Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2011/1, K. 2011/11, T. 13.01.2011
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2011/1
- Karar numarası
- 2011/11
- Karar tarihi
- 13.01.2011
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
20.8.2008 günlü 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 10
- m. 152
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
5737 sayılı Vakıflar Kanunu
- m. 18
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2011/1 Karar Sayısı : 2011/11 Karar Günü : 13.1.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:20.8.2008 günlü 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
Dava konusu taşınmazın sicil kaydı üzerindeki vakıf şerhinin terkini davasında, yargılama devam ederken yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin itiraz konusu son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan mahkeme iptali için başvurmuştur.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun itiraz konusu son fıkrasını da içeren
'MADDE 18-Tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Ancak miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tâbi değildir.
Taviz bedelinin hesaplanmasında; ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda satış bedeli, kamulaştırmalarda ise kamulaştırma bedeli esas alınır.
Bu Kanun hükümleri gereğince taviz bedelinin tamamı vakfı adına ödenmedikçe, taşınmaz üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunmaz.
Vakıf şerhleri ile ilgili olarak, diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümler uygulanmaz.'
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
5737 Sayılı Yasada, vakıf şerhlerinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanmayacağı konusunda iki ayrı maddede düzenleme bulunmaktadır.
Bu düzenlemelerden ilki Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasında, diğeri ise Geçici Madde 5'te yer almaktadır.
Yasakoyucu 5737 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasında yer alan 'vakıf şerhleri ile ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümler uygulanmaz' hükmünün devam etmekte olan davalarda da uygulanmasını sağlamak amacıyla aynı kurala 'devam etmekte olan davalarda' ve 'bu kanun açısından' ibarelerini eklemek suretiyle Geçici Madde 5 olarak Yasada ayrıca yer vermiştir. Dolayısıyla Vakıflar Kanunu yürürlüğe giremeden vakıf şerhleriyle ilgili olarak açılmış ve devam eden davalarda Yasa'nın Geçici 5. maddesi; Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda ise 18. maddenin son fıkrası uygulanacak kural olacaktır. Başvuran mahkemedeki dava 2006 yılında açılmıştır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ise 2008 yılında yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla Yasanın yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve devam eden vakıf şerhleriyle ilgili bir davada uygulanacak kural, itiraz konusu 18. maddenin son fıkrası değil, Yasa'nın Geçici 5. maddesidir.
Maddenin gerekçesinden de bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Geçici Madde 5'in gerekçesinde, 'Madde ile taviz bedellerine ilişkin getirilen düzenlemenin, halen derdest bulunan davalarda da uygulanarak, vakıf hak ve menfaatlerinin korunması amaçlanmıştır' açıklaması yer almaktadır.
Geçici Madde 5'in gerekçesi ve yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında, itiraz konusu kuralın görülmekte olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
1-7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2-20.2.2008 günlü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE, 13.1.2011 gününde karar verildi.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2009/4 K. 2011/15 (13.01.2011)5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun, geçici 5...
- Anayasa Mahkemesi E. 1996/60 K. 1996/33 (10.09.1996)4792 sayılı "Sosyal Sigortalar Kurumu...
- Anayasa Mahkemesi E. 1997/5 K. 1998/61 (07.10.1998)2762 sayılı "Vakıflar Kanunu"nun 4.4.1995...
- Anayasa Mahkemesi E. 2003/113 K. 2004/2 (07.01.2004)657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun...
- Anayasa Mahkemesi E. 2006/122 K. 2006/83 (05.09.2006)3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 22.2.2005 günlü...
- Anayasa Mahkemesi E. 2010/72 K. 2010/93 (22.09.2010)4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337...
- Anayasa Mahkemesi E. 2005/11 K. 2005/9 (10.02.2005)2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 sayılı...
- Anayasa Mahkemesi E. 1985/33 K. 1986/22 (11.09.1986)3217 sayılı "1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve...
- Anayasa Mahkemesi E. 1991/12 K. 1991/9 (12.04.1991)2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'na, 6.6.1985...
- Anayasa Mahkemesi E. 1992/31 K. 1992/37 (26.05.1992)2004 sayılı "icra iflas Kanunu'na 6.6.1985...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.