İçeriğe atla
Mire Hukuk

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1972/5, K. 1972/21, T. 02.12.1972

Sonuç: İçtihat birleştirildi

Künye

Mahkeme
Danıştay
Daire ya da kurul
İçtihatları Birleştirme Kurulu
Esas numarası
1972/5
Karar numarası
1972/21
Karar tarihi
02.12.1972
Resmî Gazete
22.02.1973 tarihli ve 14456 sayılı

Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.

Kararın tam metni

Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.

1®T1 yılma nazaran Hukuk Dairelerine 19t72 yılında 13947 fazla İş .geldiği, bu yıl bir evvelki yıla oranla 4234 az dş çıkarıldığı, bu miktar az iş çıkarmanın, Dokuzuncu Hukuk Dairesine geçen yıla nazaran 10 bine yaklaşan fazla iş gelmiş olmasından ileri geldiği anlaşıldı.

1 — Dairelere gelen işlerle nitelikleri ve yeni Daireler Kurulmasını öngören ve halen ¡Millet Meclisi Gündeminde olduğu öğrenilen Yargıtay Kanun Tasarısının yakın bir zamanda kanunlaşacağı gözetilerek bu yıl içinde bir daireden diğer daireye iş verilmesine ve 24/1/19712 gününde Kurulca ittihaz edilen ve Resmî Gazdie'nin 21 Şubat 19ı7?' gün ve 14106 sayısında yayımlanan karanmızda bir değişiklik yapılmasına yer olmadığına, '2 — Anayasa'nm geçici 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası amir hükmüne göre, Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 22/9/1971 tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılması öngörülen, ibirbuçutk yıldan beri açık bulunan dördü ceza ve ikisi Hukuk Daire 'Başkanlıkları seçiminin yapılmasını ancak mümkün kılacak olan, -yeniden 4 Hukuk ve 2 Ceza Dairesi 'kurulması, daireler ve Genel Kurullarda işlerin süratle çıkmasını ve her yönüyle Yargıtay'a yararlar sağlayacağına inanılan uzun ve yorucu bir çalışma sonucu Adalet, Bütçe ve Plan Komisyonlarından geçirilerek Millet Meclisine intikal ettirilen Yargıtay Kanun Tasarısının bir an önce kanunlaştırılması gerek ve zorunluluğun yetkili mercilere ulaştırılmasına, 3 — Özellikle Hukuk Dairelerinin ekserisinde beliren ihtiyaç ve duyulan silkinti gözetilerek uzun süredir açık bulunan 30 Yargıtay Üyeliğine beklenmeden' seçim ve atama yapılmasının taktiri lüzumunun Yüikseik Hâkimler Kurulu Başkanlığıma bildirilmesine, 4 —• Her yıl Yargıtay'a gelen iş miktarının büyük mabette arttığı ve 'bu yıl gelen iş toplamının 22'4'060 a bali olduğu, 202- üye kadrosuna karşılık, kadrolu 9'6 -f yetkili 51 = 147 üye yardımcısının (münhaller hariç) azlığı yanında bir kısmından yaşlılık ve rahatsızlıkları nedeniyle gereği gibi faydalanılamadığı nazara alınarak şimdilik 30 üye yardımcısı kadrosunun ilâvesi hususunun Adalet Bakanlığına bildirilmesine, 5 —• Genç, çalışkan, faal, nitelikli, Ibiigili hâkimlere yetki verilmek suretiyle üye yardımcılığı miktarının hiç değilse üye adedine eşit 'bir se-ı viyeye çıkarılması hususunun Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığına duyurulmasına, Bu karar örneğinin yukarıda Sözü edilen Kanunim 5 inci maddesi uyarınca Yiükısök Hâkimler Kurulu Baiştkanlığma ve Adalet Bakanlığına, gönderilmesine ve Resmî Gazete ile yayımlanmasına 23/1/1973 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY CEZA DAİRELERİ BAŞKANLARI KURULU

KARARI

.(Temyiz; Mahkemesi Teşkilâtına dair) ¡1221 sayıl« Kanunun değişik 5 inci maddesi uyarınca iş durumu görüşülmek ve gereken hususlarda karar ittihaz edilmök üzere Yargıtay Birinci Başkanlığının Başkanlığında Ceza Daireleri Başkanlarıyla 23/1/1973 .Salı günü saat 14.30 da Birinci Başkanl <k odasında toplanıldı. Ceza Dairelerine 1971 ve 1972 yıllarında gelen ve çıkan iş durumu incelendi.

Gereği görüşüldü :

1972 yılında, 1971 yılma nazaran Birinci Ceza Dairesine 497, İkinci Ceza Dairesine 745, Beşinci Ceza Dairesine 766 iş az geldiği, Üçüncü Ceza Dairesine 2869, Dördüncü Ceza Dairesine 137®, Altıncı Ceza Dairesine 108 ve Yedinci Ceza Dairesine ©1® fazla üş geldiği, 1971 yılma nazaran 1'97'2 yılında Birinci Ceza Dairesinin 323, Beşinci Ceza Dairesinin 332 noksan iş devrettiği, İkinci Ceza Dairesinin 583, Üçüncü Ceza Dairesinin 767, Dördüncü Ceza Dairesinin 1273, Altıncı Ceza Dairesinin 7 ve Yedinci Ceza Dairesinin de 170 fazla iş devrettiği görüldü.

1972 yılında Birinci Ceza Dairesinle 4919, 'İkinci Ceza Dairesine 10987, Üçüncü Ceza Dairesine 16549, 'Dördüncü Ceza Dairesine 11833, Beşinci Ceza Dairesine 5252-, Altıncı Ceza Dairesine 7904 ve Yedinci Ceza Dairesine 15715 iş geldiği anlaşıldı. Bütün Dairenin 1972 yılından 19713 yılma ©796 adet iş devretmiş oldukları tespit olundu.

1972 yılında Ceza Dairelerine ıgelen iş toplamının 73249 olduğu anla'şıldı.

1 •—• Dairelere gelen işlerle nitelikleri ve yeni daireler kurulmasını öngören ve halen Millet Meclisi Gündeminde olduğu öğrenilen Yargıtay Kanun Tasarısının yakın bir zamanda kanunlaşacağı gözetilerek bu yıl içinde bir daireden diğer daireye iş verilmesine 2<1/1/1972 gününde Kurulca ittihaz edilen ve Resmî Gazete'nin 16 tŞubat 1972 güm ve 14101 sayısında yayımlanan kararımızda bir değişiklik yapılmasına yer olmadığına, 2 —• Anayasa'nm geçici 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası amir hükmüne 'göre Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 2)2/9/1971 tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılması öngörülen, birbuçuk yıldanberi açık bulunan dördü ceza ve ikisi Hukuk Daire Başkanlıkları seçiminin yapılına,smı ancak miimkin kılacak olan, yeniden 4 Hukuk ve 2 Ceza Dairesi kurulması, Daireler ve Genel Kurullarda işlerin süratle çıkmasını ve her yönüyle Yargıtay'a yararlar sağlıyacağıma inanılan, uzun ve yorucu bir çalışma sonuçu Adalet, Bütçe ve Plan Komisyonlarından geçirilerek Millet Meclisine intikal ettirilen Yargıtay Kanun Tasarısının biran önce kanunlaştırılması gerek ve zorunluluğunun yetkili mercilere ulaştırılmasına, 3 — Her yıl Yargıtay'a gelen iş miktarının 'büyük bir nisbette arttığı ve bu yıl gelen iş toplamının 224060 a bali olduğu, 202 üye kadrosuna karşılık kadrolu 96 + Yetkili 51 = 147 üye yardımcısının (münhaller hariç) azlığı yanında bir kısmından yaşlılık ve rahatsızlıkları nedeniyle gereği gibi faydalanılamadığı nazara alınarak şimdilik 30 üye yardımcısı kadrosunun ilâvesi hususunun Adalet Bakanlığına 'bildirilmesine, 4 —• Genç, çalışkan-, faal, nitelikli, bilgili hâkimlere yetki verilmek suretiyle üye yardımcılığı miktarının hiç değilse üye aıdedine eşit bir seviyeye çıkarılması hususunun Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığına duyurulmasına, Bu karar örneğinin yukarıda sözü edilen Kanunun 5 inci maddesi uyarınca Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanlığına ve Adalet Bakanlığına gönderilmesine ve Resmî Gazete ile yayımlanmasına 23/1/1973 'tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulu Kararları

E. N o : 1972/5

K. N o : 1972/21

ÖZET : Yüksek Hâkimler Kurulunun Anayasa'nm değişik 143 üncü maddesine uygun olarak yeniden kuruluıp çalışmaya 'başlamasına kadar geçen süre içindeki kararları 'hakkında açılan davalarm Danıştay'ın yargısal denetimine tabi bulunduğu Hk.

Danıştay uava Daireleri Kurulunun 13/'10/19t71 gün, E. 1&66/814, 'K. 1971/829 sayılı ve 3/12/1971 ¡gün, E. 1967/861, K. 1971/1041 sayılı kararları arasında görülen aykırılığın içtihatların (birleştirilmesi yoluyla giderilmesi Danıştay Birinci Başkanlığınca istenmesi üzerine konu Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından incelendi.

İ L G İ L İ K A R A R L A R :

A)

Danıştay

Dava

Daireleri

Kurulunun

18/10/1911 gün, E. 1966/81%, K. 1911/829 sayılı Kararı :

Davacı, Yüksek Hâkimler Kurulu Üçüncü 'Bölümü tarafından verilen teıvbih cezasına karşı yaptığı itirazan bu1 Kurulun Genel Kurulunca reddıin© ilişkin kararın iptali dileğiyle dava açmış olup, Dava Daireleri Kurulu, Anayasa'nm 1488 sayılı Anayasa Değişikliği ile getirilen yeni 144 üncü maddesi hükmünün Yüksek Hâkimler Kurulu Kararları üzerinde Danıştay'ın yargısal denetimini kaldırdığını, Anayasa'nm 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan «Hiçlbir kimse ıveya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı» ve 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki «Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarıyla idare makamlarım ve kişileri (bağlayan temel hukuk kuralları olduğu» şeklindeki hükümler karşısında, yeni Yüksek Hâkimlen Kurulunun kurulması hakkındaki kanunun çıkarılmasına İkadarki süre içinde Danıştay'ın Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarını yargısal yönden denetlemesine olanak kalmadığı, esasen Anayasa'da Danıştay'ın yargı denetiminin bu süre içinde devam edeceğine dair bir geçici maddenin de yer almadığı gerekçesine dayanarak, Anayasa Değişikliğinin yürürlüğe girdiği 22 Eylül 1971 -gününden önce açılmış ve bu -günden sonra açılacak olan Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarına ilişkin davaların Danıştay'da incelenmesine olanak bulunmadığından davanın görevden reddine oyçokluğu ile karar vermiştir.

B ) Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 3/12/1971 gün, E. 1967/861 K. 1911/lOkl sayılı Kararı:

Bu davadada davacı, birinci sınıfa ayrılamayacağına dair Yüksek Hâ- kimler Kurulu Birinci Bölümünce verilen karara karşı yaptığı itirazın bu Kurulun Genel Kurulu tarafından reddi hakkmdaki kararın iptalini istemiş, Dava Daireleri Kurulu, Anayasa'nın değişik 144 üncii maddesinin kuruluşu ve kararlarının niteliği evvelkinden farklı olan yeni bir Yüksek Hâkimler Kurulunun kurulmasını öngörmekte olduğuna göre, üyelerinin tümü yüksek mahkeme hâkimi olması yönünden kararlarına kesinlik tanıdığı anlaşılan hu yeni kurul kurulup çalışmaya başlayıncaya kadarki eürede eski Kurul tarafından alınacak kararların Danıştay'ın yargısal denetimine tabi bulunması gerektiği, 'kaldı ki 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununda değişiklik yapılmadıkça Anayasa'nın değişik 144 üncü maddesinde sözü geçen, «Bir defa daha inceleme» yolunun uygulanmasına da olanak bulunmayacağından, aksi görüş kabul edildiğinde ilgililere bütün hak arama yollarının kapanmış olacağı, halbuki Anayasa Koyucunun fooyle bir durumu arzuladığını' gösteren hiçbir hükmün Anayasa'da yer almadığı hususlarım belirttikten sonra, Anayasa'nın yapısı ve genel hukuk kuralları gereğince Yüksek Hâkimler Kurulunun yeni hükümlere göre kurulup çalışmaya geçinceye kadar vereceği kararların Danıştay'ın yargısal denetimine tabi olması gerekeceği görüşü ile davayı görmüş ve esastan reddine oyçokluğu1 ile 'karar vermiştir.

İNCELEME :

¡Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, yukarıda özetlenen iki karar arasında 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesindeki anlamda bir aykırılık bulunduğuna oybirliği ile karar verdikten sonra kollunun incelenmesine geçmiştir.

İçtihatların birleştirilmesine konu olan kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesi, Anayasa hükümlerinin hangi -andan -başlayarak uygu- 1 anabileceği sorununun çözümüne bağlıdır. Gerçekten ibu kararlardan birincisinde Anayasa'nın değişik 144 üncü maddesinin, yürürlüğe girdiği günden başlayarak uygulanması gerekeceği ve dolayısıyla 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununun Danıştay'ın yargısal denetimine olanalk tanıyan hükümlerini bu günden başlayarak yürürlükten kaldırdığı kabul edilmekte, ikincisinde ise, sözü geçen Anayasa hükmünün henüz uygulanma olanağı bulunmadığı, bunun ancaık 45 sayılı Kanunda gerekli değişiklikler yapılarak sağlanabileceği, bu 'bakamdan Uygulama Kanununun yürürlükte olan hükümlerine göre Danıştay'ın yargısal denetimi görevine devam etmesi gerektiği sonucuna -varılmaktadır.

Diğer kanun hükümlerinin üstünde ve onları bağlayıcı nitelikte bulunan Anayasa hükümlerinin doğrudan doğruya uygulamaları kural olarak söz konusu olmayıp, bu husus uygulama kanunlarının yürürlüğe konulması yoluyla sağlanır. Bu bakımdan, bir Anayasa hükmünün Anayasa dışındaki diğer bir kanun -hükmünü kendiliğinden - yani Uygulama Kanunu çıkarılmaksızm - yürürlükten kaldırarak onun yerine uygulanması kural olarak düşünülemez. Başka bir deyişle, Anayasa Koyucu, diğer kanun hükümlerinin yürürlükten kaldırılması yetkisini kendisini kullanmayıp, 'bu işi kural olarak yasama organına bıınaikımaıktadır. Ancak kural bu olmakla beraJber, Anayasa Koyucu, özellikle ivedilik gösteren ve derhal uygulanmayı gerektiren hükümlerin hemen uygulanmasını öngörebilir. Böyle hallerde Anayasa Koyucunun, uygulama için yeterli ayrıntıda bir Anayasa hükmü getirmesi ve bu h'ülkmün diğer kanunlardaki uygulama hükümlerinin yerine geçerek hemen uygulanmasını açık veya örtülü biçimde buyurması mantıki ve hukuki bir zorunluık olarak görünmektedir.

Anayasa'nın" değişik 144 üncü maddesi bu aıçıdan ele alındığında, 1488 sayılı Anayasa değişikliğinin yürürlük günümden başlayarak hemen ve doğrudan doğruya - yani 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu hükümleri değiştirilmeden - uygulanabilecek nitelikte olmadığı kolaylıkla saptanabilir. Gerçekten Anayasa'nın değişik 144 üncü maddesinin, uygulama kanunlarında gerekli değişiklikler yapılmadan hemen uygulanmasını açık veya örtülü olarak buyuran bir hüküm Anayasa'da yer almadığı gibi, sözü geçen Anayasa hükmü uygulama için yeterli ayrıntıda da değildir, örneğin bu Anayasa hükmünde yer alan «Bir defa daha inceleme» müessesesinin (süre) ve (başvurma mercii) yönünden ayrıntıları ancak sonradan 45 sayılı Kanunu değiştiren 23/6/19f72 gün ve 1597 sayılı Kanunla belirtilmiştir.

Anayasa Koyucunun değişik 144 üncü maddenin hemen ve doğrudan doğruya uygulanmasını öngörmeyişinin nedenini bu madde hükmünün kapsam ve niteliğinde aramak gerekir. Gerçekten 1488 sayılı Anayasa değişikliğinin gerekçesinde belirtildiği gibi, Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarının yargı denetimi dışında bırakılma-sı durumu, bu kurul üyelerin tümünün yüksek mahkeme hâkimleri arasından seçilmesi olgusuna dayandığına göre, değişik 144 üncü maddenin birinci fıkrasındaki «Kesinlik» hükmü, değişik 143 üncü maddede sözü geçen kişilerden kurulu Yüksek Hâkimler Kurulunun vereceği kararlara özgü olup, değişik 144 üoıcü maddenin uygulanması, değişik 143 üncü maddedeki nitelik ve kuruluşta bir Yüksek Hâkimler Kurulunun çalışmaya başlaması koşuluna bağlıdır.

Yukarıda açıklanan anayasal durum karşısında, Yüksek Hâkimler Kurulunun değişik 143 üncü madde hükmüne uygun biçimde kurulmasından önce verdiği kararların, değişik 144 üncü madde doğrudan doğruya uygulanarak, kesin sayılması ve Danıştay'ın yargısal denetimi dışında bırakılması, bu geçiş döneminde henüz sırf yasama ve yürütme organlarını bağlayıcılığından söz edilebielcek olan değişik 144 üncü maddenin yargı organını da bağlaması gibi hukuki gerçeğe uygun düşmeyen bir sonuç doğurduktan başka, henüz anayasal olanak bulunmadığı halde değişik 144 üncü maddeyi uygulama durumunu, kaynağını Anayasa'dan alan bir devlet yetimini kullanma olaralk nitelendirmek de çok güçtür.

Bu (konuda şu noktaya da değinmekte -yarar vardır 'ki, Anayasa hükümlerinin -yukarıda belirtilen özel nitelikleri dikkate alınmaksızın, bunları diğer kanım hükümleri ile bir tutarak, kanunların zaman batanımdan uygulanması ve geçmişe yürürlüğü konularındaki hukuk kurallarım Anayasa hükümlerinin diğer kanun hükümlerine etkisi yönünden de aynen uygulamak yanlış sonuçlar doğurabilir. Bu hukuk kuralları olsa olsa yeni Anayasa hükmü gereğince hazırlanacak Uygulama Kanununun eski uygulama Kanununa etkisi yönünden tartışma konusu edilebilirler. Bu noktanın saptanmasından sonra, inceleme konusu soruna, kanunların zaman bakımından uygulanması açısıdan bakıldığında da yukarıda verilen farklı bir sonuca varılamayacağı açıktır. Gerçekten sözü geçen 23/6/1972 gün, 1597 sayılı Kanun, Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarını, Anayasa'nın buyruğuna uyarak, kesin nitelikte sayıp 45 sayılı Kanunda evvelce yer alan dava hakkını ortadan kaldırırken, evvelki Kurul kararlarının yargısal denetimi hakkında geçici bir hüküm de getirmediğine göre, yeni Kanunun yürürlükten kaldırılan evvelki hükümlerden doğan dava haklarına ilişmemesi ve kazanılmış haJk niteliğinde olan 'bu dava halklarının yeni Kanundan sonra da kullanılabilmesi, kanunların zaman bakımından uygulanması kurallarına göre de doğal ve zorunludur.

Burada son olaralk -belirtilmesi gereken husus ise, Anayasa'nın 114 üncü maddesi ile 521 sayılı Danıştay Kanununun idarî davalara ilişkin genel hükümlerinin, -Yüksek Hâkimler Kurulunun söz konusu geçiş dönemindeki 'kararlarına Uişkin davaların Danıştay'da görülüp karara bağlanması için gerekli ve yeterli hukuki dayanak, v-e olanağı sağlamakta olduğudur.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan hukuki durum kargışımda, Yüksek 'Hâkimler Kurulunun, Anayasa'nın değişik 144 üncü ve geçici 19 uncu maddeleri gereğince yürürlüğe konan 23/6/1972' gün ve 15'9>7 sayılı Kanuna göre yeniden kurulduğu güne kaıdar verdiği kararlara karışı açılmış ve açılacak davaların Danıştay'da görülmesi gerektiği sonucuna varan Dava Daireleri Kurulunun 3/12/19(71 gün, E. 1967/861, K. 1971/1041 sayılı kararı esas alınarak içtihadın birleştirilmesine 2/12/1972 günü üçte ikiyi aşan çoğunlukla karar verildi.

A Z L I K OYU :

X X X — Kanunda açıklık mevcut değilse hâkimler, Anayasanın 132 nei maddesinde zi'kredildiği üzere, huıkuka göre hiiık'iim vermek zorundadırlar ; problem, burada 'hukuık ilmi ve tëknigi açısından çözümlenebilir. Anayasa'nın 137. ve 144 üncü maddelerini değiştiren 1488 sayılı Kanun, Yüksek Hâkimler Kurulu ile Yüksek Savcılar Kurulu kararlarına karşı hiçbir mercie başvuralamıyacağı hükmünü getirince, mezkûr yüksek kurulların kararlarına karşı esasen telk başvurma yeri Danıştay, sözü geçen Kanunun yürürlük tarihinden itibaren görev ve yetkisiz kalmış durumdadır. Hukuk ilminde (Hassaten «Kanunların zaman içinde tatbiki», «Geçiş Hukuku = Droit Transitoire» bahislerinde) açıklandığı üzere görev ve yetkiye ilişkin -kanunlar, kamu düzenine ilişkindirler ve derhal tesir (Effet immédiat) gösterirler, geçmiş olayların gelecek sonuçlarım dahi 'kapsarlar ; buna göre görerv ve yetikisiz kılman merciler, kesin sonuca bağladıkları hariç, (bakmakta oldukları işleri de, çak ileri safhaya ulaşmış olsa (bile, artık sonuçlandıramazlar (Prof. P.

Rotubiér, les conflit des lois, darns le temps, Tame XI, 4161, 463, 476 ;

Prof. G. Jéze, les prencipes généraux du Droit Administratif, s. 135) ;

meğer ki kanun koyucu, 'geçici maddeler arasına açık hüıkümler koyaıaık (Anayasa'nın geçeci S inci -maddesi gibi) -görev ve yetkinin bir süre daha devam etmesini istemiş bulunsun.

•Diğer taraftan, yine hukuk ilminde -belirtildiği üzere, -teorik olarak, yeni 'kanun kamu yararına daha uygun- görüldüğü için yürürlüğe konulmakta ; eski kanun ise hatalı görüldüğünden yürürlükten kaldırılmaktadır ; O halde mahkûm edilerek varlığına son verilen -bir kanunun daha yıllarca yeni sisteme paralel olarak uygulanmasına devam edilmesi sosyal devlet ilkesiyle bağdaşamaz. (Prof. A Weill, Droit Civil,, introduction Général s. 1'14, 116). Eğer 'kanun koyucu, kazanılmış haiklar bulunduğu kanışryla eski kanunun bir süre daha uygulanmasını arzu ediyorsa bu hususu geçici maddelerle açıkça tedvin etmelidir ; 1488 sayılı Kanunda ise Danıştay'ın henüz sonuca bağlamadığı davaları sonuçlandırabileceğine izin veren hükümler yoktur. Ddlayısiyle içtihadın görev ve yetki yönünden red kararı verilmesinin uygun olacağı şeklinde birleştirilmesi görüşündeyiz ve çoğunluk kararma karşıyız.

AYRIŞIK OY

X X — Konu : 1488 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliği üzerine daha önce hâkim ve savcılar tarafından Danıştay'a açılan davaların görüşmesine devam olunup olunamıyacağı hakkındadır.

Bilindiği gibi Anayasalar; Devletin kuruluşunu, organlarını, bu organların yetki ve sorumluluklarını ve vatandaşların temel, haJk, hürriyet ve yükümlülüklerini saptayan temel kanunlardır.

Devlet organları yetkilerini ancak Anayasa'dan alırlar. Nitekim 334 sayılı T.C. Anayasası'nm 4 üncü maddesi son fıkrasının son cümlesinde aynen (Kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanılamaz) hükmünü vazetmiştir.

Anayasamızın 8 inci maddesinin -2 nci fıkrasında da Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu kesin hükme bağlanmıştır.

Danıştayımızm yargısal yetkisini bu Anayasa'dan aldığı ve alması gerektiği şüphesizdir. Bu itibarla Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurullarının hâkimler ve savcılar hakkındaki idarî işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların Danıştayda çözülebilmesi bu Anayasal yetkinin devamına bağlıdır.

Anayasamızın 22 Eylül 1971 tarihinde yayınlanan 1488 sayılı Kanunla değişiık 137 nci maddesi Yüksek 'Savcılar Kurulu kararlarının kesin olduğunu bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağını, aynı Kanunla değişik 144 üncü maddesi de Yüksek Hâkimler Kurulunun adliye mahkemeleri hâkimlerinin özlük işleri hakkında kesin karar vereceğini bu kararlar aleyhine başka mercilere başvurulamayacağını hüküm altına almıştır. Bu suretle Danıştay'ın kuruluşunu, yetki ve görevlerini tespit eden değişik 140 mcı ve bütün idarî işlemler için yargı yolunu açık tutan değişik 114 üncü maddelerine açık bir istisna getirilmiş Danıştay'ın da Yüksek Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu karar ve işlemlerinden doğan ihtilâfları çözme yetkisi ref edilmiştir.

İçtihadı birleştirme konusunun çözüm noktası işte bu -Anayasa değişikliği ile kalkan yargısal denetim yetkisinin sınırlarının ne olacağı noktasında toplanmaktadır.

Bunu -tespit ederken Anayasal yetkilerin mahiyetinin iyi saptanması ve bu yetkilerin kullanılabilme olanağı hakkındaki Anayasa hukuku genel prensipleri dışına çıkılmaması gerekmektedir.

Bilindiği gibi Anayasa hükümleri değerlendirilirken (öncelikle referandum Anayasalarında) madde metinleri esastır. Gerekçeye veya meclis konuşmalarına girmek suretiyle yorum yapmak mümkün değildir.

Anayasa metinlerinde sarahat bulunmadığı gerekçesi ile istidlal veya kıyas yolunu uygulamayada imkân yoktur ve kesinlikle belirtmek isterizki herhangi bir yargı organı Anayasada var farzettiği bir boşluğu içtihad yolu ile dolduramaz.

Bu hukuki gerçekler karşısında 1488 sayılı Anayasa değişikliğinin yürürlüğe 'girmesinden önce ve Yüksek Hâkimler Kurulu kararları aleyhine yargı yolunun açık bulunduğu dönemde bir 'kısım hâkim ve »avcılar tarafından açılmış ve henüz sonuçlanmamış bulunan davaların görülmesine devam olunması mümkün olabilirmi?

Değişik 137 ve 14'4 üncü maddeler yüksek Savcılar ve Hâkimler Kurulları kararlarının kesin olduğunu -ve 'bu kararlar aleyhine 'başka hiçbir mercie başvurulamayacağını amir hüküm olarak getirmiştir. Geçici 19 uncu madde ile de Yüksek Hâkimler Kurulu mevcut üyelerinin, yenisi seçilinceye kadar görevlerine devam edeceğini saptamak suretiyle eski ve yeni Yüksek Hâkimler Kurulları hakkında bir fark gözetilmediği açıkça hüküm altına almıştır.

Artık bugün Anayasa yönünden eski ve yeni tefriki yapılmaksızın Yüksek Savcılar ve Yüksek Hâkimler Kurullarının kesin kararları karşısında bulunmaktayız. Anayasa Koyucu her i-ki Kurulun kararlarına kesinlik izafe etmiş ve yargısal denetimin dışına çıkarmış ve bu suretlede Danıştay'ın yargı -denetimi yetkisini ref etmiş -bulunmaktadır.

Anayasa hukuku genel kuralları karşısında Anayasa Koyucunun bu kuralların önce verilmiş ve dava konusu olmuş kararları hakkında müspet yönden bir geçici madde getirmemesi halinde anayasal yetkinin devam ettiğini değil devam etmediğini kabul etmek gerekir. Çünki Anayasa Hukuku sisteminde -yetki açık ve kesin metinler halinde getirilir.

Kalkan ve ref edilen bir yetkinin geçici süre için devamına ancak ¡bir geçici madde ile cevaz verilefoilir. Anayasa hukuku sistemlerinde bildiğimiz -kadarı ile kalkan bir anayasa yetkisinin 'geçici bir süıe için devamı arzu edildiği takdirde Anayasa Koyucusu bu iradesini de açık metin haline getirecektir. Yetki esas metinle kaldırıldıktan sonra geçici madde ile eski yetkinin geçmiş olaylar hakkında uygulanmaması yönünden yeni toir hüküm getirmesi beklenemez ve yoktur. Anayasa metinlerinin bir kısmının uygulama kanunları ile yürürlüğe gireceğini kabul etmekte mümkün değildir. Yargı yetkisi hakkındaki bir anayasa hükmünü -bir anayasa müessesesinin kuruluşu hakkındaki 'geçici hükümleri ile karıştırmamak gerökir. Değişik 144 üncü madde ile Danıştay'a müracaat hakkı ortadan kaldırıldığına ve bu konuya muzaf Danıştay yetkisi ref edilmiş olduğuna göre -bu hükmün geçerliliği 1488- sayılı Kanunun yayımı tarihinden başlar. Bunun aksini düşünmek 'kanımızca mümkün değildir.

(Danıştay'ın yetkisi kalkmıştır ancak yeni kurullar kurulduktan sonra kalkmıştır) görüşü hukuk yönünden savunulamaz. Yukarıdan beri açıklamaya çalıştığımız gibi kaldırılan bir yargı yetkisinin eski olaylar yönünden -bir süre daha devamım isteyen Anayasa Koyucusu ibu iradesini susmak suretiyle değil geçici madde halinde izhar eder. Geçici hüküm getirilmemiş olmasını bir boşluk kabul ederek kazaî kararla doldurmak yönü de yine yukarıda belirttiğimiz gibi anayasa hukuku açısından geçerli değildir.

Anayasa hükümlerinin geçmişe -geçerli olup olmadığı konusunun da hadisemizde tartışılması mümkün değildir. Danıştay'ın yargısal denetim yetkisi Yüksek Hâkimler ve 'Savcılar Kurulları kararları yönünden ref edilmesi halinde bu kurulların eski yeni tüm ¡kararlarının denetimine hukuken imkân olamaz. Anayasamızın 4 üncü maddesinin yukarıya aldığımız hükmü touna imkân -vermez. Anayasamızın 31 inci maddesinde yer alan hak arama hürriyetinde bu olayda uygulayarak içtihada gitmek •mümkün değildir zira hak arama hürriyeti -bu hakkı arayacak merci bulundukça vardır. Nitekim '1488 sayılı Kanundan sonra hâkimlerin ve savcıların özlük işleri yönünden haklarında verilecek kararlar yönünden hak arayacakları bir merci bulunmamaktadır.

Yüksek Hâkimler ve 'Savcılar Kurullarının yeni kuruluşlarını saptayan hükümler getiren değişik 45 sayılı Kanuna -geçici maddeler eklenmemiş olmasını Danıştay yetkisinin devamına karine sayılması da tecviz edilemez. Danıştay yetkisinin mevcudiyeti halinde Kanun Koyucu eski dosyalar i-çin hüküm getirebilirdi. Yetki -bütün şumulü ile tüm olaraJk kalktığına göre eski dosyalar için kanunla geçici hüküm getirilmesini düşünmek hukukun kaibul edeceği (bir görüş olamaz.

Yukarıdanberi açıklamağa çalıştığımız görüş özet olarak şudur;

1 — Danıştay yargı yetkisini Anayasa'nm 4 üncü -maddesine göre Anayasadan alacaktır.

2 — Anayasanın değişik 137 ve 14,4 üncü maddeleri Yüksek Savcılar ve Hâkimler Kurulu kararları hakkında Danıştay'ın yargı denetimi yetkisini ref etmiştir.

3 — Danıştay yargı organı olarak 8 inci madde gereğince 'bu Anayasa hükmüne uymak zorundadır.

4 _ Değişik 137 ve 144, üncü maddelerin kesin hükmü karşısında Danıştay'ın yetkilerini belirten 140 mcı ve genel yargı denetimine ait 114 üncü maddesini esas almak suretiyle Danıştay yetkisinin geçici de olsa devamını kaJbul etmek mümkün değildir., 5 <— Vatandaşın hak arama hürriyetini tespit eden 31 inci madde hükmü hak aranacak merciin -bulunması takdirinde geçerlidir. Anayasa Koyucunun ortadan kaldırdığı bir mercii kazai kararla ihdas etmeye çalışmak Anayasa'nm dışına çıkmaktır.

6 — Anayasal yetkiler açık anayasa metinleri ile getirilir. Anayasada kıyas, Anayasa'da istidlal, Anayasa'da yorum, Anayasa'da kazai içtihad yoktur. Anayasa sadece metni ile ve ruhu ile uygulanır. Anayasa'da 'boşluk düşünülemez ve -varsa bu boşluk yine bir Anayasa metni ile dolar.

7 — Anayasanın ref ettiği bir yetki geçmiş olaylar 'hakkında geçici olarak uygulanmak istenildiği takdirde bir geçicıi madde ile bu geçici yetki Anayasa hükmü olarak yürürlüğe -konulur. Nitekim eski organ, kurum ve kurulların durumu 334 sayılı Anayasaya geçici 8 inci madde konulmak suretiyle düzenlenmiştir.

8 — Yüksek Savcılar ve Hâkimler Kurulunu teşkil eden ve 45 sayılı Kanunu değiştiren kanuna geçici madde Kanun Koyucu tarafından bilerek konulmamıştır. Yetkisi Anayasa ile ref edilen Danştay'ın halen elinde bulunan dosyalar hakkında ne yapacağını düşünmeye v® bu dava dosyalarının çözümü için hüküm getirmeye hem lüzum hem hükuki imkân yoktur.

Bütün bu nedenlerle raportör görüşitoü b®nims»y»a ş«kilîİ8 kararına karşıyız.

GEREKÇEDE AZLIK OYU :

X — Anayasa'nm 22 Eylül :1971 tarihinde yayınlanan 1488 sayılı Kanunla değişik 144 üncü maddesi Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarının kesin olduğunu Ibu kararlar aleyhine başka Ibir mercie 'başvurulamayacağını hüküm altma almıştır. Bu nedenle 1488 sayılı Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 22 Eylül 197ıl tarihinden önce Yüksek Hâkimler Kurulu tarafından verilen kararlara karşı açılan davalara Danıştay'- ca bakılacağı bu tarihden sonra verüen kararlara ise Danıştay'ın yargı denetimi yetkisi kaldırılmış bulunduğundan baküamayacağı görüşüyle içtihadın Ibu yolda birleştirilmesi gerekeceği oyundayız.

E. No. : 1971/18

ÖZET : Asker -kişilerle ilgili davalara 1488

K. No. : 1972/23 sayılı Anayasa Değişikliğinin yürürlüğe girdiği günden sonra Danıştay'ca bakılıp bakılamayacağı konusunda içtihadın birleştirilmesine yer bulunmadığı hakkında.

Danıştay 10. Dairesinin 29/9/1971 gün, E. 1971/2246, K. 1971/2134 sayılı ve 22/12/1971 gün, E. 1970/1457, K. 1971/3219 sayılı kararları arasında görülen aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi Danıştay Birinci Başkanlığınca istenmesi üzerine konu Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulu tarafından incelendi.

İLGİLİ

KARARLAR

:

A)

Danıştay

10.

Dairesinin

89/9/1971 gün, E. 1971/221(6, K. 1971/2134 sayılı karan :

Bu karar, davacının Hava Harp Akademisi sınavına girmesine olanak tanımayan davalı idare kararının mevzuata uygunluğu nedeniyle davanın reddine dair olup, oy çokluğu ile verilmiştir.

B)

Danıştay

10.

Dairesinin

22/18/1971 gün, E. 1970/1457, K. 1971/3219 sayılı kararı:

Bu davada da davacı asker kiş İ1000 sayılı kanundan yararlanmasını engelleyen işlemin iptalini istemiş olup, -10. Daire Anayasanın 140 ıncı maddesine 1488 sayılı Anayasa Değişikliği ile eklenen son fıkrada, asker kişilerle ilgili idarî eylem ve işlemlerin yargı denetiminin Askeri Yüksek idare Mahkemesince yapılacağı hüküm altına alınmış bulunduğuna göre, Anayasa Değişikliğinin yürürlük günü olan 22/9/1971 den sonra bu davalara bakmak Danıştay'ın görevi dıgmda kaldığı gerekçesi ile ve oy çokluğu ile davayı görevden reddetmiştir.

İ N C E L E M E :

Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulu, yukarda özetlenen iki karar arasında 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesindeki anlamda bir aykırılık bulunduğuna oybirliği ile karar vermişse de, 20/7/1972 gün ve 14251 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4/4/1972 gün, 1602 sayılı Askerî Yüksek idare Mahkemesi Kanununun geçici 4 ncü maddesinde, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin olan idarî eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıklara dair derdest davaların, hangi durumda bulunurlarsa bulunsunlar, Askerî Yüksek İdare Mahkemesine tevdii öngörülmekte olduğundan, bu açık kanun hükmü karşısında, asker kişilerle ilgili davalara 20/7/1972 gününden sonra Danıştay'da bakılması olanağının kesinlikle ortadan kalktığı sonucuna varmıştır.

SONUÇ :

Yukarda açıklanan hukukî durum karşısında, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin olan idarî eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıklar sebelbiyle açılan davalarda ¡Danıştay'ın görevli olup olmadığı konusunun, içtihadın birleştirilmesi yoluyla karara bağlanmasına yer bulunmadığına 2/12/1972 gününde oybirliğiyle karar verildi.

• •»

Y Ö N E T M E L I K L E R

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından :

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Tedavi Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı Eğitim Hastaneleri, Devlet Hastaneleri, Özel Dal Hastaneleri, Sağlık Merkezleri Tabip, Yardımcı Tıp Personeli, Teknik Personel, Hizmetliler ve Yatak kadro Tevzii Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına Dair Yönetmelik Maıdde 1 — Sağlık ve -Sosyal Yardım Bakanlığı Tedavi Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı Eğitim Hastaneleri, Devlet Hastaneleri, özel Dal Hastaneleri, Sağlık Merkezleri, Tabip, Yardımcı Tıp Personeli, Teknik personel, Hizmetliler ve yatak kadro tevzii Yönetmeliğinde 300 yataklı Ankara Onkoloji Hastanesi, 300 yataklı istanbul Beyoğlu İlk Yardım Hastanesi bazı servis yatak ve personel dağılım kadrosunda' aşağıdalki şekilde ilâve ve değişiklikler yapılmıştır.

300 Yataklı Ankara Onkoloji Hastanesi ilâve personel dağîlmı kadrosu :

Klinik

Servis ve Görevliler Hemşire Anestezi ve Reanimasyon Servisi 9*t Ş«f Muavini Başasistan Asistan Hariciye Servisi Mütehassıs Röntgen Tedavi Lab.

Şef

Ş ef M uavini Başasistan Asistan Patoloji Laboratuvarı Şef Şef Muavini Başasistan Asistan Mesleği Hemşire Mütehassıs Tabip Mütehassıs Mütehassıs » Tabip Mütehassıs » Tabip Adedi 10 Düşünceler 1 2 2 e ı 2 2 Klinik Servis ve Görevliler M e s l e ğ i A d e d i Düşünceler İdare Müdürlüğü Md. Yardımcısı Tıbbî Sekreter İdare Memurluğu Depo Memuru Arşiv Memuru Hastakabul Memuru Kaloriferci Aşçıbaşı Aşçı Hastabakıcı Döner Sermaye Veznedar Memur Sağlık İd.

•» İdare » Hizmetli Aşçı » Hizmetli 1 3 1 a 11 1 1 £L 20 300 yataklı Beyoğlu ilk yardım hastanesi servis yata/k ve ilâ/ve personel dağılımı kadrosu:

Anestezi ve Reanimasyon Servisi (20 Yataklı) Şef Şef Muavini Asistan Nöroşirurji Servisi (10 Yataklı) Şef Şef Muavini Mütehassıs Tabip Mütehassıs » » Asistan Tabip Göğüs Cer.

Ser.

(15 Yataklı) Şef Mütehassıs Şef Muavini » Başasistan » Asistan Tabip Hemşire Hemşire Hemşire Yardımcısı » Hasta. Hademe Hizmetli I -II İç Hast.

Servisi ( 3 0 X 2 = 6 0 yataklı) I - II Genel Şirürji Servisi (30 X 2 = 60 yataklı) 1 1 1 3 1 1 1 2 1 1 1 2 7 6 26

Benzer kararlar

Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.