İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1968/14, K. 1970/29, T. 07.11.1970

Sonuç: İçtihat birleştirildi

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1968/14
Karar numarası
1970/29
Karar tarihi
07.11.1970

Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

Res

T. C.

mı Gazete Kuruluş tarihi: 7 Ekim 1336-1920 r Yönetim ve yası işleri için Başbakanlık Neşriyat ve Müdevvenat Genel Müdürlüğüne başvurulur

31 MART 1971

ÇARŞAMBA

Sayı: 13795 J Danıştay Içtihadiarı Birleştirme Kurulu Kararları

E. No: 1968/14

ÖZÜ: Hâkimler Kanununun 39 uncu mad-

K. No: 1970/29 desine göre yükselmeğe lâyık olduklarına ka­ rar verilen hâkim ve C. Savcılarının, devamı maddelere göre liyakat dereceleri tayin edilir­ ken 39 uncu maddedeki niteliklerin de göz­ önünde tutulacağı hakkında.

DANIŞTAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI

Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 10/11/1967 günlü, esas:

1966/855, karar: 1967/1024 sayılı kararında; 2556 sayılı Hâkimler Ka­ nununun değişik 39 uncu maddesine göre yükselmeğe layık görülen­ lerin Yargıtay'dan geçen iş sayısı ve not oranı müsaitse başkaca bir husus aranmaksızın mümtazen terfi ettirilmeleri gerekeceğine karar verilmişken, tercihli ve mümtaz terfie ilişkin davalarda aynı Kurul­ ca verilen 8/4/1966 günlü, esas: 1965/318, karar: 1966/448 sayılı;

5/4/1968 günlü, esas: 1966/205, karar: 1968/273 sayılı; 10/5/1968 gün­ lü esas: 1967/420, karar: 1968/384 sayılı kararlarda, hâkim ve C. Sav­ cılarının yükselmede liyakat dereceleri tayin edilirken Hâkimler Ka­ nununun değişik 39 uncu maddesinde - öngörülen hususların da gö­ zetilmesi gerektiğine karar verilmesi itibariyle, kararlar arasındaki aykırılığın 521 sayılı Danıştay Kanununun 46 nci maddesi uyarınca içtihatların Birleştirilmesi yoluyla giderilmesi Dava Daireleri Kuru­ lunun 10/5/1968 günlü, esas: 1967/420 sayılı kararıyla istenmesi üze­ rine, sözü geçen kararlarla Başkanunsözcüsünün düşüncesi, Rapor­ tör Üyenin inceleme raporu ve ilgili mevzuat İçtihatları Birleştirme Kurulunca incelenerek gereği görüşüldü:

Danıştay Dava Daireleri Kurulu 10/11/1967 günlü, esas: 1966/855, karar: 1967/1024 sayılı çoklukla verdiği kararda, 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 40 ve 41 inci maddelerinden bahsettikten sonra: «Bu hü­ küm karşısında 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 35 inci maddesine göre yükselme esaslarının tespitinde Temyiz Mahkemesinden alınan notlar veya maddî eserler dışında bir unsurun esas alınmasına ve ilgi­ lilere uygulanmasına imkân yoktur... 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 39 ve 40 ıncı maddelerine göre yükselmeğe layık görüldüğü ihtilafsız bulunan davacının Yargıtay'dan geçen işi., ve iyi notlar oranı... oldu­ ğuna nazaran, yukarıda açıklanan sebeplerle başkaca bir husus aran­ maksızın mümtazen terfi ettirilmesi gerekir. » denmektedir. Azlıkta ka­ lanlar, davacının Yargıtay'dan geçen işlerine göre aldığı iyi not oranı ile yetinilmiyerek aynı zamanda 39 uncu maddede yazılı sicil durumu­ nun ve diğer belgelerin de gözönünde tutulması gerektiğini belirtmiş­ lerdir.

Dava Daireleri Kurulu; 8/4/1966 günlü, esas: 1965/318, karar:

1966/448 sayılı, 5/4/1968 günlü, esas: 1966/205, karar 1968/273 sayılı ka­ rarlarında oybirliği ile ve 10/5/1968 günlü, esas 1967/420, karar: 1968/384 sayılı kararında ise oyçokluğu ile, Hâkimler Kanununun, hâkim ve

C. Savcılarının terfi ehliyetini ve bunun derecesinin tayinini bir ida­ rî tasarruf içinde memzucen ele aldığı görüşünden hareketle, 2556 sa­ yılı Hâkimler Kanununun 5457 sayılı Yasa ile değişik 39 uncu mad­ desinde yazılı sicil durumu ve diğer belgeler de nazara alınmak su­ retiyle ilgili hâkim C. Savcılarının, yükselme liyakatlarmın tayini ge­ rektiğine karar vermiştir.

Danıştay Başkanunsözcüsü 28/12/1968 günlü, 1968/14 sayılı mü­ talaasında, tercihan ve mümtazen yükselebilmek için kanunun ara­ dığı özel niteliklerle birlikte 39 uncu maddede belirtilen genel yük­ selme vasıf ve şartlarının aranmasının da tabiî ve kanunî bir zaruret olduğunu, içtihadın bu yolda birleştirilmesinin uygun olacağım öner­ mektedir.

İçtihatları Birleştirme Kurulunca içtihatlar arasında aykırılık ol­ duğuna ve birleştirilmesi lüzumuna oybirliği ile karar verildikten sonra işin esasına geçilmiştir.

2556 sayılı Hâkimler Kanununun 5457 sayılı Yasa ile değişik 39 uncu maddesi, bir hâkimin veya C. Savcısının yükselmeğe lâyık görü­ lebilmesi için aranacak koşulları sıralamış; bunu takibeden 40-43 üncü maddeler de hâkimin liyakat derecesinin tayininde gözetilecek bazı esaslar getirmiştir.

Hâkimler

Kanununun halen yürürlükte olan 39 uncu maddesi hükmüne göre, bir hâkimin yükselmeğe lâyık olup olmadığına; ahlâkî gidişi, meslekî bilgi ve anlayışı, gayret ve çalışkanlığı, gelen işlerle sonuçlandırdığı işler arasındaki oran, Yargıtay'ca verilen notlar, yar­ dımcılar hakkındaki «Tezkiye fişleri», 34 üncü maddeye göre dü­ zenlenen yazılı belgeler ve C. Savcıları hakkındaki «Raporlar ve hal kâğıtları» gözönünde tutularak karar verilir. Değişik 40 inci madde, yükselmeğe lâyık görülenlerin liyakatlarma göre derecelerinin tayin edilmesi, sıralarının düzenlenerek yükselme defterinin yapılmasını ön­ görmektedir. Mümtazen terfiden bahseden Hâkimler Kanununun 3885 sayılı Yasa ile değişik 41 inci maddesi, «Mümtaz olarak terfie lâyık sıfatı... terfie lâyık olanların vasati Iiyakatlarından çok yüksek bir li­ yakat derecesine malik olduklarına Temyiz Mahkemesinden aldıkları notlarla veya maddî eserlerle kanaat getirilenlere verilir. » derken, aynı Yasa ile değişik 42 nci madde «.. terfi için lâzım gelen vasati liyakattan daha üstün bir liyakat gösterdikleri anlaşılanlar» ile maddede sayılan lisanlardan birini tam bilenlerin tercihli terfi defterine alına­ caklarını belirtmektedir. Böylece 41 inci madde nottan ve maddî eser­ lerden bahsetmekte iken, 42 nci madde vasatî liyakattan üstün liya­ kati öngörmüştür.

Hükümet gerekçesinde ve Meclis müzakereleri sırasındaki Ada­ let Bakanı ve Adalet Encümeni mazbata muharriri beyanlarında açık­ landığı gibi, 1934 yılında Büyük Millet Meclisine gelen Hâkimler Ka- Sahife • 2 (Resmî Gazete)

31 MART 1971

nunu ile yükseltilmede objektif bir sisteme gidilmiş; başarı derecesin) tayinde sadece Yargıtay'dan alınan notlara bağlı kalınmak istenme­ miş; hâkimin ehliyet ve faaliyet derecelerinin aynı nispette nazara alınacağı hususunun belirtilmesine bilhassa itina edilmiştir.

1934 yılında yürürlüğe giren Hâkimler Kanununun yükselmeğe ilişkin hükümlerinin gerek o tarihte mevcut Ayırma Meclisi ve Ayır­ ma Meclisi Genel Kurulu tarafından uygulanması sırasında, gerekse 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu yürürlüğe girdikten son­ ra bu Kurulca yapılan uygulamada, 39 uncu maddeye göre yüksel­ meğe lâyık olduklarına karar verilenlerin, devamı maddeler uyarınca (Yükselmeğe lâyık, tercihli yükselmeğe lâyık veya mümtaz olarak yükselmeğe lâyık olmak üzere) liyakat dereceleri tayin edilirken, hiz­ metin gereklerine de uygun şekilde, ilgilinin ahlâkı, çalışkanlığı ve eh­ liyeti gözetilmiş; diğer deyişle 39 uncu maddede aranan koşullar 40-43 üncü maddeler uygulanırken de daima nazara alınmıştır.

1970 yılı için geçerli olan Yüksek Hâkimler Kurulunun 23 Şubat 1970 günlü Resmî Gazete'de yayımlanan kural niteliğindeki kararın­ da, ilk önce Hâkimler Kanunun 39 uncu maddesinde yazılı nitelik­ lere göre hâkimin yükselmeğe lâyık olduğuna karar verildikten sonra;

yükselmeğe lâyık, tercihli veya mümtaz olarak yükselmeğe lâyık ol­ duklarını tayinde 39 uncu maddede yazılı niteliklere birlikte Yargı­ tay'dan alınan not oranının değerlendirileceği tespit edilmiştir. Aynı günlü Resmî Gazete'de yayımlanan Yüksek Savcılar Kurulu kararının 5 numaralı bendinde de, C. Savcı ve yardımcılarının «... tercihan veya mümtazen yükselmeğe lâyık olabilmeleri için... yukarıki bendlerde ya­ zılı oranlarda not alma kâfi olmayıp kişisel hal ve ahlâkî gidişleriyle de temayüz etmeleri gerekli bulunduğundan sicil dosyalarındaki bü­ tün belgeler, not durumları ve maddî eserlerle sağlanan başarı so­ nucunu tamamlayıcı nitelikte olmak lâzımdır. » esası konurken, yüksel­ me derecesini tayinde C. Savcısının nitelikleri bir bütün halinde de­ ğerlendirmeğe tabi tutulmaktadır.

Gene faaliyet ve gayreti teşvik etmek ve hâkimlerin yeterince ça-- hşmalarmı ve iş çıkarmalarım sağlamak üzere Yüksek Hâkimler Ku­ rulu, kurul niteliğindeki bu kararında, yükselme sıralarını tespit için hâkimlerin Yargıtay'dan aldıkları iyi not oranları tek rakam halin­ de almamış; miktarı ve mahiyeti itibariyle iş çıkarmakta üstün başarı sağlayan hâkimlerin tercihli veya mümtaz olarak terfi için gerekli iyi not oranı daha düşük tutulmak suretiyle gösterdikleri üstün mesai değerlendirilmek istenmiş; buna mukabil teraküme sebebiyet veren­ lerin not oranı müsait olsa bile (C) defteri yerine (B) detteriyle yük­ seltilmeleri öngörülmüştür.

Diğer taraftan 2556 sayılı Hâkimler Kanununun özlük işlerine ilişkin hükümleri incelendiği zaman bir hâkim veya savcının ahlâk, bilgi ve çalışkanlığının daima bir arada gözetildiği görülür. Liyakat derecesini tayın safhasında da farklı bir uygulamayı haklı gösterecek bir sebep bulunmamaktadır Hâkimler Kanununun değişik 39 uncu maddesine göre bir hâkimin yükselmeğe lâyık olduğuna karar verilir­ ken nazara alınan niteliklerden hâkim veya savcının liyakat derece­ sinin tayini' sırasında ancak bir kısmı ile yetinmek, örneğin Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 10/11/1967 günlü, esas 1966/855, karar:

1967/1024 sayılı kararında olduğu gibi Yargıtay'dan alınan notlar veya maddî eserler dışında bir unsurun esas alınmasına imkân olmadığı gibi bir kısıtlamaya gitmek, her haliyle bir işin ehli olma anlamına ge­ len «Liyakat» sözü ile bağdaşamayacağı gibi, bu hal yasa koyucunun güttüğü amaca ve bugüne kadarki müstakar uygulamaya da aykırı düşer.

Gerçekten Hâkimler Kanununun değişik 41 inci maddesinde mümtaz olarak terfi için Yargıtay'dan alınan notlardan ve maddî eser­ lerden bahsedilmekle beraber, gene liyakat derecesinin tespitine ve tercihli terfie ilişkin bir sonraki 42 nci maddede hâkimin «Vasatı liyakattan üstün bir liyakat» göstermesi ile yetinilmiş; liyakat dere­ cesini tayinde sadece not, maddî eser, yabancı lisana vuku! gibi belli niteliklerle bağlı kalınmamıştır. Bu haliyle, Hâkimler Kanununun de­ ğişik 39 uncu maddesine göre ilgilinin yükselmeğe lâyık olduğuna ka­ rar verildikten sonra, liyakat derecesi tayin edilirken Yargıtay'dan geçen dosyalardan alman notlarla yetinmede ve o hâkimin veya C. Savcısının objektif ölçüler içinde sicilinin, özellikle ahlâkî gidişinin ve çalışkanlığı derecesinin de değerlendirilerek buna göre bir sonuca varılmamasında hukukî isabet görülmemektedir.

Ayrıca, bu yol­ da teessüs edecek içtihadın Anayasa Mahkemesi, Yüksek Hâkim­ ler Kurulu, Yüksek Savcılar Kurulu, Adalet Bakanlığı gibi mah­ keme ve kuruluşlarda hâkim ve savcı statüsünde çalışan ve Yargı tay'dan not almayan hâkim, savcı ve Adalet Müfettişlerinin, hiç de­ ğilse mümtaz olarak terfilerini hemen hemen imkânsız hale getire­ ceği bir vakıa olması karşısında 10/11/1967 günlü Dava Daireleri Ku­ rulu kararı istikametinde İçtihadın Birleştirilmesinde bu yönüyle de hizmet icaplarına uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ:

Yukarıda yazılı nedenlerle Yüksek Hâkimler veya Yüksek Sav­ cılar Kurulu bir hâkim veya savcının Hâkimler Kanununun değişik 39 uncu maddesine göre yükselmeğe lâyık olduğuna karar verdikten sonra, devamı maddelere göre liyakat derecesi tespit edilirken yalnız Yargıtay'dan aldığı notlan veya maddî eserleri gibi kayıtlarla bağlı olmayıp, bu safhada da kurulca ilgilinin sicilinin ve 39 uncu mad­ dede yazılı niteliklerü m gözönünde tutulması suretiyle liyakat dere­ cesinin (Yükselmeğe lâyık, tercihli veya mümtaz olarak yükselmeğe lâyık olmak üzere) tespit edileceğine dair Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 8/4/1966 gün'ü, esas: 1965/318, karar: 1966/448 sayılı;

5/4/1968 günlü, esas 1966; 205, karar: 1968/273 sayılı ve 10/5/1968 gün­ lü, esas: 1967/420, karar: 1968/384 sayılı kararları dairesinde İçtiha­ dın Birleştirilmesine 7/11/1970 gününde üçte ikiyi geçen oyçokluğu ile karar verildi.

AZLIK OYU

X — 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 5457 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişik 39 uncu maddesi, «Ayırma Meclisinin, 29 uncu madde uyarınca; hazırlanan defterlerde adları yazılı olanların, ahlâki gidişlerini, meslekî bilgi ve anlayışlarını ve gayret çalışkanlıklarını ve gelen işler ile neticelendirdikleri işler arasındaki nispeti, yukarıdaki maddelerde yazılı üst mercilerin kendi haklarında verdikleri bilgiye ve siyret varakaları ve raporlara ve Yargıtay Daireleri ve Genel Ku­ rul ve Başsavcılık notlarına ve kendilerinin 34 üncü maddede yazılı belgelerine bakılarak yükselmeğe lâyık olup olmadıklarına karar vere­ ceğini, 40 ıncı maddesi de Ayırma Meclisinin yükselmeğe lâyık gördüğü kimseleri A — Yükselmeğe lâyık, B — Tercihli Yükselmeğe lâyık, C — Mümtaz olarak yükselmeğe lâyık olmak üzere üç kısma ayıraca­ ğını, 41 inci maddesi, mümtaz olarak terfie lâyık sıfatının 40 ıncı mad­ desinin A bendinde yazılı «Terfie lâyık olanların vasatî liyakatlarından çok yüksek bir liyakat derecesine malik olduklarına Temyiz Mahke­ mesinden aldıkları notlarla veya maddî eserlerle kanaat getirilenlere verileceğini» açıklamış bulunmaktadır.

Bu hükümler karşısında adı geçen Kanunun 39 uncu maddesi ge­ reğince yükselmeye lâyık olduklarına karar verilen Hâkim ve Cumhu­ riyet Savcılannın müteakip 40, 41, 42 nci maddelerine göre (Yüksel­ meğe lâyık, tercihan yükselmeğe lâyık veya mümtazen yükselmeğe lâ­ yık) olmak üzere ayırımları yapılırken Temyiz Mahkemesinden aldık­ ları notlar ve maddî eserleri dışında 39 uncu maddede yazılı sicil du­ rumunun ve diğer unsurların yeniden esas alınmasına lüzum ve im­ kân yoktur.

Bu sebeple İçtihadın Dava Daireleri Kurulunun bu yoldaki 10/11/1967 tarih ve E : 1966/855, K : 1967/1024 sayılı kararı dairesinde birleştirilmesinin uygun olacağı yolu ile karara karşıyız.

E. No: 1969/11

ÖZÜ: Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun

K. No: 1970/30

5434 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (ç) ben­ dine dayanan bilcümle olumlu olumsuz karar lan aleyhine aynı Kanunun, 9 uncu maddesi nin (b) bendine göre itiraz yolu ile Maliye Ba kanlığına gidileceği hakkında.

DANIŞTAY İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARİ

Malul aylığı talebi T. C. Emekli Sandığı Yönetim Kurulu tara fmdan ret edilmesi üzerine ret kararının ilgiliye tebliği tarihinden iti baren 5434 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (ç) bendi uyarınca, tah sise müteallik bu olumsuz karara karşı aynı Kanunun 9 uncu mad desinin (b) bendine göre 30 günlük süre içinde Maliye Bakanlığım itirazda bulunulmaksızın Danıştay'da açılan davanın reddi hakkın daki 5 inci Dairenin 22/6/1964 gün ve esas 1961/2338, karar 1964/281' sayılı kararı ile, emeklilik aylığı bağlanması isteğinin, Emekli San dığı Yönetim Kurulunca reddine dair verilen karar aleyhine ayn Kanunun 9 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca 30 günlük süre için de itiraz hakkını geçirerek Danıştay'a baş vuran ilgili hakkında, Yö netim Kurulu kararı eylemsiz olduğundan 8 inci maddenin (ç) ben dindeki tahsis kararlan niteliğini taşımadığı ve bu kararlar aleyhin. -

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.