Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E. 1965/91, K. 1966/5, T. 24.06.1966
Sonuç: İçtihat birleştirildi
Künye
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire ya da kurul
- İçtihatları Birleştirme Kurulu
- Esas numarası
- 1965/91
- Karar numarası
- 1966/5
- Karar tarihi
- 24.06.1966
Sonuç, kararın hüküm bölümünden kuralla okunmuştur; bağlayıcı olan karar metnidir.
Kararın tam metni
Kişisel veriler kurallarla çıkarılmıştır; köşeli ayraç içindeki işaretler çıkarılan bilginin yerini gösterir.
Madde ödeneğin çeşidi Düşülen Eklenen 34.000 22.641 Saraylarda yeniden tesis olunarak elektrik ve telefon tesisleri gider leri (A/3) Maliye Bakanlığı Malî transferler Bölüm toplamı Katma bütçeli idarelere Hazme yardımı 34.112 Ankara Üniversitesine 80 000 800 000 800 000 ( A / l ) , (A/2-) ve (A/3) toplamı 1 967 966 1 967 966 Bölüm Madde 12]
Ödeneğin çeşidi Eklenen ( A / l ) Cumhuriyet Senatosu 12.000 Personel giderleri bölüm toplamı 12.853 Yurt dışı geçici görev yolluğu Millet Meclisi 12.000 Personel giderleri bölüm toplamı 12.853 Yurt dışı geçici görev yolluğu [3]
( A / l ) Cumhuriyet Senatosu 12.000 Personel giderleri bölüm toplamı Tören ve ziyaret yollukları 50 000 50 000 50 000 50 000 Toplam 100 000 200 000 Bölüm Madde ödeneğin çeşidi 35.000 12 941 Cumhuriyet Senatosunun diğer memleketlere yapacağı ziyaret, tören ve dostluk temasla rına katılacakların yollukları (A/3) Millet Meclisi Sosyal transferler bölüm toplamı Ödül, ikramiye, mükâfat ve yardımlar 35.613 Hizmetlilere verilecek tayın bedeli Toplam Eklenen 200 000 300 000 300 000 500 000 Ankara Üniversitesi 1966 yılı Bütçe Kanununa bağlı cetvellerde değişiklik yapılması hakkında Kanun Kanun No :
19/7/1966 Madde 1 — Ankara Üniversitesi 1966 yılı Bütçe Kanununa bağlı ( A / l ) işaretli cetvelin (Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi) kısmının 12.000 nci (Personel giderleri) bölümünde (707 sayılı Kanun gereğince verilecek fazla çalışma ücreti) adı ile yeniden açılan 12.410 uncu mad deye (800 000) lira olağanüstü ödenek konulmuştur.
Madde 2 — A n k a r a Üniversitesi 1966 yılı Bütçe Kanununa bağlı (B) işaretli cetvelin 72 000 nci (Özel gelirler) bölümünün 72.100 üncü (Hazine yardımı) maddesine (800 000) lira eklenmiştir.
Madde 3 — B u kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 4 — B u kanunu Maliye ve Millî Eğitim Bakanları yürütür.
22/7/1966 Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararları
ÖZETİ : Transferin yapılması sırasında ya bancı parasının devalüasyonu neticesi tahassül eden kur farklarının ithalâtçı tüccara iadesinin E . No : 1965/118 gerekmiyeceği hakkında Danıştay içtihadı B i r - K . No : 1966/ 4 leştirme Kararı.
ithalâtçı tüccar tarafından hariçten getirilecek mallarla ilgili olup, transferi yapılmak üzere T. C. Merkez Bankasına önceden yatırılan pa ralardan, transfer anında yabancı para değerinin düşürülmesi sonucu, tahassül eden kur farklarının ithalâtçı tüccara iadesi gerekip gerekme diğine dair, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 30/6/1964 gün ve 1964 - 5671 sayılı kararla 21/10/1964 gün ve 1964 - 7271 sayılı ve yine 13/10/1964 gıin ve 1964 - 7056 sayılı kararlar arasında mübayenet görüldüğünden bahisle, 521 sayılı Danıştay Kanununun 45 inci maddesine göre bu miibayenetin içtihadın birleştirilmesi yoluyla giderilmesi Danıştay Başkan lığınca istenildiğinden, bu husustaki Başkanun Sözcülüğünün düşüncesi ve ilgili daireler kararları incelendi :
ithalâtçı tüccar tarafından hariçten getirilen mal bedellerinin transferi yapacak olan T. C. Merkez Bankasına yatırılması dış ticaret rejimi icabı olup, ilgili tüccarların rejim esaslarına uygun olarak bu paraları adı geçen Bankaya yatırmaları ile borçtan kurtulacakları ve yerlerine Hazinenin kaim olacağı, 9 Eylül 1961 tarihinde yürürlüğe gi ren 362 sayılı Kanunla kabul edilerek onaylanan Paris Anlaşması ve 22 Ağustos 1960 tarihinde yürürlüğe giren 65 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin tetkikinden anlaşılmaktadır. Keza devalüasyon neticesinde meydana çıkan farkın yatırana geri verilmiyeceğine dair mevzuatta bir hüküm bulunmaması da, söz konusu paranın ithalâtçıya verilmesini ge rektirmez. Nitekim, Danıştay Onikinci Dairesince müttehaz 9/3/1966 gün ve 1966-886 sayılı kararda da bu esaslara dayanılarak kur fark larının Hazineden talep edilmesinin hukuken terviç edilemiyeceği belir tilmiş bulunmaktadır. Esasen aksine bir düşünce ve uygulama, yabancı para değerinin yükseltilmesi halinde aleyhe tahassül eden kur farkla rının da bu konuda hiçbir kusur ve dahli bulunmayan ithalâtçı tüccar dan istenmesi gibi hukuki ve ticari bakımdan mahzurları aşikâr menfi neticeleri kabul demek olacaktır.
Yukarda sayılan sebeplere binaen içtihadın «Davacı tarafından vâdesinde yatırılan paranın ithal edilen malın bedeli olduğu ve depo zito ile ilgili olmadığı anlaşıldığından 11/5/1959 tarihinde Paris'te i m zalanmış Türkiye'de M u k i m Şahısların Ticari Borçlanna Mütaallik A n laşmanın 5 inci maddesinin (Türk parasından gayri para ile ifade edil miş bir borç mevzuubahis olduğu takdirde, tediye baliğinin tediyenin yapıldığı tarihte mer'ı Türk mevzuatına tevfikan tatbik edilen kur üze rinden hesaplanması şarttır) hükmü ve 65 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri gereğince döviz borçlarının yeni fiyatlara göre değerlendiril mesinden doğacak zararlarının Hazinece deruhte edileceğine dair hü kümleri karşısında, ( F F ) nın devalüe edilmesinden doğan kur farkının Maliye Bakanlığı hesabına geçirilmesinde mevzuata aykırılık bulun madığından dâvanın reddi» ni natık Sekizinci Dairenin 30/6/1964 gün ve 1964 - 5671 sayılı kararı dairesinde birleştirilmesine 24/6/1966 günün de oybirliğiyle karar verildi.
ÖZETİ : Otomatik oyun makinalarının kumar
E. No : 1965/91 aleti oldukları hakkında Danıştay içtihadı B i r -
K. No : 1966/ 5 leştirme Kararı.
içişleri Bakanlığının; 4 Mart 1965 gün 21383 sayılı yazısı ile, yur dun bir çok yerlerinde kahvehanelerde ve oyun salonlarında bulunan otomatik rulet makinalarının kumar aleti olup olmadıkları konusunda;
Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/12/1963 gün, 1963/7586-10408 sayılı karariyle aynı Dairenin 24/11/1964 gün, 1964/2216-8122 sayılı ve aynı tarih 1964/2224 - 8121 sayılı kararları arasında aykırılık olduğundan ba hisle içtihadı birleştirme yoluyla bu aykırılığın çözümlenmesi için D a -
nıştay Birinci Başkanlığına başvurması, Birinci Başkanlıkça da 521 sa yılı Danıştay Kanununun 46 nci maddesine göre işin İçtihatları Birleş tirme Kuruluna sevkedilmesi üzerine; Başkamın Sözcüsünün düşüncesi, raportör üyenin raporu ve konu ile ilgili mevzuat, İçtihatları Birleştir me Kurulunca incelenerek gereği görüşüldü :
1 — Sekizinci Dairenin 10/12/1963 gün ve esas 1963/7586, karar 1963/10408 sayılı kararında :
«Dâvâlı idarece yapılan inceleme neticesinde, otomatik rulet makınalarının kullanılmasının hiçbir maharet, mümarese ve teknik bil giyi icabettirecek mahiyette olmadığı; aletle oynanan oyundan hasıl olan kâr ve zararın baht ve talihe terkedilmiş olduğu, kahvehane ve eğlence yerlerinde kullanılmakta olan bu aletlerle daha ziyade tahsil çağındaki gençlerin oyun oynadıkları; oyunda bir tarafın alet sahibi, diğer tara fın aletle oynayan olması itibariyle daima çift taraflı kazanç ve kayıp söz konusu olduğu; mahiyeti bakımından oyunun Türk Ceza Kanununun 569 uncu maddesinde yazılı kumar tarifinin kapsamına girdiği tesbit olunarak adı geçen oyun aletinin kullanılmasının men'ine karar verildiği incelenen dâva dosyasından anlaşılmaktadır.
İstanbul Dördüncü Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşen 26/4/1962 tarih ve 254 sayılı Kararı ile de söz konusu aletlerin kumar aleti nite liğini taşıdığı hükme bağlandığına göre, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun vermiş olduğu yetkiye dayanı larak alınan dâva konusu kararda mevzuata aykırılık bulunmadığından dâvanın reddine» denilmek;
2 — Sekizinci Dairece aynı oyun makinaları konusunda verilen 24/11/1964 gün, esas 1964/2216, karar 1964/8122 ve aynı tarih esas 1964/2224, karar 1964/8121 sayılı kararlarda da :
«İdarenin, 2559 sayılı Yasanın sekizinci maddesine göre kapatıla cak (Bu olayda oynatılması menedilecek aletleri) yerleri, suç unsuru mevcutsa adlî yargı yerine vermeğe aksi takdirde üç ay müddetle k a patma yetkisi vardır.
Dâva konusu olayda, suç aleti olarak oynatılması menedilen alet lerin kumar aleti olmadığı bilirkişi raporlarından ve davacının A n k a r a Dördüncü Sulh Ceza Mahkemesinden aldığı kesinleşmiş beraat kararı nın incelenmesinden anlaşımıştır.
B u sebeple, iptali istenen dâva konusu İçişleri Bakanlığı kararının mesnedi ortadan kalktığı gibi, yerine getirilme yeteneği de kalmadığın dan iptaline karar verilmek suretiyle oyun makinalarının kumar aleti olup olmadıkları hususunda i k i aykırı hüküm tesis edilmiş bulunmak tadır.
Türk Ceza Kanununun 569 uncu maddesine göre, bu Kanunun uy gulanmasında kumar, kazanç kasdiyle icra kılınıp kâr ve zarar baht ve talihe bağlı bulunan oyunlardır.
Otomatik oyun makinaları hakkında mevzuatımızda ayrıca bir hükme yer verilmediğine göre, bu aletlerin niteliğinin Türk Ceza Kanunu hükümleri dairesinde tâyini zaruridir.
Oyun makinaları için düzenlenen bir kısım bilirkişi raporlarında, bu oyunlarda kazanç kastı güdülmediği; oyunun sonucunun şans kadar şahsi kabiliyet ve maharete de bağlı olduğu belirtilmekte ise de; makinaya atılan para, bir oyunun devam süresi, oynayanın elde edebileceği azamî kazanç ve makina sahibi için günlük hasıla gözönünde tutulunca tarafların kazanç kastı gütmedikleri söylenemiyeceği gibi; karşı görüş olarak, otomatik rulet makinalarının her çeşidinde, oyun oynayan şahıs ların mümarese maharet ve teknik bilgilerinin oyunun sonucu üzerinde hiç bir etkisi olmadığı ve aynı şekilde vâki harici müdahalelerin farklı sonuçlar verdiği; böylece kazanç veya kaynın tamamen baht ve talihe bağlı olduğunun makinalar üzerinde yapılan uygulamalarda anlaşıldığı nı açıklayan bilirkişi raporları da mevcuttur.
Diğer taraftan ceza mahkemelerinin, bu oyun makinalarını çalıştı ranlar hakkında Türk Ceza Kanununun 567* ve mütaakip maddelerine göre kumar oynatmaktan hükümlülüğe ve aletlerin de zor alımına dair verdikleri mütaaddit kararın Yargıtay'ca onandığı anlaşılmakta; bu arada Danıştay Sekizinci Dairesinin 1964/2216 ve 1964/2224 esas sayılı kararlarında bahse konu ettiği, A n k a r a Dördüncü Sulh Ceza Mahkeme sinin, bu makinaların kumar aleti olmadığına ve sahiplerinin kumar oynatmaktan beraatlarına dair kararları için de Adalet Bakanlığının ya zılı emirle bozma talebi üzerine Yargıtay İkinci Ceza Dairesi, 12/5/1966 gün 200/2706 sayılı ve aynı gün 272/2707 sayılı ilâmlarında : «Her ne kadar gerektiği anda düğmelerine basarak müdahale edilmek suretiyle suç aleti royal rulet makinalarında neticeyi değiştirebilmek imkânının da bulunduğundan söz edilerek, mümarese ve maharetin oyunda âmil olduğu cihetle kâr ve zararın baht ve talihle ilgili bulunmayacağından bu makinaların kumar aleti sayılamıyacaklarına bazı bilirkişi mütalâa larında yer verilmişse de; dosya mündeceratmdan ve bu konuda zıt görüş taşıyan diğer bilirkişi düşüncelerinin de genel olarak incelenmesinden, Sahile* 3 bahsedilen müdahalenin sadece mümarese ve maharete mütevakkıf olrmyarak, çok kimselerin sahip olamıyacağı derecede üstün refleks ve hareket kabiliyetlerinin vücudunu gerektirdiği anlaşılması itibariyle bu hal Turk Ceza Kanununun 569 uncu maddesinin kastettiği mânada oyu nu baht ve talihten tecrit edecek bir mahiyet göstermediğinden maki naların kumar aleti olarak kabulü gerekmekte» olduğu gerekçesi ile, makinalar hakkındaki mahalli mahkeme görüşüne katılmadığını açıkça ifade etmiş bulunmaktadır.
SONUÇ : Bilirkişi raporları ile Danıştay ve Yargıtay kararlarının bir arada mütalâası sonunda, otomatik oyun makinalarmm oynatılma sında kazanç kastı bulunduğu; oynayanların mümarese, maharet veya teknik bilgilerinin sonuç üzerinde rolü olmayıp, kâr ve zararın baht ve talihe bağlı kaldığı ve oyunun Türk Ceza Kanununun 569 uncu madde sinde yazılı kumar tarifinin kapsamına girdiği; bu itibarla 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu hü kümleri dairesinde İçişleri Bakanlığınca ve idare amirlerince kumar aleti olarak bu makinalar hakkında alman karar ve yapılan işlemlerde kanuna uymayan bir cihet bulunmadığı snucuna varıldığından, İçtihadm D a nıştay Sekizinci Dairesinin 10/12/1963 gün esas 1963/7586, karar 1963/- 10408 sayılı kararı dairesinde birleştirilmesine 24/6/1966 gününde oy birliği ile karar verildi.
Açmış oldukları dâvalar sonunda emeklilik işlemleri iptal edilmiş olan personelin emekli statüsünde geçirmiş oldukları sürelerin
E. N o : 1965/21 kıdemlerinde sayılacağı hakkında Danıştay Iç- K N o : 1966/ 7 tıhadı Birleştirme Kararı Millî Savunma Bakanlığının, 26 E k i m 1964 tarih ve H u k u k Müşa virliği 441-5/E.64 sayılı yazısiyle; çeşitli sebeplerle emekliye çıkarılıp açmış oldukları idari dâvalar sonunda emeklilik işlemleri iptal edilen personelden yeniden göreve tâyin olunanların emekliye çıkarılmak su retiyle memuriyetle ilgilerinin kesildiği tarihle iptal kararı üzerine gö reve başladıkları tarih arasında emekli statüsünde geçirdikleri sürenin memur statüsünde, bilfiil vazifede geçmiş gibi kıdemlerine eklenmesi talebiyle açmış oldukları dâvalar sonunda Danıştay'ın, Beşinci Daire since verilen 8/6/1961 gün, E : 1960-380 K : 1961 - 1668 sayılı ve 16/3/1964 gün, E : 1962 - 5398 K : 1964 - 1193 sayılı kararlarla Sekizinci Dairesince verilen 10/11/1961 gün, E : 1960 - 8352 K : 1961 - 3703 sayılı kararı ara sında aykırılık olduğundan bahsile içtihadı birleştirme yolu ile bu aykı rılığın çözümlenmesi için Danıştay Birinci Başkanlığına başvurulması ve Birinci Başkanlıkça da 521 sayılı Danıştay Kanununun 46 nci madde sine göre işin içtihatları Birleştirme Kuruluna sevkedilmesi üzerine, bahis konusu kararlar, Başkanunsözcüsünün düşüncesi, Raportör Üyenin raporu ve konu ile ilgili mevzuat İçtihatları Birleştirme Kurulunca ince lendi ve gereği görüşüldü :
1 — Beşinci Dairenin 8/6/1961 gün ve E : 1960 - 380, K : 1961 - 1668 sayılı kararında; «dâva dosyası ile celp ve tetkik edilen davacıya ait sicil dosyası münderecatına nazaran 30/8/1957 tarihinde ehliyeti kabul edilerek binbaşılığa terfi ettirilmiş olan adıgeçenin, bir yıllık sicil ver me süresi sonunda tanzim edilen 2/9/1958 tarihli 1958 yılı sicilinde «Bnb ta birlik K . yapar; Yb. lıkta Tb. K . ve A l . K . M . yapar» şeklinde müsbet sicil almasına göre, mezkûr tarihe kadar yetersizliği düşünülemiyeceğine ve bu tarihten sonrada 3/11/1958 tarihinden 24/1/1959 ta rihine kadar Çankırı Piyade Okulunda açılan 25 inci dönem tekamül kur suna iştirakle pekiyi derece ile mezun olduğu dosya meyanında mevcut 24/1/1959 tarihli ve bilâ sayılı yazıdan ve 1959 malî yılında da bağlı bulunduğu 8 inci Piyade Tümen Kumandanlığı tarafından, 5411 sayılı Ordu ikramiye Kanunu ve bununla ilgili nizamname hükümlerine göre eğitim ve ordu mallarına bakım hususunda ikramiye verilen subaylar arasında seçilmiş olduğu yine dosya meyanında mevcut 16/2/1960 tarih ve Op. 1891-1-60 sayılı yazıdan anlaşılmasına ve dâvâlı idare tarafın dan ileri sürülen, davacının muhtelif tarihlerde almış bulunduğu oda hapsi cezalarının kendisinin yetersizliğine bir delil teşkil edemiyeceğine binaen ehliyeti hususunda yukarıda zikredilen müspet deliller muvace hesinde davacının yine yukarıda kesin hüküm neticeleri bildirilen 1958 yılı sicil kâğıdına, çok kısa bir zaman zarfında başka sicil âmirleri ta rafından bu sicilin tamamiyle aksi mahiyette menfi sonuçlu olarak tan zim edilen 15/6/1959 tarihli sicile istinaden «yetersizlik» sebebiyle Ordu Sicil Talimatnamesinin 33 üncü maddesi delaletiyle 5434 sayılı kanunun 39 uncu maddesinin «E» fıkrası gereğince emekliye sevk edilmesi sure tiyle tesis edilen muamelenin mevzuat ve hukuk kaidelerine aykırılığı sebebiyle iptaline ve davacının tekrar vazifeye alınması hususu bu iptal (Resmî Gazete)
Benzer kararlar
Benzerlik yalnız kurallarla hesaplanır: aynı daire, kurul ya da karar türü, ortak kanun maddesi atıfları ve ortak terimler. Yapay zekâ kullanılmaz.