bu nedenle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2., 125. ve 155.
maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 37. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
B- Kararın Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu Anayasa'nın 153. maddesi ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesi uyarınca, yasa, kanun hükmünde kararname veya TBMM İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümleri iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlükten kalkar.
Ancak, Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici nitelikte görürse, boşluğun doldurulması için iptal kararının yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir.
İtiraz konusu kuralın iptaline karar verilmesi ile meydana gelen hukuksal boşluk kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğundan, yeni düzenleme yapması için yasama organına süre tanımak amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur.
A- 5.6.1986 günlü, 3308 sayılı "Mesleki Eğitim Kanunu"nun 41. maddesinin, "Verilen para cezalarına karşı cezanın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesinde itiraz edilebilir." biçimindeki dokuzuncu fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna
B- İptal edilen fıkranın doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN
BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2001/225 K. 2002/88 (08.10.2002)506 sayılı "Sosyal Sigortalar Kanunu"nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2010/65 K. 2011/169 (22.12.2011)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık...
- Anayasa Mahkemesi E. 2013/68 K. 2013/165 (26.12.2013)
- Anayasa Mahkemesi E. 2004/113 K. 2006/31 (27.02.2006)4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 1996/72 K. 1997/51 (15.05.1997)3194 sayılı "İmar Kanunu"nun 42. maddesinin...
- Anayasa Mahkemesi E. 2006/75 K. 2006/99 (04.10.2006)506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2003/80 K. 2003/84 (07.10.2003)
- Anayasa Mahkemesi E. 2002/111 K. 2002/60 (09.07.2002)506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 140...
- Anayasa Mahkemesi E. 2001/252 K. 2002/102 (12.11.2002)1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 6. maddesinin...
- Anayasa Mahkemesi E. 2004/6 K. 2004/5 (27.01.2004)527 sayılı KHK'nin 3. maddesiyle 14.7.1965...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.