Anayasa Mahkemesi (norm denetimi), E. 2014/152, K. 2014/148, T. 02.10.2014
Sonuç: Ret
Künye
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Karar türü
- Norm denetimi
- Esas numarası
- 2014/152
- Karar numarası
- 2014/148
- Karar tarihi
- 02.10.2014
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Konu
31.5.2006 günlü, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'nın 5. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
Mahkemenin kendi cümlesidir; karar metninden aynen alınmıştır.
İlgili kanun maddeleri
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- m. 93
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- m. 5
- m. 10
- m. 152
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
- m. 40
Resmî metin (yeni sekmede açılır) Bu kanuna atıf yapan kararlar
Maddeler karar metninden kurallarla okunmuş ve mevzuat dizinine bağlanmıştır; madde metni resmî kaynaktadır.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Esas Sayısı : 2014/152 Karar Sayısı : 2014/148 Karar Günü : 2.10.2014 R.G. Tarih-Sayı : Tebliğ edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :SöğütAsliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
İTİRAZIN KONUSU :31.5.2006 günlü, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'nın 5. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
İş kazasından dolayı hayatını kaybeden sigortalının, hak sahibi yakınlarına Sosyal Güvenlik Kurumunca (Kurum) bağlanan gelir ve yapılan yardımlar nedeniyle ortaya çıkan Kurum zararı için davalılar aleyhine açılan rücuan tazminat davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 93. maddesi şöyledir:
"Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı MADDE 93-(Değişik birinci fıkra:17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları;
mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer."
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırıgörmesi hâlindeveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir.
Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir.
Başvuran Mahkemede görülmekte olan dava, 23.4.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında hayatını kaybeden sigortalının hak sahibi yakınlarına bağlanan gelirin ve yapılan yardımların, iş kazasında sorumluluğu bulunanlardan tazmini istemiyle Kurum tarafından açılan rücu davasıdır.
İş kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda, rücu davalarıyla ilgili herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir.
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 93.
maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında ise 5510 sayılı Kanun'a dayanılarak açılacak rücu ve tazminat davalarının on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, zamanaşımı süresinin de; rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, Kurum tarafından iş kazasında sorumluluğu bulunanlara karşı açılacak rücu davalarında, iş kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Başvuran Mahkemedeki görülmekte olan davada, iş kazasının 23.4.2006 tarihinde meydana geldiği göz önünde bulundurulduğunda, Kurum tarafından iş kazasında sorumluluğu bulunanlara karşı açılacak rücu davasının iş kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Kanun'a göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'a dayanılarak açılacak rücu ve tazminat davalarında zamanaşımı süresini düzenleyen itiraz konusu kural, bakılmakta olan davada uygulanacak kural değildir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz başvurusunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
31.5.2006 günlü, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesinin üçüncü fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 2.10.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Benzer kararlar
- Anayasa Mahkemesi E. 2013/131 K. 2013/145 (11.12.2013)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık...
- Anayasa Mahkemesi E. 2009/19 K. 2011/4 (06.01.2011)
- Anayasa Mahkemesi E. 2008/20 K. 2008/87 (27.03.2008)506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 121...
- Anayasa Mahkemesi E. 2014/151 K. 2014/147 (02.10.2014)5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı...
- Anayasa Mahkemesi E. 2019/29 K. 2019/10 (14.03.2019)4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na...
- Anayasa Mahkemesi E. 2008/21 K. 2008/88 (27.03.2008)506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 121...
- Anayasa Mahkemesi E. 2022/80 K. 2022/78 (21.06.2022)375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu...
- Anayasa Mahkemesi E. 2016/201 K. 2016/194 (28.12.2016)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11...
- Anayasa Mahkemesi E. 2017/150 K. 2017/162 (29.11.2017)6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden...
- Anayasa Mahkemesi E. 2018/5 K. 2018/2 (18.01.2018)375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 11...
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.